Platon’un Şölen diyaloğunda adı geçen gizemli bir kadın figür: Diotima. Peki, onun sesi gerçekten kime aitti ve felsefe tarihinde neye karşılık geliyordu? Bu yazı, kadının bilgeliğiyle erkeğin sözünün iç içe geçtiği yerde, sesi çoğaltmanın ve yitirmenin sınırlarında dolaşıyor. Merve Arlı, felsefenin erkek egemen tarihinde…
"Kadın Filozoflar" serimizin bu bölümünde, tarihin en parlak zihinlerinden biri olan Hypatia’yı keşfe çıkıyoruz. Felsefe, matematik ve astronomiye yaptığı katkılarla çağları aşan Hypatia, yalnızca bilgisiyle değil, fikirleri uğruna verdiği mücâdeleyle de hatırlanıyor. Peki, düşüncenin bedeli neydi? Kadınların entelektüel tarihindeki izlerini sürmek ve bilginin ışığını…
📜 Antik Yunan’ın gölgede kalmış filozoflarından biri: Aspasia. Onu tarihte genellikle bir erkeğin yanında, bir unvanın gölgesinde görüyoruz. Peki ya kendi başına bir filozof olarak düşüncelerini ortaya koymuşsa? "Sokrates, Erkek Aspasia mı?" başlıklı bu yazıda, felsefe tarihinin kadınlara bakışını sorguluyor, görünmez kılınan bir düşünürü…
Platon’un Şölen diyaloğunda felsefe ve aşk iç içe geçerken, bir davetsiz misafir tüm dengeleri sarsar. Sokrates’in dingin aklı ile Alkibiades’in taşkın tutkusu karşı karşıya gelir ve felsefenin sınırları zorlanır. Peki, aşk gerçekten felsefenin karşıtı mıdır yoksa düşüncenin en derin kaynağı mı? Merve Arlı, "Bilinmeyene…
Sofistler, felsefe tarihinde hakîkat ve bilginin doğasına ilişkin sorgulamalarıyla dikkat çeker. Bu yazıda, Protagoras’ın “İnsan her şeyin ölçüsüdür” anlayışıyla sofistlerin birey, toplum ve bilgi kavramlarına nasıl yaklaştığı ele alınıyor. Gorgias’ın, hakîkatin varlığı, bilinebilirliği ve iletilebilirliği konusundaki çarpıcı görüşleri üzerinden Sofistlerin bilgiye dair relativist yaklaşımları…
Merve Arlı, yazma eyleminin yalnızlık, kendini keşfetme ve yaşamla kurulan bağ üzerindeki etkisini Marguerite Duras'ın düşünceleri üzerinden ele alıyor bu yazısın. Duras'ın yalnızlık ve yazma arasındaki ilişkisine odaklanırken, yazmanın bir kendilik arayışı ve varoluşsal bir çelişki olduğu vurgulanıyor. Yazının aynı zamanda insanın içindeki yabancıya…
Parmenides’in “varlık birdir ve değişim yanılsamadır” argümanıyla başlayan bu bölüm, Demokritos’un atomcu teorisiyle varlığın çokluğu ve değişimi açıklamasına uzanıyor. Varlık, hareket ve gerçeklik problemleri tartışılarak, Antik Çağ filozoflarının düşünce dünyasındaki derin dönüşümler ele alınıyor. Felsefenin mantıksal ve duyusal boyutları arasındaki gerilim, yeni sorularla zenginleşiyor.…
Herakleitos’un felsefesi, dilin hem gizleyen hem de açığa çıkaran yapısıyla, görünenin ardındaki anlamı keşfetmeye çağırır. Ona göre, kozmos düzenli bir şekilde var olurken, insanın yaşam tarzı (ethos) onun kaderini (daimon) belirler. Felsefesi, sürekli dönüşüm ve değişimi merkezine alır; bu bağlamda, bilgelik ve anlama çabası,…
Son yıllarda çokça duyduğumuz ve bazen çaresizlik içinde ah çekerek, bazen öfkeyle tekrar ettiğimiz bir deyiş var: Coğrafya kaderdir. Bazen sonunda ünlem bazen de üç nokta var bu ifadenin. Biz elbette “coğrafya kaderdir” sözünün bizim için ne ifade ettiğini ne kadar çok duygu barındırdığını…
Yunan düşüncesinin dönüm noktalarını keşfetmeye hazır mısınız? Bu bölümde, mitostan logosa geçiş sürecindeki beş büyük dönüşümü inceliyoruz: Teolojik, politik, kozmolojik, epistemolojik ve ahlâki dönüşüm.…
M.Ö. 500’lü yıllara gittiğimizde karşımıza bazı kişiler çıkar. İlk grup Homeros ve Hesiodos gibi şairlerdir. İkisi de Yunan dünyasında bilgeliği temsil eder. Özellikle “İlyada”, “Odysseia”, “Theogonia”, “İşler ve Günler” gibi eserlerinde Yunan dünyasının en temel fikirlerini ortaya koyarlar. Bu eserlerde kozmolojiye, ahlâka, politikaya ve…
Antik Çağ felsefesi, yalnızca düşünsel bir birikim değil; aynı zamanda insanlığın zihinsel yolculuğunun bir başlangıç noktasıdır. Bu miras, sadece dönemin değil, günümüze uzanan felsefî, bilimsel ve kültürel temelimizi oluşturur.…
Quod vitae sectabor iter? (Hayatta hangi yolu tutacağım acaba?) Felsefeye getirilen en büyük eleştirilerden biri, gündelik hayatın zorluğu altında yorulan, ezilen ve sorunlardan bıkan birey için yeterince etkin çözümler üretemiyor olması sanırım. Diğer bir deyişle, felsefe, kimileri için yaşam yolculuğumuzda sanki bize eşlik edemez…













