Geçmişin telaşsız kabullenişiyle bugünün yorgun sorguları arasında duran bir adamın iç sesiyle karşı karşıyayız. Hayatın değişen ritmine, dostluklara, şehre ve kendi bedenine bakarken, satır aralarında hem hüzün hem kabulleniş var. Mehmet Gökcük’ün kaleminden dökülen bu şiir, büyümekle yaşlanmak arasındaki farkı düşündürüyor. Okuyanı kendine doğru…
Tahtadan bir taş evde, hem içe dönük hem dışa kapalı bir dünyanın izlerini sürüyoruz. Elektrik kesintileri, kırık camlar ve suskun nesneler arasında bir insanın içsel dalgalanmasına tanıklık ediyoruz. Şiir, sıradan mekânların içinde beklenmedik dönüşümlere, suskunluğun içindeki çığlığa kulak veriyor. Efekan Ekdal’ın kaleminden çıkan bu…
Bazı kelimeler zihne yerleşir, bazılarıysa sadece geçip gider… Efekan Ekdal, bu şiirinde düşünceler arasındaki gelgitleri, yazma tutkusunu ve zihnin derinliklerinde yankılanan soruları ustalıkla işliyor. 📖✨ Boşluk ve varoluş arasında bir yolculuğa hazır mısın?…
Zorluklar, küskünlükler ve yorgunluklarla sınanan bir ruh… Ama bahar kapıda, ısrarla içeri girmek istiyor. 🌿 Sevgi ve dostluğun sıcak dokunuşuyla, kaybolan umutlar yeniden filizlenebilir mi? "Kapıdaki Bahar", kalbinin kapısını aralamaya cesaret eden herkes için yazılmış bir şiir. 💫…
Mehmet Gökcük’ün Hakîkat Şiiri, bireyin kendi yolculuğuna ve hakîkat arayışına dair derin ve hisli dizelerle örülü. Şair, zamanla olgunlaşan bir şiir gibi, emek ve sabırla inşa ettiği hakîkatini anlatırken, inatçı bir ruhun sessiz direnişini hissettiriyor. Şiir, okuyucuyu kelimeler arasına gizlenmiş anlamları keşfetmeye ve hakîkatin…
Efekan Ekdal’ın “Gürültü” adlı şiiri, modern hayatın kaçınılmaz gürültüsüne bir içsel isyanı yansıtır. Şair, sabahın sessizliğiyle başlayan ve gün boyu süren gürültünün kaynağını sorgularken, huzuru ve sessizliği arayışını dile getirir. Zihnin karmaşası ve günlük rutinin yarattığı bu “renksiz gürültü”, hem bir şikâyet hem de…
Mehmet Gökcük’ün Sessizlik Mevsimi adlı şiiri, insanın kendi içine saklanma hâlini ve bu saklanışta bulduğu huzurla eylülün melankolik zarafetini harmanlıyor. Kalbin derinliklerinden yola çıkan dizeler, hayatın karmaşasından kaçışı ve yalnızca içten bir anlayışla keşfedilebilecek bir dünyayı anlatıyor. Şair, doğanın dinginliği ve insan ruhunun karmaşası…
İnsanın Tanrı’ya olan inancını ve dualarının duyulup duyulmayacağına dair derin bir sorguyu işliyor Efekan Ekdal. Yalnızlık, umut ve hedeflere ulaşma arzusu gibi temaları ele alırken, Tanrı’nın adaleti ve insanın istekleri arasında bir denge arayışı vurguluyan şair, sonunda teslimiyet ve inançla içsel bir huzura ulaşmayı…
Müjde Değil Havadis, bir insanın kendi varlığı, yaşamı ve değerleri üzerine içten bir bakışı dile getiriyor. Gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak başlayan yaşam öyküsü, başarısızlık ve başarıların doğal bir dengesiyle şekillenirken; şair, hayatı adalet, emek ve anlam arayışı etrafında yorumluyor. Şiir, sade ve samimi…
Görüyorum ki yine değişmişsiniz. Saçlarınızın şekli ve rengi, giyim tarzınız, yürüyüş biçimiz aynı ama siz değişmişsiniz. Devre ayak uydurmanın altın kuralı mıdır değişim yoksa kazanmanın tek yolu mu? Bu kadar değişken olmanın zorluğu yok mu? Bir sınır koymayacak mısınız kendinize? Pes doğrusu, o yalancı…













