Üçüncü Göz

Eylül

7 Eylül 2020

Yazı: Eylül | Yazan: İlayda Oylum Güleryüz

Eylül.
Yeniden sevebilmenin adı.
Düşündüklerinde tekrara düşmeden yenilikleri eklemenin tadı.
Sevdikçe öğrenmeye başlamanın yanı.
Sensin.

Yazarlardan alıntıların bir tanesinde şu cümleyi içinde gezdiren bir şeyler yazıyordu:

Eylül biraz da hüzündür çünkü içine kış damlamış bir içecek gibidir. İçinde onun renklerini de barındırır.

Nasıl da doğru değil mi? Yıllar önce İngiltere’de geziye gittiğimde Hyde Park’ta yapraklarla oynamaya gelen çocukları görmüştüm. Okul çıkışıydı, kıyafetleri “Anne With an E” dizisindeki Anne’nin kıyafetlerini anımsatıyordu (Film sahnesi gibi yani) Evet, evet! Ellerinde hemen oracıkta ne varsa onunla oynuyorlardı. Yerden varolan güç ile kucaklanan yapraklar, heyecanla yukarıya bakış, haykırış ve kıkırdamalar. Kahkahaları Kraliçe’nin camını tıkırdatan bir muzip çocuktan kaynak alıyordu.

Sizin eylülde kapınızı kim tıkırdatıyor?

Yine bir tasavvuf cümlesi kulağıma çalındığında şöyle diyordu;

“Kapı açılmaz değil, yeter ki o kapıda durmayı bil”.

Bazen nasıl da sabırsız ve hemen her şey olsun istiyoruz. Özellikle ben. O sabır tohumu aşurenin içinde hiç pişmemiş bir kuru fasulye sanki. Halbuki olur mu? Olmaz. Olmazsa küsüp köşeye oturan çocuk? Sizin hiç olmadı mı? Hayır, hayır bahsettiğim tam da içinizde bir salonun köşesinde oturan çocuktan bahsediyorum. Bir şeyi kırmış da suçlu gibi, kim gelse yanağından makas alsa dönüp bakmayacak gibi… Gibi gibi.

Mehmet Rauf amcası fısıldıyor tam da burada. Ve o küçücük çocuğun elinden usulca tutuyor. Bazı cümleler doping etkisindedir ve sizi yerinizden kaldırır ya; işte öyle bir şey.

“Sende bir şey var, öyle ki, hiç birinde rast gelmiyorum… Bu işte bütün endişelerim senin yanında yok oluyor. Ruhuma şifa, sükun geliyor! Dudaklarını gözlerime dokundurduğun zaman canımın koşa gelip ruhumda toplandığını, orada seninle buluşmaktan mutlu olarak kaldığını hissediyorum.”

Bizlere iyi gelen insanları bulduğumuzda, hissettiğimizde, anladığımızda oradan gitmeme hissimiz. Tam da bu mevsimde geldi tüm bu satırlar aklıma, kalbime ve kalemime. Yaprak olup bir bir düşerken, kıkırdamam, heyecanım ve sevgim yazılı kalsın istedim. Hoş geldin 9 numaralı yaprak.

İlayda Oylum Güleryüz

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Mehmet Gökcük 9 Eylül 2020 at 10:45

    Eylül.
    Yeniden sevebilmenin adı.

     
    Yazının girişi yetti bana… Öyle ki, kızım Eylül’ün gelişini tam da bu tanımın manaları ile kucaklayıp, adına kitap dahi yazmıştım onu beklerken…
     
    Eylül diğer on bir aydan daha derin ve sükut içinde güzellikler barındıran lirik vakit…
     
    Kaleminize, yüreğinize sağlık 👏👏

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan