Varlık Sancısı

Anadolu Çöp Dolu

10 Şubat 2021

Yazı: Anadolu Çöp Dolu | Yazan: Hüseyin Küçükkelepçe

Tarihi yazanlar bugünleri nasıl tanımlayacaklar. Duruma göre iyimser, kötümser olmak mümkün. Çocukluğumu baz alarak bugünleri (30-40 yıl) adlandırmam istenirse “çöpler” ve “doğayı yok etme zamanı” derim. Doğa artık doğurmuyor. Anadolu boş, çöl, çorak, susuz ve çöp dolu. Köyler, kasabalar, şehirler çöp dolu.

Borçlu hissetmek iyidir

Yatılı okuduğum için kendimi hep borçlu hissederim. Öyle ya Türkiye’nin fakir insanları senelerce beslenmem, barınmam için vergi verdiler. Yerden çöp toplamamı, yaşlılara, kadınlara yer verme ataklığımı hep bu borca bağlarım. Kendimdeki bu davranışlara bakarak şu sonuca vardım: Borçlu olmak beraberinde iyilik getiriyor. İnsanın doğal refleksi olan müteşekkir olma durumu işte.

Tek taraflı iyilik çağı kapanıyor

Sözü buradan alarak soralım:

Borçlu muyuz?

Evet.

Doğaya, hayvanlara karşı inanılmaz borçluyuz. Irmaklar, ormanlar, inekler, eşekleler elinden gelenin en iyisini yaptı. Biz ne yaptık? Bırakın borçlu hissetmeyi, yansız bile davranamadık. Yok ettik, saygı duymadık. Lakin artık tek taraflı iyilik bitti gibi. Felaketler geliyor. Sakın mistik bir yön aramayın. Tamamen fiziksel. Etkiye tepki. Ses nasıl yankılanıyorsa, salgınlar, kirli hava, kirli su, kuraklık hepsi sesimizin yankısıdır.

Bir tanıdığımın üniversite öğrencisi tek oğlu, otostopla arabasına aldığı karı koca tarafından parası için öldürüldü. İsyan ettik. Ne kadar kızgınız, değil mi? İşte ağaçlara, hayvanlara, tüm doğaya karşı işlenen suçlar aynen böyledir. Onlar konuşsa bu elim olay karşısında yaşadığımız duyguların aynısını ifade ederlerdi.

Atık bırakacak tüketimden vazgeçmeliyiz

Çoğu kişi duymuştur: Dünya için laf zamanı geçti, artık herkesin elinden geleni yapma, yani eyleme geçme zamanıdır. Hâl böyle olunca hayati soru:

Nereden başlamalı?

Atık bırakacak tüketimden her şahıs isteyerek vazgeçmeli. Diğer insanların aldığı tutumdan bağımsız bu hayati davranış değişikliğine hemen şu dakikada gitmeliyiz. Atık bırakmasa bile zararlı olan hazır yiyeceklerden, ölü olan hazır sulardan vazgeçmeliyiz. Bu terk edişle doğaya ve kendimize iyilik yapmış olacağız. Bahçe sulama, araba yıkama gibi hayati olmayan işleri yapmamalı ya da yağmur suyunu kullanmak için çok basit olan yöntemlere yönelmeliyiz.

Radikal tutumlar ego şişmesine yol açar

Doğanın canlı olduğunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız. Gezegenimiz için yapıcı bir şey yaparken düşülen en büyük tuzak tavizsiz, kesin inançlı bir militan gibi davranmaktır. Doğa için, insan için bir şey yapacaksak sevgi ile yapmalıyız. Bu sevgi, sevgi olsun diye değil, içimizden gelerek akmalı. Yoksa amaçlılığın bizi götüreceği yer sahte bir dünyadır. Radikal duyguların motivasyonu ile betonlaşan tutumlar hem bir karşıt oluşturur hem de farkında olmadan bir ego şişmesine yol açar.

Doğaya bakalım temelde soğuk, duygusuz bir sistem gibi gözükse de bütüncül bir bakış açısı tükenmez bir sevgi, bir yardımlaşma görecektir. Şöyle ki, acıkan doymak için, yaşamın devamı için bir başkasının canını alıyor. Fakat bir timsahın küçücük yavrularını kocaman ağzına alarak kırılgan bir cam muamelesi yaparak taşıması, kartalın ağzında sakladığı yiyeceği belki ihtiyacı olduğu halde uzun süre taşıyarak yavrularına getirmesi, türlerin devamı için hayvanların, bitkilerin karşılıklı yaptıkları yardımlaşma bu bütüncül sevgiyi gözler önüne serer.

NASA Anadolu için alarm zillerini çaldı

NASA Anadolu’nun su haritasını bir hafta önce yayınladı. Şiddetli kuraklık uyarısı var. Lütfen yeşil azalması, atık, kuraklık gibi türümüzün var olup olmamasıyla ilgili sorunları hükümet düzeyinde gündeme getirmekten vazgeçelim. Bu tutumun inanılmaz zararları var. Bu tutum negatif enerji birikmesini ve hınçla elinden geleni de yapmamayı tetikliyor. Bu kötücül enerji dalgası yaşam sevincimizi, onarma gücümüzü yerle yeksan ediyor. Kaldı ki hükümetin sıfır atık projesini yapması ve uygulaması övgüye değerdir.

Doğaya saygının inancımızın bir parçası olduğu kitlelere anlatılmalı; Anadolu çöp dolu. Ambalajlanmış, paketlenmiş sözde gıdalar Anadolu’nun en ücra köşelerinde bile umarsızca tüketiliyor. Tüketim arttıkça kuş uçmaz kervan geçmez köylerde çöp dağları oluşuyor. Anadolu’nun hiçbir ırmağı temiz değil. Kirliliğin başat nedeni çevresinde yaşayan insanlar.

Kendinden kendine bir aydınlanma beklemek saflıktır. Doğaya, hayvana, ağaca saygı göstermenin en az ritüeller kadar inancımızın ayrılmaz bir parçası olduğu kitlelere anlatılmalı. Bunu da ideolojik köpürmenin tetiklediği kibirli sözde aydınlar değil, Anadolu insanını anlayan, sorunu us düzeyinde ele alan, bu ülkenin kültürüne yabancılaşmamış insanlar yapabilir, diye düşünüyorum.

Hüseyin Küçükkelepçe

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

Yorum Bulunamadı

Cevap Yaz

Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan