Röportaj

Fikri Yargıcı

26 Ekim 2020

İlayda Oylum  Güleryüz Röportajları | Fikri Yargıcı

Şehrin tatatammmmm ve eğlenceli haline hazır mısınız? Sizlere bu hafta İzmir’in nadide köşelerinden tasarım Drum House Cafe’nin sahibi, müzisyen Fikri Yargıcı’yı tanıtarak seslenmek istiyorum.

İlham veren işlerin ve motivasyona hepimizin daha fazla ihtiyacı olduğu bu dönemde bu röportaj hepimize bir kahve kapsülü gibi gelecek. Diri ve dinamik!

Peki siz hangi müzik aletini çalmak isterdiniz? Belki de size ilham oluruz…

Bazen dinlediğimiz şarkıların arkasındaki enstrümanları sizce de kaçırmıyor muyuz? Öylece akıp giden melodide ne büyük emekler var…

Tam da bu noktada…
 

Fikri Yargıcı

 
İlayda Oylum Güleryüz – Merhabalar Fikri Bey. Öncelikle nasılsınız? Sizinle aynı şehir içerisinde yapıyor olduğumuz online röportaja hoş geldiniz. Karman çorman soracağım sorulardan oluşan röportajda şu günlere şifa olacak güzel bir çorba yapalım diyorum, ne dersiniz?

Fikri Yargıcı – Merhaba Oylum Hanım. Teşekkürler davetiniz için. Şifa olacak her türlü çorbaya varım. Sağlığım yerinde şimdilik. O yüzden iyiyim diyebilirim, teşekkürler.

İlayda Oylum Güleryüz – Pekiii.. Fikri Yargıcı kimdir?

Fikri Yargıcı – Fikri Yargıcı, 20 Şubat 1979 Osmaniye doğumludur. Ege Üniversitesi Tarım Makinaları Mühendisliği bölümünden mezun olmuş, 25 yıldır davul çalan ve geleceğe dair kafasında binbir türlü fantezisi olan birisidir.

İlayda Oylum Güleryüz – Bir dakika, bir dakika 20 Şubat benim de doğum günüm. 🙂 O bir gün değil aydır. Kutlamayan kalmamalıdır. (Yazar burada kendini övüyor 😁) Hep kutlu olsun! Peki Fikri Yargıcı kim değildir?

Fikri Yargıcı – Kesinlikle okuduğu bölümün adamı değil :))

İlayda Oylum Güleryüz – Müzik ile uğraşmıyor olsanız ne ile uğraşırdınız?

Fikri Yargıcı – Palyaçoluk yapardım. Hatta şimdi bile yapabileceğimi düşünüyorum :))

İlayda Oylum Güleryüz – Neden Davul da diğer enstrümanlar değil?

Fikri Yargıcı – Karşıma davul çıktı. Sevdim, bağrıma bastım, ona gereken özeni gösterdim. Ona zaman ayırdım. Bana aş verdi, yuva verdi, hayat verdi. En nihayetinde dedim ki “Benimle bir ömür beraber olur musun?”

Fikri Yargıcı

İlayda Oylum Güleryüz – Bir grubun üyesi idiniz ancak müzik ile ilişkinize tek olarak devam ediyorsunuz. Bu grupların kaderi midir? Böyle mi olur olmalıdır?

Fikri Yargıcı – Böyle olmak zorunda değil tabi ki 🙂 Ama bir takım tıkanıklıkları çözmek için ayrılık kaçınılmaz olabiliyor. Şahsen benim için ayrılıklar kendimi tazelemek, keşfetmek ve yaratıcılık açısından çok faydalı oldu. Acaba ayrılıklardan besleniyor olabilir miyim? Bir ihtimal, kesin, belki, garanti gibi düşünüyorum bazen, çoğu zaman sanırım. Yakın zamanda netleştiricem bu durumu. Sizlere de ara sıra ayrılığı tavsiye ederim. (Bir dost değil) :)))

Drum House Cafe

İlayda Oylum Güleryüz – Drum House Cafe harika tasarım bir kafe. Efsane bir vizyon. Burayı açmaktaki motivasyonunuz nedir?

Fikri Yargıcı – Eski grubum ile birlikte stüdyomuz vardı. Yani grup ve stüdyo birbiri ile paralel idi. Davul çalmaya başladığımdan beri hep gurubum ile birlikte var oldum. Grup ayrılığım demek aynı zamanda stüdyo ayrılığı da demekti. Bu sondan sonra bir başlangıca ihtiyacım vardı. Ayrıca uzun zamandır aklımda bir “stüdyo ve cafe” hayali vardı. Ama sıradan bir cafe istemiyordum. Konsept bir mekan olmalıydı. Butik bir yaklaşımı olmalıydı. En nihayetinde dedim davuldan masaları olsun, tabureleri Cajon perküsyonlardan olsun vs… derken fikir fırtınaları ortalarda uçuşmaya başladı ve uzun uğraşlar sonucunda Drum House Cafe Drum House Cafe ortaya çıktı. Tabi ki bu projede arkamda dostlardan kurulu sağlam bir ekip vardı. Onlarsız hiçbir şey yapamazdım.

İlayda Oylum Güleryüz – Günlük rutinleriniz neler? (Ben sosyal medyadan kahve ve magnolia, pazar ritüellerine takılıyorum ama 😁)

Fikri Yargıcı – Artık rutin diye birşey kalmadı hayatımda açıkçası. Çok renkli ve hareketli bir mekana sahip olduğumu düşünüyorum. Ve bu mekan bana her gün farklı tatlar, heyecanlar yaşatıyor. Birçok insanla temas halinde oluyorum. Ama rutin olarak adlandıracaksak her gün bir espresso içerim 🙂 Magnolia, profiterol kısmına hiç girmeyeceğim. Elimin altında böyle güzelliklerin olması benim gibi bir tatlı canavarı için hiç hoş olmadı :))) O diri seksi vücudumu bir yağ kütlesi haline çevirmeye başladım 😁 ama halen seksi olduğumu düşünüyorum.

İlayda Oylum Güleryüz – Dinlemekten bıkmayacağınız şarkı nedir?

Fikri Yargıcı – Beth Hart ve Joe Bonamassa’dan “I’ll Take Care of You”.

20 Yıldır Süren Eğitmenlik

Fikri Yargıcı ve Öğrencisi
İlayda Oylum Güleryüz – Davul çalarkenki tarzınızı bize tarif edebilir misiniz?

Fikri Yargıcı – Metal müzik orijinli bir müzisyenim. Fakat 20 yılı aşkın süredir eğitmenlik yaptığım için ve tabi ki çok sevdiğim için her tarz üzerinde elimden geldiğince çalıştım ve çalışmaya devam ediyorum. Çalıştıklarımı da öğrencilerime aktarıyorum. Kısaca her tarzı çalarım, ne iş olsa yaparım be abi :)))

İlayda Oylum Güleryüz – Davulu baget olmasa ne ile çalabilirdik?

Fikri Yargıcı – Kafamla.

Ziller

İlayda Oylum Güleryüz – Siz aynı zamanda İstanbul Agop Zilleri sanatçısısınız. Drum House Cafe’de satışı da yapılan zillerin hikayesi ve emeği okuyup incelediğim kadarıyla çok büyük. Bu serüveni bizlere anlatabilir misiniz?

Fikri Yargıcı – Öncelikle şunu belirtmeliyim ki uzun yıllardır İstanbul Agop ailesinin bir üyesi olmaktan büyük bir onur duymaktayım. Agop Zilleri ya da herhangi bir markanın sanatçısı olmak için bence enstrümanına hakim olabilmek, müzikal anlamda bir şeyler üretebilmek, belirli bir kitleye hitap ediyor olmak, o markayı taşıyabilecek kriterlere sahip olabilmek vs.. gerekiyor.

Drum House Cafe’nin kurulum aşamasında zillerle dekorasyon yapmayı düşünüyordum. Sonra bunu sadece dekorasyon olarak değil de aynı zamanda satışı da yapılan bir ürün haline getirebilir miyim diye düşündüm. Fakat müzik mağazalarında gördüğünüz o zil standlarını koyacak yerim yoktu. Ben de zilleri duvara asarım dedim. Cafe’nin üst katına çıkarken bir “Zil Koridoru” oluşturduk. Karşılıklı duvarlarda zil kutuları var. Davulcular bu kutulardan diledikleri zili alıp, davul üzerinde deneyip satın alabiliyorlar. Bu şekilde bir butik satış prensibi geliştirdik.

İlayda Oylum Güleryüz – Aynı zamanda TAMA markasının da artistisiniz. Benim hayranı olduğum Metallica davulcusu Lars’ın da hep önünde koskocaman TAMA yazıyor. TAMA artisti olmak nasıl bir duygu? Dünyaca ünlü bir markanın temsilcilerindensiniz. Bunu gerçekleştirmek için, yapabiliyor olmak için belli ki ciddi emek gerekiyor. Bize bununla ilgili neler söylemek istersiniz 🙂

Fikri Yargıcı – Tabi ki İstanbul Agop ve Tama gibi dünyaca ünlü markaların sanatçısı olmaktan dolayı onur duyuyorum. Aslında bu iki marka ile olan bağlantım eski grubum ile olan birliktelik dönemine dayanıyor. Tabi şu anda herhangi bir grup ile çalmıyorum daha doğrusu çalamıyorum. O kadar yoğunum ki n’olacak benim halım bilemiyorum:)) Henüz DHC bir bebek. İlgi istiyor. Biraz büyüyüp olgunlaşıp ayakları üzerinde durmaya başladığı zaman sahnelere dönmeyi istiyorum. Tabi beni isteyen olursa. (Biraz dramatik oldu sanki.)

Disiplin

İlayda Oylum Güleryüz – Davul dersleri nasıl gidiyor? Öğrenci seçiyor musunuz? Yeni başlayanlara önerilerin neler? 🙂 (Çalışmak, çalışmak, çalışmak mııığ 😁)

Fikri Yargıcı – Derslerim gayet iyi gidiyor. Bu aralar çok yoğunum. 7’den 70’e birçok yaş gurubu ile çalışıyorum. Öğrenci seçmiyorum ama belli başlı kurallarıma uymayan öğrencileri dersten atıyorum. Atmak derken “yürü git lan, defol bir daha gelme” gibi değil. Benim çalışma prensiplerime uygun değilsiniz diyerek dersten çıkarıyorum. Disiplinli bir insanımdır. Herkes gibi benim de zamanım kıymetlidir. Zamanıma, emeğime saygı duymayan insan evladını anam avradım olsun acımam….! Muzip bir insanımdır ama pisim terstir!

Yeni başlayanlara tavsiyem: Enstrümanına saygı göster!

İlayda Oylum Güleryüz – 10 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz ? (Nasıl da fantastik bir soru, böyle bir dünyada 10 saat sonramızı göremezken…)

Fikri Yargıcı – Ahahha şu anda olduğum yerin tadını çıkarmaya çalışıyorum. 10 yıl sonra da nerede olacaksam o yerin tadını çıkarmaya çalışacağım. Benim için artık “yol” önemli olmaya başladı. Acısıyla tatlısıyla bir denge içinde bu yolda yürümek için çabalıyorum. Bir yere varsam bile tekrar yola çıkmak isteyeceğim. Zaten vardığımız noktada kaldıysak bu aslında öldüğümüz anlamına gelmez mi? ŞİMDİ DERİN BİR SESSİZLİK….. :))))

Drum House Cafe

Yeni Proje

İlayda Oylum Güleryüz – Hayaliniz?

Gerçekleştirmek istediğim büyük bir projem var. Bunun için ufak ufak, alttan alttan yürüyorum. Umarım bu fantezim de Drum House Cafe gibi gerçeğe bürünür ve yüzeyde yürümeye başlarım. Ama tabi bu hayalim ile ilgili bilgi veremiyorum şu anda :)) “Under Construction”

İlayda Oylum Güleryüz – Çocuklar ile iletişiminizin çok bıcır bıcır olduğunu görüyorum. Onlardan en çok ne öğreniyorsunuz?

Fikri Yargıcı – Çocuklar ile diyalog kurmaktan büyük keyif alıyorum. Onları dipsiz bir kuyu olarak görüyorum. Kendimle yüzleşmek için bir ayna olarak görüyorum. Onlardan açık sözlü ve net olmayı öğreniyorum, sabırlı olmayı öğreniyorum… Onlarla terapi görüyorum. Onlar sayesinde öğretme yollarımı genişletmeyi kısaca onlardan öğretmeyi öğreniyorum. Biraz fazla “öğğğ”ledim ama idare edin artık :)))

İlayda Oylum Güleryüz – Hayatınızın en güzel anılarından birini bizimle paylaşır mısınız?

Fikri Yargıcı – Hayır. Çünkü çok ayıp 😀

İlayda Oylum Güleryüz – Hayat mottonuz nedir?

Fikri Yargıcı – Ne yaparsan yap art niyetsiz yap!

İlayda Oylum Güleryüz – Heyoooooooo. Efsane samimi olduğunuz bu röportaj için çok ama çok teşekkürler. Şimdi bir DHC kahve lütfen.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 26 Ekim 2020 at 16:59

    İlaydacım ne kadar keyifli bir röportaj olmuş ve ne kadar orijinal bir cafe. İzmir’e gittiğim ilk fırsatta Drum House Cafe’ye uğrayacağım 🙃

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan