Feminizm ve Kadına Şiddet Kültür & Sanat

Goril Maskeli Gerilla Kızlar

8 Nisan 2020

Yazı:Goril Maskeli Gerilla Kızlar | Yazan: Pelin Erem

Yaşadığımız zorlu karantina günlerinde tüm dünyada kadına yönelik şiddetin artış gösterdiğine üzülerek şahit olmaktayız. Bir an evvel ilgili merciler tarafından gerekli önlemlerin alınmasını talep ederken, sanat dünyasının en önemli aktivist gruplarından biri olan Gerilla Kızlar’dan bahsetmek istiyorum.

1985 yılında New York Modern Sanat Müzesi’nde “Resim ve Heykel’in Uluslararası Yolculuğu” isimli bir sergi gerçekleştirildi. Ancak isminde “uluslararası” ibaresinin olmasına aldanmayın, sergide yalnızca Avrupalı ve Amerikalı beyaz sanatçılar yer aldı. Üstelik 169 sanatçıdan sadece 13’ü kadındı.

Küratör, sergide yer almayan sanatçıların kariyerini gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Cinsiyetçiliği ve ırkçılığı kamçılayan küratörün bu açıklaması bardağı taşıran son damla oldu. Böylece Gerilla Kızlar sanat dünyasında yaşanan adaletsizliğe ve ayrımcılığa tepki olarak doğdu.

İstemezmiş durmak
Bulunduğu kapta
Kabahat seni
Oraya kapatanda!
-P.E

Mücadele Başlıyor

Gerilla Kızlar anonim kadın sanatçılardan oluşan feminist ve aktivist bir grup. Her tür ayrımcılığa karşı olan grup üyeleri, sanat camiasında yaşanan cinsiyetçiliğe ve ırkçılığa son vermek için 1985’ten bu yana “gerilla savaşı” yürütüyor.

Sanatçılar kimliklerini ifşa etmedikleri için kaç kişi olduklarını bilmiyoruz. Çoğunlukla Internet siteleri üzerinden etkinlik takvimlerini duyuyorlar. Ancak beklenmedik hamleleri de sevdiklerinden taktıkları goril maskeleriyle her an her yerde karşınıza çıkabilirler.

Nereden Çıktı Bu Goril?

Gerilla Kızlar’ın goril maskeleri gören herkesin dikkatini çekiyor. Yüzlerini bu şekilde gizleyerek kimliklerinin davalarının önüne geçmesine engel oluyorlar. Hayvanları çok sevdiklerini ve değer verdiklerini söyleyen grubun neden goril kafasını tercih ettiği merak konusu oluyor.

Fikrin çıkış noktası aslında basit bir yazım hatasına dayanıyor. Yapılan bir toplantı esnasında kurucu üyenin hızlıca not alırken “gerilla” ismini “goril” olarak yazması sonucu bu fikir akıllarına gelmiş.

Yazı: Goril Maskeli Gerilla Kızlar | Yazan: Pelin Erem

Kadın Dayanışması

Kendi isimlerini kullanmayı tercih etmeyen Gerilla Kızlar, artık hayatta olmayan ancak sanat tarihinde önemli bir yere sahip kadın sanatçıların isimlerini kullanıyorlar. Böylece hem bu sanatçıların isimleri anılıyor, hem de kadınlar arasındaki dayanışma canlı tutuluyor.

İsmi ilk kullanılan sanatçı Amerikan modernizminin öncülerinden Georgia O’Keeffe. Frida Kahlo, Käthe Kollwitz gibi daha pek çok kıymetli kadın sanatçının ismini gururla taşıyorlar.

Ayrımcılık Yapanlar Afişe Ediliyor

Farkındalık yaratma ve değişim sağlama gayesi taşıyan grup, ayrımcılıkta bulunan koleksiyonerlere, galeri sahiplerine, küratörlere ve sanat eleştirmenlerine mektuplar yazıyor. Kamusal alanlara astıkları posterlerle de cinsiyetçilik ve ırkçılık yapan kişi ve kurumları bir bir afişe ediyorlar.

Gerilla Kızlar günümüzde de posterleriyle bienallere katılıyor, katıldıkları bienalleri cesurca eleştirmekten geri durmuyorlar. Şok etkisi yaratan tarafsız istatistikleri tüm çarpıcılığıyla kamusal alanlarda paylaşmayı seviyorlar.

Yazı: Goril Maskeli Gerilla Kızlar | Yazan: Pelin Erem

Seyirlik Nesne Değiliz

1989 yılında yapılan araştırmada, New York’ta bulunan The Metropolitan Museum of Art’ın modern sanat bölümünde yer alan eserlerin %5’inden azının kadın sanatçılar tarafından yapıldığını ortaya kondu. Buna karşın çıplaklık konusunun işlendiği eserlerdeki figürlerin %85’i kadındı.

Kendilerini “sanat dünyasının vicdanı” olarak tanımlayan Gerilla Kızlar bu durumu eleştirmek için çarpıcı bir poster hazırladı. “Kadınların Metropolitan Müzesi’ne girmeleri için çıplak mı olmaları gerekir?” yazan posterde Ingres’a ait “Büyük Odalık” eserinde yer alan kadının kafası goril maskesiyle değiştirildi. Kadın vücudunun “seyirlik nesne” olarak görülmesine tepki gösterildi.

Yazı: Goril Maskeli Gerilla Kızlar | Yazan: Peln Erem

Oscar Heykeli Bile Erkek

Hollywood’da yaşanan cinsiyet ayrımcılığının ve ırkçılığın daha vahim boyutlarda olduğunu fark eden grup, henüz en iyi yönetmen Oscar’ını alan bir kadın bulunmadığına dikkat çekti.

İstatistiklere bakıldığında ödül sahiplerinin çoğunlukla beyaz erkekler olduğu görüldü. Bu durumda ödülün erkek şeklinde olması da şaşırtıcı değil.

Gerilla Kızlar’ın öne sürdüğü konular bugün halen sanat dünyasının ana problemleridir. Ancak zaman içerisinde sanat aracılığıyla yürüttükleri mücadele ses getirmiş, sanat pratiğine dönüşen eylemleri kemikleşen düzeni çatırdatmıştır.

Grubun eşitlik mücadelesi hız kesmeden devam etmektedir. Korona salgını günleri geride kaldığında Gerilla Kızlar’ın ismini sık sık duyacağımıza şüphem yok.

Pelin Erem

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

3 YORUMLAR

  • Yanıtla Emel Erem 10 Nisan 2020 at 01:02

    Gene ilginç bir konu, bilgilendirici. Gerilla kızların isimlerini gururla kullandığı kadın sanatçılardan örnek olarak verdiğin üç isim de gerçekten resim sanatının cengaver kadınları sayılabilir, değil mi? Yeni yazıyı dört gözle bekliyorum, tebrikler.

  • Yanıtla Pelin Erem 9 Nisan 2021 at 11:26

    Teşekkür ederim annecim. Evet, hepsi de çok kıymetli sanatçılar. Ancak hak ettiği değeri görememiş/göremeyen daha pek çok kadın sanatçı mevcut ne yazık ki. Yürütülen “gerilla savaşı” ve oluşan kadın dayanışmasının önemi çok büyük.

  • Yanıtla Pelin Öncüoğlu Işık 26 Mart 2025 at 15:37

    Sevgili Pelin,
     
    Aslında artık dergide yazmıyorsun fakat belki bir gün okursun diye yine de yorum bırakmak istedim. Eline sağlık, hârika bir konu. Geçen gün Didem’e Gorilla Girls‘ün bir posterini gönderince senin bu yazını yolladı. Sen ilk yazdığında okuyamadığım için üzgünüm. Benim hamilelik dönemime denk gelmiş yazın. Gorilla Girls’ü kadınların sanat tarihi sayfalarında neden yer almadığı üzerine yazan bir kadın yazardan öğrendim. Duruşları muazzam. Hele de kimliklerini ölene kadar açıklanmaması üzerine yaptıkları yemin ❤️
     
    Geçen gün yine okuduğum bir kitapta hiç ismini duymadığım empresyonist kadın bir ressamdan bahsedilince çok şaşırdım. İsmini nasıl olur da bilmezdim. Araştırdıkça çeşitli dönemlerden (Rönesans, Barok, Empresyonist) başka bilmediğim kadın ressamlar olduğunu gördüm. İşin komiği İtalya’da Perugia Üniversitesi’nde Dilde Uzmanlaşma okuduğum 1 yıl boyunca sanat tarihi dersleri almıştım. Benim adını bilmediğim, sanat tarihinde yer bulamamış bu kadınların çoğu İtalyandı. Ne kadar ironik? Acaba dersleri anlatan İtalyan kadın profesörümüz onlardan neden bahsetmemişti?
     
    Tarih anlatıcılar erkek olduğu sürece devam eden kadının tarih sayfalarında yer almayışı, kasıtlı olarak unutuluşu elbet bir gün sona erecek. Biz kadınları artık görmezden gelemeyecekleri bir nokta, kırılım elbette olacak. O zamana kadar sabırla mücâdeleye devam. Eline sağlık ❤️

  • Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

    error: Kopya korumalı içerik!

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan