Ay Işığı Yolcusu

Kara Ay’ın Eli

15 Eylül 2020

Yazı: Kara Ay’ın Eli | Yazan: Atakan Balcı

Törük, töreli, hukuk sahibi, töremiş; Kord, dağlı, güçlü; Zaza, dada, dadaş, ağabey… Karındaş, kardaş, kardeş!…

Tepeler

Kuzey Amerika Kızılderililerinin “tepek” dediği tepelerde büyüdüm. Çoruh Nehri’nin deli kıvrımları içimde aksa da, Bursa’nın aklı nerde, ruhu karmakarışık bir yerde topraklarında doğdu gövdem tel tel ayrılmadan önce. Türedim kendimce bir hukuğa ermeden önce kimselerden. Önce kimselerden gibi gelse de belki kimine, velhasıl ayırdına vardım ki kişilerden türedim bir nevi. Türk müydüm, Gürcü müydüm, Ermeni mi, Rus mu, hayvan mı, bitki mi, kimse mi, kişi mi?… Kan ağır mıdır? Tin yavan mıdır?

Tin

Tüm canlar gibi tinimle yaşıyorum etim kadar. Ağaçlar, böcekler, sular kadar canlıyım, tinliyim, tenliyim. Tüm canlar gibi tinimle yaşıyorum, çiçekler, kuşlar gibi. Bir zamanlar balıktı bu hayvan, tin yine tin. Şimdi kimselerden bir kimse isem, tin yine tin.

Hayvan ölür…

Eskilerden bilenler vardı. Ölen hayvandı ten üzre, öldüğünde. O zamanlarda da anlamayan anlamadı. Kimseler hayvan giyer. Kişiler tinlerine ulaşır, ten üzerlerinde olsa da tende değildir var oluşları. Tinimle yaşıyorum bitkiler, hayvanlarla birlikte; kimseler, kişilerle birlikte.

Tenler…

Her zaman bu tende değildim. Onlarca kimse vardı öncelerden de önce. Bir el uzandı, seçti, var etti çok sayıda adamı kimselerden kimse olacak biçimde. Töreli değillerdi, kardeş belki, dağlı ya da ovalı değillerdi, yerlilerden yerli, topraktan toprak, ağaçtan yaprak idiler. Toprağı kazdılar, derine indiler, daha derine, kayaların içine sıkışmış parıltılı, havaya ermiş yıldız rengi ağuya ulaşana kadar. Ağulu olduğu kadar umarlı, umarlı olduğu kadar cefalı bir parıltıya ulaştılar, kazdılar, kazdılar. Ben bir yaprak bitiydim, tin yine tin. Ben de kazdım kendimce ay ışığının bilgeliğine doğru, ulu bir ağacın bilgece ışıldayan bir yaprağının üzerinde.

Eceler Ecesi

Bir kadın var etti bilge bir el, dokunarak dişil eril birlikte yaşayanların içsel nehrine. Bir kadın var etti ulu bir el ve o kadına uzandı anlayamadığı bir ışıltı. Kadının karnı ışıldadı, ısındı, soğudu, serin ve ısıtan bir ışıltıya ulaşana kadar evrildi, ateşi elde etti kadın, bir oğlan doğurdu bilgeliğin ışıltısında. İlk kişiye ulaşan yolda, hiçbir şey kolay değildi asla, hiçbir zaman.

Sevi ve ışık ile!…

Atakan Balcı

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz