Yazarın Tüm İçerikleri

Sertaç Süral

Öykü: Akdeniz’de Nisan | Yazan: Sertaç Süral
Kara Edebiyat

Akdeniz’de Nisan

Bir kuş ölür, bir yaprak kurur, insan bir anda düşüverir. Akdeniz’de sıradan bir nisan sabahı, tomurcuklanan erik ağaçları, açan çiçeklerin güzelliği, hepsini içine sığdıran o sözde bahar coşkusu kimine ıstırap olur. Bir sevdiği gider uzak diyarlara kiminin, bir kedisini ezerler sokakta öylesine, bir sözle…

3 Mayıs 2021
Öykü: Zindan | Yazan: Sertaç Süral
Kara Edebiyat

Zindan

Yirmi dört senedir hayattayım ve yürüyorum. Kendimden koparak, nereye gittiğimi bilmeden, elle tutulur hiçbir şey yapmadan, uzayıp kısalarak, hayatın atlıkarıncasında başım çalkalanıncaya dek dönerek, tıpkı bir ayyaş gibi yürüyorum. İki üç sokak öteye, hiç bilmediğim bir yere.…

8 Mart 2021
Öykü: Felekten Bir Gece | Yazan: Sertaç Süral
Kara Edebiyat

Felekten Bir Gece

Saat ne zaman ki gece üçe yaklaşsa kıraathanenin kapısına kilidi vurup eve doğru yola koyulurum. O gün işler iyiyse “oh ne âlâ” bir gülümseme yapışır suratıma, akşamdan kalma olan türküyü mırıldanır, cebimdeki paraları eve gidene kadar sayar dururum. Çoğu kez arkamda nal seslerine benzeyen…

21 Ocak 2021
Yazı:İnsanlar Ölmez,Sadece Çürür|Yazan: Sertaç Süral
Kara Edebiyat

İnsanlar Ölmez, Sadece Çürür

Annem, elli iki yaşında, Alzheimer hastası. Her şeyi unutur, -yerli yersiz- hatırlanmayacak ne kadar gereksiz şey varsa beyin duvarını yumruklar ve o da onları dile dökerdi. Annemin tek çocuğu on yedi yaşında, işe yaramaz, mahallenin dilinden düşmeyen serseri ama bir o kadar da iyi…

28 Kasım 2019
Yazı: Hikayeden Herifler | Yazan: Sertaç Süral
Kara Edebiyat

Hikâyeden Herifler

Sessiz bir sokağın tam ortasında durup her tarafa olabildiğince dikkatli bakan ve kafaları milyon kere sarhoş olmuş iki kişi. Ben ve Çağlar. Saate bakıyorum, sabaha beş saat var. Ne yapacağımızı ikimiz de kestiremiyoruz. Onun elinde şarap şişesi, benim elimde bira. Tokuşturup yudumluyoruz. Buraya niye…

31 Ekim 2019
Öykü: Maskara | Yazar: Sertaç Sural
Kara Edebiyat

Maskara

Yirmi üç defa vuruldum, yirmi üç yerimden. Birbirinden bağımsız yirmi üç katil ve yirmi üç parmak izi. Hepsini taşıdım vücudumda. Doğduğum ilk günden bugüne kadar. Aslında yaşım kadar. Yaşlanmadım, ağlamadım hatta ölmedim. Sadece düşündüm, bana bunları yaşatan herkesi ve her şeyi. Günlerce düşündüm hatta,…

3 Ekim 2019
Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan