Tüm Yazıları

Özge Can

Öykü:Evler,İnsanlar,Hikayeler |Yazan: Özge Can
Sentez

Evler, İnsanlar, Hikâyeler

Moloz yığınlara baktıkça üst üste yıkılmış hikâyeler görüyorum. Yıkılmış ve kaybolmuş. Birbirinin aynı ya da çok farklı. Penceremden görürdüm o binayı. Her sabah, her öğlen, her akşam ve gece. Yedi katlı binanın sarımtırak cephe boyası yer yer dökülmüş. Evlerde, duvar artlarında yeterince hapis hissi…

3 Temmuz 2020
Öykü:Kaçış | Yazan: Özge Can
Sentez

Kaçış

Mendiline döktüğü kolonyayı burnuna dayayarak insanlar içinden hızlı adımlarla uzaklaşmaya çalıştı. Başkalarından kaçarken kendinden kaçtığının farkında değildi. Ürkek gözlerle etrafı izliyordu. Bir yabancı! Tüm yaşamın acemisi, bildiklerini unuttuğu, hatırladıklarının ise kocaman bir hiçliğe dönüştüğü bir yabancı. Kaçış ama nereye? Kara gözlerinde ürkek bir bakış…

19 Haziran 2020
Öykü: Eylül, Beni Sev |Yazan: Özge Can
Sentez

Eylül, Beni Sev

Kum tanelerinin sesine kulak vermemiştim daha evvel. Üzerine bastıkça, ayağımın altında çıtırdayan buz parçaları gibi. Gövdemin ağırlığında eriyip, ılıklaşan buzla pamuk arası bir yumuşaklıkta. İçimi gıdıklıyor. Ay son dördünde. Yarım göz kırpıyor gökyüzünden. Gri mavi ışıltısının altında kumlar parlıyor. Çıplak ayak dolaşıyorum bugün. Dünyayla…

22 Mayıs 2020
Öykü: Gülüş | Yazan: Özge Can
Sentez

Gülüş

Gecenin sessizliği içinde attığı her adımın çıkarttığı ses yankı yapıyordu. Sesleri dinleyerek adımlarının uyumsuz olduğunu kendi de fark etti. Dudağında yarım ağız bir gülüşle “Sallanıyor muyum ne?” diye düşündü. Portakal çiçeklerinin mistik kokusunu içine çekerken, kokunun geldiği yöne doğru eğimlendi. Eğimlendikçe de aynı yöne…

8 Mayıs 2020
Öykü: Gam | Yazan: Özge Can
Sentez

Gam

Eski kaldırım taşları yok artık. Onlar varken, adımım çizginin ortasına denk gelebiliyordu. Şimdi, iç içe geçmiş kilitli taşların üzerinde sürekli çizgilere basmak zorunda kalıyorum. Oysa eski taşlar ne güzeldi. Adımlarımı saymanın kolaylığı vardı ve çizgilere basmamanın. Böyle anlatınca takıntılı biriyim gibi anlaşılmasın. Hoş anlasanız…

24 Nisan 2020
Öykü: Geçtiğim Yolda Bir Şey Unuttum | Yazan: Özge Can
Sentez

Geçtiğim Yolda Bir Şey Unuttum

Ses mi, çiçek mi desem Işık mı, renk mi desem Sanki geçtiğim yolda bir şey unuttum…* -Şükûfe Nihal Başar Sırtından vuran güneş ışığı elindeki gergefin sol üst köşesine sivri burnunun gölgesini düşürüyordu. Yaptığı işin inceliklerine öyle dalmıştı ki Şükûfe, nakşettiği lale motifini burnunun gölgesi…

10 Nisan 2020
Öykü: Gölgeler Ülkesi | Yazan: Özge Can
Sentez

Gölgeler Ülkesi

Başına örtülmüş yazma omuzlarına kayıp düşmüştü Hatice’nin. Tavandan sarkan sarı ışığın kör edici parıltısında, içindeki karanlığa iyice çekilerek başını önüne düşürmüştü. Omuzlarından düşen yazmanın ucundaki oyaları parmağının ucuyla eziyordu. Mekanik hareketler, hâlâ zamanın aktığını gösteriyordu Hatice’ye. Başını kaldırmadan içeride kaç kişi olduğunu düşünmeye başladı.…

13 Mart 2020
Öykü: Gölge Oyunu | Yazan: Özge Can
Sentez

Gölge Oyunu

Pencereye bağlı ip ne için? Ben dışarıya çıkamayayım diye mi? Yoksa kendimi asmam için işaret mi veriyorlar? İçime doğru mu hapsedildim yoksa dışardan mahrum bırakılarak bu kulübeden bozma odanın içinde onlarsız kalmaya mı mahkûm edildim bilemiyorum. Nahit! Beni ortada bırakmasaydı buraya hapsedilmeyecektim. Ne idim…

28 Şubat 2020
Yazı: Bu Bir Tufan | Yazan: Özge Can
Sentez

Bu Bir Tufan

“Ruhumdaki fırtınalar merihi usandırdı Nuh’a haber eyleyin de gelsin de tufan görsün” On üç kat. Nefesini kesmek için yeterli bir yükseklik. Yerden kırk üç metre yukarı. Ortalama ağırlığım seksen iki. Hızımı hesaplamaya çalışsam. Manasız bir çabadayım. Fiziğim hep kötü olmuştu zaten. Matematikteki zayıflığım da…

14 Şubat 2020
Yazı: Zehirli Labirent | Yazan: Özge Can
Sentez

Zehirli Labirent

Önce kendimle kavgamı yendim. Kendimi yenmeseydim içimdeki zehirden ip yapıp boynumdan sallandıracaktım kendimi. Yendim ama. Sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. İçimdeki kapılardan geçtim. Gözümün yaşından oluşan ırmaklar akıyordu içimde. Gözümden düşenlerin üzerine basarak geçtim ırmakları. Çıktım içimin kirli sularından. Gözümün yaşında arındım. Güneşin…

17 Ocak 2020
Yazı: Ah bu şarkılar | yazan: özge can
Sentez

Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun

“Aklımda kalmazdı, yüzün ellerin, Ah bu şarkıların gözü kör olsun.” Başını kaldırdığı anda, kulağına gelen müziği seslendireni göreceğini sandı Pınar. Gördüğü ise, terk edilmiş terastı. Üzerine kim bilir, kaç mevsim yağmış yağmurlardan paslanmış ferforje masa. Bir elin öfkeyle itip devirdiği sandalye. Ağaçlardan dökülmeye başlamış…

20 Aralık 2019
Yazı: Düş müydü o? | Yazan: Özge Can
Sentez

Düş Müydü O?

Kasıklarımdan bacaklarıma inen, oralardan bir tel kasa abanıp yeniden kasıklarıma çıkan bir sancı. Teker teker sayarım odaklanabilsem, tüm kaslarımın yerini. Ayak başparmağımda bir kas var mesela. O kas bacağımdan kasığıma, oradan rahmime, oradan da kalbime bağlanıyor. Sonra beynimin sol lobunun köküne gelip duruyor orada.…

6 Aralık 2019
Yazı:Savaşın Çocukları| Yazan: Özge Can
Sentez

Savaşın Çocuğu

Tek katlı ahşap evin içinde elinde tuttuğu bastondan güç alarak ayakta duruyordu Fatma Nine. Diğer elinden tutan altı yaşındaki torunu, ona güç olduğunu zannediyordu oysa yoldaşlıktı ettiği. Fatma Nine katarakttan pus inmiş gözleriyle saati anlamaya çalışıyordu. Arka fonda çalan radyo illaki bildirecekti ama o…

22 Kasım 2019
Öykü: Yolun Başı | Yazar: Özge Can
Sentez

Yolun Başı | 5

* Öykünün birinci bölümü için 👉🏻 Yolun Başı | 1 * Öykünün ikinci bölümü için 👉🏻 Yolun Başı | 2 * Öykünün üçüncü bölümü için 👉🏻 Yolun Başı | 3 * Öykünün dördüncü bölümü için 👉🏻 Yolun Başı | 4 Beyaz sabun kokulu çarşafların…

8 Kasım 2019