Satır Arası

Bilmek & Yapmak

2 Ekim 2020

Yazı: Bilmek & Yapmak | Yazan: Nalan Erpolat“Bilmek” yani bilgisi olmak, güzel bir şeydir. Herkesin bildiği bir şeyler vardır bu hayatta. Kimi daha çok şey bilir, kimi daha az. Kimileri de her şeyi bilir, bu insanların tek bilmediği pek de bir şey bilmedikleridir.

Her şeyi bildiğini zanneden insanlar her konu hakkında fikir beyan etmeyi, her konuda tecrübelerinin olduğunu söylemeyi, kendilerinin söz konusu konuda ne kadar donanımlı olduğunun altını çizmeyi çok severler.

Diğer insanlar da, bu insanlar hakkında çeşitli şekillerde düşünürler. Bazıları gerçekten her konuda bilgili olduklarını düşünürler, bazıları ise gerçekten bilgili olanların bu kadar çok konuşmayacağını geçirirler akıllarından.

Dunning-Kruger Sendromu

Cornell Üniversitesi’nin iki psikoloğu Justin Kruger ve David Dunning bu konu ile ilgili üniversite içinde sosyal bir deney yapıyorlar.

Öğrencilere sordukları soru:

“Sınav nasıl geçti?”

Sınavın %10’unu bile doğru yapamayan öğrencilerin cevabı “müthiş” oluyor.

Orta seviyede başarılı olanlar, “fena değil” cevabını verirlerken, %90 üzerinde başarı gösterenler en alçakgönüllü cevabı veriyorlar ve %70 civarında başarılı olabileceklerini söylüyorlar.

Bu cevaplardan sonra bu iki bilim insanı şöyle bir teori geliştiriyor:

“Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine güvenini arttırır.”

Yani,

Nitelikleri eksik olan insanlar bunun farkında değillerdir. Bu yüzden de eksik olan tüm niteliklerini abartarak anlatmayı çok severler. Ancak belli bir eğitimle donanımlı hale gelirlerse, aslında niteliksiz olduklarını ve daha öğrenmeleri gereken çok şey olduğunu farkederler.

Kariyer Adımları

Bu sendroma sahip kişiler, kariyer adımlarını inanılamayacak kadar hızlı çıkarlar. Yeterli olmadıkları halde, kendilerini yeterli hissetmeleri, onların kendilerine olan güvenini sürekli parlatır. Böylece yapabilecekleri, yapamayacakları her işe gönüllü olurlar. Bu girişkenlikleri de eksi olan niteliklerini artı görünümüne büründürür. Halk arasında “cahil cesareti” olarak ifade edilen cesaret, “kifayetsiz muhterisler” diye adlandırılan bu insanlara, herkesi hayrete düşürecek yüksek mevkileri kazandırır çoğu zaman.

Diğer taraftan, nitelikli olan insanlar, öğrendikçe çok daha fazla öğrenilecek unsur olduğunu fark ederler ve sürekli gelişerek niteliklerini arttırırlar. Bunları yaparken de, alçakgönüllü olduklarından, kendilerini öne çıkarmaz ve kendilerinden bahsetmezler. Yüksek kademelere de gönüllü olarak talip olmazlar. Hep kıymetlerinin bilinmesini ve kendilerine teklif gelmesini beklerler. Fakat Dunning-Kruger sendromunun rüzgarına kapılmış kifayetsiz muhterisler bu nitelikli insanların görülmesini engellemiş olurlar.

“Boş Başak Dik, Dolu Başak Eğik Durur”

Nesillerdir kullanılan bu atasözü aslında tam da bu durumu açıklar ama bilgili, eğitimli, nitelikli insanların bu konuda farkındalığı artmalıdır. Mütevazı olmak çok önemlidir çok da güzel bir özelliktir fakat bu sadece insanın kendisinden daha az bilgili insanları küçümsemediği, ezmediği durumlarda güzeldir. Bu güzel tutum, bireyin hakkı olan kariyer basamağına gelmesini engellediği anda artık güzel değildir çünkü bireyin kendisine haksızlık yapma aracıdır.

Nitelikli insanlar, niteliklerini çevrelerine göstermedikçe, yetersiz insanların başarılarını seyrederler ve ömür boyu “Şu adam bile şuralara geldi” diyerek hayıflanırlar.

Kifayetsiz muhterislerin sayılarının azalması, nitelikli insanların öne çıkması ile mümkündür.

Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 2 Ekim 2020 at 19:53

    Sosyal medyada yüksek takipçi sayılı profillerin altına yazılanların okuyorum şu sıralar sıklıkla. Ülkenin kültür ve bilgi düzeyine dair bir fikre sahip olabiliyorum. Cehaletin boyutu içler acısı ama daha da kötüsü ne derece cahil olduklarının zerre farkında olmadıkları gibi kendilerini oldukça yetkin zannetmeleri, bunun sonucunda da bilgileri dahi olmadığı konularda bolca olan fikirlerini etrafa püskürtmeleri. Bunları görünce de ben dehşete düşüyorum.
     
    Yazında en çok katıldığım nokta da bilgiye sahip insanların alçakgönüllülüğü bırakıp bu soytarılara gerekli cevabı vermeleri gerektiği. Bilginler sustukça, ortalık bu cahillere kalıyor. Onlar da tef çalıyor sonra kafamızda.

    • Cevapla Nalan Erpolat 3 Ekim 2020 at 21:13

      Hani derler ya, “Fazla mütevazı olma, gerçek sanılır” diye. Çok doğru… Donanımlı insanların artık mütevazi olmaması lazım. Yoksa dünya çekilmez bir hâl alacak.😢
       
      Yorumun için çok teşekkür ederim Didemcim 😌😍😘

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan