Tüm Yazıları

Gökçe Çiçek Gönülaçar

Öykü: Mor | Ayşe | Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Feminizm ve Kadına Şiddet Naftalin

Mor | Ayşe

Buz gibi bir gecede, balkon iplerine asılıp unutulmuş çamaşırlar gibi kaskatıyım. En sıcak sobanın yanına da konsam gevşeyip kuruyamam. Bir daha asla katlanamam. Mandallamışlar sanki beni sımsıkı. Acımı hissedemiyorum. Gece soğuk, içim soğuk. Dünya kötü! Ama ben başaracağım günün birinde! Kendimi sevmeyi öğrenmekle başlayacağım…

24 Kasım 2020
Öykü: Sarı Kasımpatı | Atam Kızı | Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Sarı Kasımpatı | Atam Kızı

Bu sabah kapım çalındı. Ellerinde rengârenk kasımpatılarla iki güneş çocuk duruyordu karşımda. Yanakları al al olmuş. Üşümüşler kasım soğuğunda. İçeri buyur ettim. Sabah kahvemin keyfine keyif kattılar. Belki ben okutmadım onları ama hepsi benim öğrencim sayılır. Yurtdışında yaşayan iki kızımdan hiçbir farkları yok. Hepsi…

10 Kasım 2020
Öykü: Eski Zaman Tükkanı | Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Eski Zaman Tükkanı

Mutlu uyanmıştım. Çünkü anneannemi rüyamda görmüştüm. Çocukluğumda olduğu gibi yine bana bilmeceler soruyordu. Aslında çoğu zaman hatırlamam rüyalarımı. Zaten anneannem de rüyama öyle sık gelmez. Gördüğüm rüyanın bir kısmı net ama geri kalanı belirsiz. Bazı yerlerini tam hatırlamasam da içimi bir sevinç kaplamıştı uyandığımda.…

29 Ekim 2020
Öykü: Luna'nın Parkı |Y azan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Luna’nın Parkı | 2

Eski halsizlikleri nüksetmişti Luna’nın. Zaman zaman bayılmalar yaşıyordu. Çocukluğundaki iştahsızlığı geri dönmüştü. Çok sevdiği bale çalışmasına katılamıyor, gösterilere çıkamıyordu. Ege Üniversitesi’nde tahlil üstüne tahlil yapılmasına rağmen anemiden başka bir teşhis koyan olmamıştı.…

13 Ekim 2020
Öykü: Luna'nın Parkı |Y azan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Luna’nın Parkı | 1

Seksen dokuz yılının sakin bir temmuz akşamıydı. Yıldızlar yeryüzüne inecek kadar yakın, hava oldukça ağırdı. Bahçedeki kamelyada gökyüzünü izlerken başlamıştı kasılmaları Suna’nın. “İçim boşalıyor sanki abla” demişti. Demesiyle beraber sedirin üstündeki krem rengi kilim pembeye dönmüştü bile. “Çabuk” diye bağırdı Nurhan, diğer sedirde uyuyan…

29 Eylül 2020
Öykü: Ne?!Korona mıymış? | Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Ne?! Korona mıymış?

Ağustosun kavurucu sıcağında hastane kantininde oturmuş babamdan haber bekliyordum. Babam, dün öğleden sonra ani bir kalp spazmı geçirmişti. Yaşadığımız ilçenin devlet hastanesine başvurmuştuk. Hastane aciline girmemiz ile sağlık helikopterine bindirilip il hastanesine nakledilmemiz bir saati bile bulmamıştı. Kronik kalp rahatsızlığına ve acillere çok alışkındık…

15 Eylül 2020
Öykü: Tey,Tey,Tey |Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Tey, Tey, Tey

Sıradan bir gündü, ben yine her gün yaptığım, işleri yapıyordum. Aslında bir nebze neşeli bile sayılırdım. Başıma ne gelirse gelsin, dudağımın kenarındaki o yalancı gülümsemenin yeri sabitti. Gerçekten gülmediğimi garip bir oyunun içinde dönüp durduğumu ofisteki herkes biliyordu. Garipsemiyorlardı da. İronik bir hayatınız varsa…

1 Eylül 2020
Öykü: Aynı Tanrının Çocukları Nikos & Raife | Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Aynı Tanrının Çocukları Nikos & Raife

Kriti! Ya panda sti kardia! İse i patrida mu i gliyka.* * Girit! Hep kalbimdesin! Tatlı memleketimsin. Üzümlü kamelyanın altında ela gözlerini batan güneşe kilitlemiş, yaşlı ellerini birbirine kavuşturmuş sessizce oturuyordu büyük babaannem. Dantelli beyaz tülbenti ve siyah elbisesi içinde Yin ve Yang sembolünün…

23 Haziran 2020
Öykü: Gargamel'in Orduları | Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Gargamel’in Orduları

Rüzgar deli esiyor. Evimiz kuzey cephede ve rüzgar hırçın bir şarkı söylüyor bu akşam. Uğultuyu dinlerken, doğduğum kasabanın “Fener” denilen mevkisinde, Marmara Denizi’nin bütün görkemi ile salonumuza dolduğu beşinci kat evimiz geliyor aklıma. Rüzgar estikçe boğazın deli dalgalarını görüyor gibi oluyorum. Küçücük gözlerini kocaman…

9 Haziran 2020
Öykü: Duduş'un Ev Ekmeği/ Ahmet Ağa'nın Manisi | Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Naftalin

Duduş’un Ev Ekmeği & Ahmet Ağa’nın Manisi

Büyük tahta kapıya vuruyor babam. “Tak tak tak.” Yirmi saniye geçmiyor. Çarçabuk el hareketleriyle çekiliyor demir kilit. Tatlı bir gıcırdamayla açılıyor kapının kanatları, tertemiz bir göçmen evinin avlusuna. Onca tavuğa, koyuna ve keçiye rağmen, o kara beton avluya bal dök yala. Mis gibi bir…

12 Mayıs 2020
Yazı: Mimoza Kadın | Yazan: Gökçe Çiçek Gönülaçar
Feminizm ve Kadına Şiddet Naftalin

Mimoza Kadın

Demirden kepenkleri vardır küçücük dükkanının. Her sabah Besmele ile açıp her aksam bin bir dua ile kapadığı. Küçücüktür Mimozanın dükkanı. Hırsız olsanız içinde çalacak değerde bir mal bulmanız zordur belki. Âmâ mimozanın rızkı buradan çıkar. Yokluklardan çıkıp gelmiştir o. Olmayanı var etmiştir bu mekan.…

28 Nisan 2020
Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan