Ay Işığı Yolcusu

Damladaki Deniz, Denizdeki Damla

1 Eylül 2020

Yazı: Damladaki Deniz, Denizdeki Damla | Yazan: Atakan Balcı

Bir damla ateş içinde eridim, deniz içre deniz oldum, eridim. Alevde bir damla oldum, eridim. Karbon çeliğiydim, Ülgen öğretti sanatı, ateşi. Ateş içre saflaştım, eridim. Damlayken denize erdim, sonsuz bir deniz oldum yaşamların içinde, evrenler içinde. Denizden ulaştım kendiliğime damla oldum yeniden, buğu oldum, buhar oldum yaşadım kezlerce kendimi nice başkalıklarla. Denizliğimi unutturmaya çalıştılar, denizliği bulanık bir kir birikintisine evirmek için nice çamur banyolarında ne taklalar attılar.

Çekirge sesi, para sesi

Şehrin gürültüsü içinde tek bir çekirgenin sesini duydu Kızılderili soydaşım, kardeşim, ateşle saflaşan o damla -defalarca- ama ancak dalga geçmeyi bildi o çevresindeki kendi varlığını yadsıyan gövdeler açıkça ve sinsice ara sıra. Tek bir bozuk para sesine bütün şehir ayaklandı sonrasında. Küçük, tek bir çekirgenin sesini duymayan şehir, bir tek bozuk para sesi ile ceplerini yokladı, gövdelerine iyice, sıkı sıkı bağlandı. Materyalizmi maddeye tapmak sanan, materyalistin manevi dünyası olmadığını sanan saçma sapan insanlardan oluşan bu çok bilmiş bilgisizler, milyonlarca, milyarlarca gövdeyle geldiler üstüne üstüne saf, ışıltılı damlanın. Deniz olmayı tamamen unutmuş olan bu bulanık kir birikintisinin damlaları, denize bulaştırma niyetindeler kirlerini. Maddeyi tanımadan manevi makama ulaşacağını ve hatta ulaştığını sanarak böbürlendi yığın. Yetmedi, kirini saçtı sonsuz denize. Yetmedi, saçtı da saçtı, saçtı da saçtı bulanık belleğini her yere.

Kirin feneri

Onlarla aynı koyda tutsak kaldım son yaşamımda. Milyarlarca küçük damladan oluşan bir bölümündeydik sonsuz denizin. Damladan sonsuz denize, sonsuzluktan damlaya, gerçeğe!… Öyle bir bulandık ki içinde bulunduğumuz var oluş noktasında, içinde bulunduğumuz o anki yaşamda, göremedik nice alev damlasını, sonsuzluğun sonlu parçasında. Türkiye’de, Somali’de, Senegal’de açlıktan ölen ya da ölmeyen insanları. Nice yığın denizin içindeki fenere bıraktı sözde küçücük ıslaklığını, umar olsun diye ama biliyordular ki o fener o alev damlalarına umar olmayacaktı. Kendilerini kandırmaya, koyu kire bulamaya araç ettiler sonsuzluğun ulu varlığını.

Yol göstericiler

Küçük damlacıklar vardı, damla olmaktan da sonsuz denize akmaktan da uzaktalardı, göremezlerdi ki. Yol göstericilerinin elleri kolları bağlanmış, avuçları demir eldivenlerle kaplanmış, dilleri elektrikli bir kontrol aygıtıyla donatılmış durumda iken ellerinden tutmaları istendi küçük damlacıkların. Yine de denedi nice yol gösterici. Denedi, hem de ne zorluklarla, ne acılar çekerek. Sonsuzluğu kirli bulanıklıklarıyla doldurmaya kalkanlar, doldurabileceklerini sananlar, ettiklerinin suçunu yol erlerine attılar. Yol erleri, erenleri, ışıklı duruşlarıyla, parıldayışla ayakta kaldılar her koşulda. Bulanık bir birikintinin kiri değil, sonsuz bir denizin damlası olmanın bilinciyle ışıldıyorlardı.

Umut

Nicesi yıllarını hep aynı noktada harcıyor, dört yanı çevrili. Ay ışığını en iyi yakalayabileceklerini düşündükleri noktaları kapmış bırakmıyor bazıları, bulanık bellekleriyle. Yeni bir fırsat bekliyor ışığın bekçileri. Boşuna mı yoksa umut var mı? Kim bilir!

Saflığım

Sonsuz deniz sığ bulanıklıkların kirleriyle bulanır mı? Acı çekiyor alev içre damlalar saflıklarını koruyarak o kir içinde. Sonsuz bir denizde bir damlayım, alevle saf kalan. Bulanık kir damlacıkları görüşümü engellese de bazen, saflığıma dokunamadı asla.

Sevi ve ışık ile!…

Atakan Balcı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Burak Süalp 1 Eylül 2020 at 22:47

    Sonsuz deniz tabi ki sığ bulanıklıkların kirleriyle bulanır, çünkü kir bulaşır. Nereye kadar? Kirlenmeyi reddeden alev içre damlalara kadar. Hep mi kirlenir deniz, tamamen mi kirlenir? Diyalektiğe aykırı, yoksa zaten yazamazdık bu yazıları. Kalemine sağlık dostum!

  • Cevapla Atakan Balcı 2 Eylül 2020 at 17:52

    Saflık var olmayı sürdürecektir. Kirin gösterişli cesareti, bilgisizlerin bilmişliği bazen tek başına duyumsatsa da damlacıklara, asla yalnız değil hiç biri.

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan