Gönül Köşesi

İyi ki Kadınım

28 Temmuz 2018

iyi ki kadınım

Bu cümleyi kurmak için yıllarca bekledim ben; içime sinmeden, özümsemeden, inanmadan, sırf ortama uygun olsun diye ya da “mutlu kadın” imajı adına söylemeyi asla düşünmedim. Şimdi bu yaşımda, tam da böyle hissettiğim için dolu dolu söylüyorum işte; “İyi ki kadınım!!!”

Yıllarca bekledim dedim ya, yıllarca böyle hissetmedim çünkü. Daha küçücük bir çocukken erkek çocuklarının özgürlüğünü kıskanıp, keşke erkek olsaydım diye hayıflanırdım. Kafalarına göre takılıp, istedikleri saatte, istediklerini yapabiliyorlardı onlar. Biz kızlar ise asla böyle bir şansa sahip değildik. Daha da vahimi; azıcık serpilip, aklımız çocuk kalıp bedenimiz büyüdüğünde, büyüyen bedenimiz sıkıntı oldu; top oynamaya, koşmaya…

Sokaktaki tehlikeler en çok bizi bekliyormuş gibi anlatıldı hep. Ödümüz patlasa da biz gene gizli, kaçak oynadık, koştuk sokaklarda. Karşı mahallenin bahçelerindeki ayvalara daldık erkeklerle. Zaten sonra ben toparlayamadım bir daha 😉

Hep bir sert, özgürlüğe takık, erkek gibi yada kadın gibi değil de içinde bulunduğum şartların en iyisini yapabilmek isteğim, hevesim oldu. Öyle erkek Fatma falan olmayı da hiç istemedim ama erkeklerin özgürlüklerini çok kıskandım, çok…

Feminist misin kızım sen?

Birazcık eşitlik, azıcık özgürlük, hak hukuk diyen; kadının da en az erkek kadar değerli olduğunu, cinsiyet meselesine fazla takılmamak gerektiğini savunan kadınların maruz kaldığı, hatta suçlandığı bir mevzudur feministlik.

Evet, evet basbayağı suçlanır kadın, “Sen feminist misin?” diye. Özellikle erkekler tarafından kendilerine açılmış bir savaş gibide algılanır bu ve feminist yaklaşımlar hiç de hoş karşılanmaz bizim toplumda. Ben feministim diyene çirkin, evde kalmış, öfkeli, erkeklerle ilgili takıntıları olan, onları alt etmeye çalışan, erkek gibi davranan, intikam yemini etmiş, mutsuz kadın gözüyle bakılır genelde.

İşte ben sırf bu yüzden bişeyci, etiketleyici hiçbir şeyde olamıyorum. Zaten hayat algıladığın anlamlandırdığın gibi dosdoğru yaşamandır. “Femininist misin sen?” diyerek aşağılayıcı bulduğunuz her doğru kadın, imtiyaz peşine düşmeden kadını yüceltirken, erkeğin de değerinin farkındadır, onu aşağılamaz. Tek istediği dayatmacı, baskıcı kısıtlayıcı ve hatta küçümseyici egemen ideolojiye son verilmesidir. Feminizm her normal kadının içindeki sağlıklı adalet duygusundan başka bir şey değildir aslında.

Ortada bir sıkıntı yokken; eşitlik özgürlük, hak, hukuk diye kimse feryat etmez ama düzenin bozukluğu onu etkilemiyorsa, konforu bozulmasın diye de susabilecek insanlar heryerdeler…

Kadın-Erkek Meselesi

Kadın-erkek ilişkileri üzerine çok konuşmayı, saatlerce ahkam kesmeyi, kadını ya da erkeği çözmeyi, anlamayı, bir atomu parçalamışcasına önemsemeyi, hayatının merkezini ille de ikili ilişkiler üzerine kurmayı doğru bulmuyorum ben. Bütün genellemelerinizi bozduracak ya da ulaştığınız tümevarımları unutturacak kadar şaşırtıcı çünkü hayat. Ayrıca bırakalım da herkes önce bir kendinini anlasın, ne olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini, dünyaya baktığı gözü bir farketsin de ne istediğinden emin olsun önce.

Etrafta dolaşan tırnak içinde ilişki uzmanı kişilere baktığımda, ki bu kişiler komşumuz, arkadaşımız bir ablamız v.s. Bu uzmanlıklarının kendilerine ne kazandırdığıyla ilgili pek de elle tutulur bir sonuca varamıyorum. Kendi söküğünü dikemeyen terzi olur mu hiç.

Hayat sadece kadınlık erkeklik meselesi de değil ki ayrıca. Evet çok önemli, evet denge, düzen sağlıklı ilişkilerle sağlanıyor ama dünyayı sevmeye, ya da ona içlenmeye bir sürü sebep varken sadece bu ilişki mevzusuna takılıp kalmak ne kadar anlamlı olabilir ki…

Kadın yada erkek önce kendini, içindeki kapalı kutuları, kilitli odaları bir açabilse… İnsan bundan sonra karşısındakini anlaması çok daha kolaylaşıyor. Değer verip, değer almalıyız ilişki budur. Her insan eşsiz ve tek başınada bir değerdir sadece bir ilişkide anlamlandırılmak değer bulmak kime yapılırsa yapılsın büyük haksızlık olur.

İyi ki Kadınım

Ohhhh be; “İyi ki kadınım!!!”

Küçükken sokakta daha çok oynamak isteyip erkek olmayı düşlediysemde bir çok zaman erkek baskısına maruz kalıp, isyan edip kendimi her şeye rağmen ifade etmeme, hayatı kimsenin üzerine yıkmaya çalışmamama, mücadeleme, her daim köşeleri yumuşatabilme becerime, iyilikle, yumuşak kalbimle kazandığım gerilimli ilişkilere, idare etmekten yorulup, isyan edip yine de idare ettiklerime, her gün rejime başlayıp bozmama, güçsüzlüklerime ve bunları kabul edişime, kendim gibi olmak, kendi halimde olmak isteyişime, bu halimi kabul ettirmek için verdiğim çabalara, yapabildiklerime, yapamadıklarıma, içimdeki her renge…

Hayatıma içimdeki farklı kadınların gözüyle bakıp, hepsini çok sevip, danışıp, her gün biraz daha çiçeklendirmeye çalışmama ohhhh beeee!!!!

Mutlu haftalar…

Bu yazının şarkısı:
İyi ki, Nil Karaibrahimgil
Youtube linki için tıklayın.

Gönül Verim

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

2 YORUMLAR

  • Yanıtla Ilgın Cenkçiler 29 Temmuz 2018 at 09:52

    Biz kadınların belki en sık ortak kurduğu cümle; “Dünyaya erkek olarak gelmek varmış” 😉
    nbsp;
    Yazınızı çok beğendim özellikle son cümle🌺🌺🌺

  • Yanıtla Gönül Verim 30 Temmuz 2018 at 16:12

    Çok teşekkür ederim. Sevgiler 💕

  • Cevap Yaz

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan