Robotizma

5 Yıl Sonra

2 Eylül 2020

Yazı: 5 Yıl Sonra | Yazan: İlayda Duman

Herkesin hayatında istediği şeyler vardır. Sahip olduklarımızdan çok sahip olamadıklarımızın derdine düşeriz. Elimizdekileri geliştirmekle uğraşacağımız zamanı, olmayanları elde etmeye harcarız. Kimi zaman başarırız kimi zamansa tam bir vakit kaybı yaşadığımızı fark ederiz.

Elimdekilerin değerini anladığım gün itibariyle hayatımda bazı şeyler değişime uğradı.

Kariyer seçimimden, saç rengime kadar her şeyim değişti. En çok da hayallerim… Fakat olduğum kişi hiçbir zaman değişmedi. Sadece göstermekten korktuğum tarafım kaybedeceklerinin farkına vardığı günden beridir daha cesur. Hata yapmaktan korkmuyor. Bazı hataların geri dönüşü olmaz bu doğru fakat bazı hatalar vardır ki kim olduğumuza ve kim olacağımıza ışık tutar.

Bugün olduğum kişiden utanmıyorum. Zamanında veremediğim kilolarımdan çekinmiyorum, kazanamadığım o ultra yüksek puanlı üniversiteyi kazanamadığım için dizlerime vurmuyorum, babam engelli oldu diye dünyayı başıma yıkmıyorum. Yaşadığım her anın, zor da olsa güzel olan bir köşesine sıkı sıkı tutunuyorum.

Size Polyannacılık gibi geliyor olabilir ama bu benim için bir hayata tutunuş biçimi.

Rutubetli bir bodrum katında da yaşadım, bahçesi olan geniş iki katlı bir evde de; her seferinde mutfağından fare ve böcek çıkan giriş kat bir evde de yaşadım, her odası geniş ferah ve ikinci katta olan bir evde de yaşadım. Hepsinde de mutluydum çünkü ailem yanımdaydı, sağlıklıydım, kafamı sokacak bir evim ve karnımı doyurabilme imkanım vardı.

Hergün gezip eğlendiğim zamanlarım olduğu kadar her günü cehennem olan zamanlarım da oldu. Sevildiğim kadar sevilmediğim de… Kısacası hayatımdaki güzel ve kötü şeyleri hep aynı anda gördüm. Her iki durumdan birini yoğun yaşayan bir insanı bu yüzden çok iyi anlıyorum. İçin içini yerken yargılayan gözlerin gazabına uğrayıp uğramayacağının endişesiyle mutluluğunun da üzüntünün de boğazında düğümlenmesinin ne demek olduğunu bilirim.

İrademiz dışındaki olaylar için harcanan zamanı ve boşa gitmiş olan vaktin farkındalığını da bilirim. Bir yandan sahip olduklarını korumaya çalışırken sahip olmadığın şeyleri elde etmek için verilen mücadeleyi de bilirim.

Tam bir savaşçı…

Bundan yaklaşık 3 yıl önce üniversiteye hazırlanırken bir öğretmenim bizden 5 yıl sonra kendimizi nerede gördüğümüzü yazıya dökmemizi istemişti. Babamın hastalığıyla boğuştuğum dönem önümü pek göremiyordum fakat nerede olmayı istediğimi çok iyi biliyordum.

5 yıl sonra kendimi nerede görmek istiyorum biliyor musunuz? Lüks yatımda gün batımına karşı şarabımı yudumlarken görmek istiyorum kendimi, fakat o sırada yanımda sevdiklerim de olsun istiyorum. İnsanları hâlâ güldürebiliyor olmayı, acılarına merhem olmayı, sevgilerini hak etmeyi ve en önemlisi hâlâ içten, sahtelikten uzak bir şekilde gülebiliyor olmayı istiyorum.

5 yıl sonrasında çok değişeceğime eminim. Belki bir yatım olmayacak fakat çok değişeceğim. Zaten değişmemek beni korkutur. Sürekli olduğum yerde saymak, gelişmemek çok korkutucu. Düşüncelerimin doğru olduğunu düşünsem bile yarın öbür gün onları gözden geçirmeme sebep olacak bir olay yaşamazsam bu korkunç olurdu.

Hayatı en ücra köşesine kadar yaşamak istiyorum, düşünebileceğim her türlü düşünceye sahip olabilmek, onları tekrar tekrar süzgeçten geçirebilmek istiyorum. Yerimde saymak istemiyorum. Yaptıklarımdan ve yapmadıklarımdan pişman olmak istemiyorum.

Bugünümden pişman değilim. 5 yıl sonra ise nerede olacağımı bilmiyorum fakat nerede olmak istediğimi biliyorum. Merak ediyorum, peki ya sen 5 yıl sonra nerede olmak istiyorsun?

İlayda Duman

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan