Kurgu Dışı

Yeni Dünya Yeni Kurallar

8 Nisan 2025

Kitap: Yeni Dünya Yeni Kurallar | Yaşam Zevkine Ulaşmanın Bugünkü Yolları | Yazar: Vedat Milor | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Yeni Dünya Yeni Kurallar | Yaşam Zevkine Ulaşmanın Bugünkü Yolları | Vedat Milor

Vedat Milor ile sohbet ediyormuşum gibi hissettim. Öyle kanlı canlı bir etkisi var kitabın. Kaliteli sohbete doydum, şükür. Milor’un da hayattan keyif aldığı anlar kaliteli sohbet ettiği anlarmış. Çevresini buna uygun şekillendirmeye dikkat ediyormuş. Vedat Milor’un çevresinde de bir zahmet kaliteli sohbet edebileceği insanlar olsun. Onun bile yoksa -ki yer yer bundan yakınıyor- biz ne yapak, ölek mi?

Yeni Dünya Yeni Kurallar | Bu Bir Kişisel Gelişim Kitabı Değildir

Milor öncelikle daha başta öğüt vermek, kişisel gelişimimize katkı sağlamak gibi bir cürette bulunmadığını ifade ederek gönlümü kazanıyor. Bu arada bulunsa bulunur, kimse de yadırgamaz. Ama kendisi memlekette had, hudud bilen iki insandan biri. Diğeri ben.

Yeni Dünya Yeni Kurallar | Yeni Meslekler, Yeni Zenginler

Söyleşi şeklindeki kitapta Milor, dünyanın nereye gittiği sorusuna yeni meslekler, hatta aslında meslek sayılmayacak işlerden bahsederek cevap veriyor. Özellikle 2000 sonrası bilgisayar, internet, sosyal medya ve pandemi ile ilerleyen süreçte yeni ünlüler ve zenginler doğduğunu ve bu çağdaki insanların adaptasyon yeteneğinin gelişkin olması gerektiğini anlatıyor. Çünkü bu süreç öğrenilebilecek bir şey değil, ancak adapte olunabilecek bir şey ona göre. Kripto para, borsa, girişimcilik vb olaylar kendi zenginlerini yarattı. Genellikle de yaşı epey genç zenginler. Vedat Milor burada beş yılda elli ila seksen beş milyon dolar kazanılan şirket çalışanlarından bahsediyor. O kadar para edecek ne yapmış olunabilir, aklım almıyor. Vedat Milor burada Refik Halid Karay’dan bir alıntı yapıyor:

“Paranın sahibine yakışabilmesi asırlar meselesidir. Servet önüne gelenin sırtında zarif durmuyor. Zengin hazinesini hamal gibi maddi güçlükle, kaba tavırlarla değil; dimağı dolu bir alim gibi manevi bir yorgunluk, nazik edalarla taşımalı; parasını dolu gibi kıra vura değil, nisan yağmurları gibi içire içire sarf etmeli; zenginin dışarı verdiği yegane tesir kendine sövüp saydırmak değil, beğenilip sevdirmek olmalı…”

Günümüz zenginlerine bakarsak sövüp saymalık gibi görünüyor. Ya da bakmayalım, gözlerim kanıyor altın varakları ve lüks otomobillerinin çakarlarından.

Bazı zenginlerin tasavvur edilemeyecek kadar çok zengin olduğunu ve bunların istemeseler de servetlerinin artmaya devam ettiğini söylüyor. Böyle bir sistemde de para kazanmak için bu zenginlerin etrafında pozisyon alındığını görüyor. Bunların danışmanları, avukatları, psikiyatrları, stilistleri, sosyal medyalarını yönetenler… gibi.

Yeni Dünya Yeni Kurallar | Şikayetler

Ülkemizde insanların suçu hemen başkalarına attığını söylüyor Vedat Milor. Hem şikayet eder hem hiçbir şey yapmazlar, diyor.

“Mikro düzeyde, insanların şikayet ettikleri birçok konu hakkında alternatifler bulma, farklı bir şeyler yapma seçenekleri vardır ama o gücü kullanmak istemezler ve kendi kendilerini aldatırlar.”

Bu benim de yakındığım bir konu. Bu Engin Geçtan’ın da yakındığı bir konu. “Zamane” adlı kitabında şikayet kültüründen bahsediyor Geçtan; bugün şikayet kültürü var, eskiden yoktu, diyor. Eski dediği 1940’lı yıllar. Her ne kadar Türkiye İkinci Dünya Savaşı’na girmemiş olsa da dönemin ekonomik sıkıntılarını yaşadı. Buna rağmen Geçtan’ın anlattığına göre onca sıkıntıya rağmen insanlar yakınmazmış. Bugünse birine dokunun bin ah işitirsiniz “Kahırseverlik” diyor buna Geçtan. Bunun sebebinin de “üretilmiş kaygı” olduğunu söylüyor. Eskiden insanın hayatında somut nedenler vardı, bugün ise gelecek kaygısı, fakirlik korkusu, başarısızlık, yetersizlik gibi somut olmayan soyut olarak var edilen yani üretilen kaygılardan bahsediyor.

Yeni Dünya Yeni Kurallar | Karanlık

İçinde bulunduğumuz ülke koşullarını karanlık görüyor Milor:

“Otoriterlik de değil, bariz bir diktatörlükle yönetiliyoruz çünkü kararları esasen bir kişi alıyor.”

Karamsar bir şey daha söylüyor:

“Özellikle Türkiye’de kim gelirse gelsin, ne olursa olsun değişmeyecek bir durum var. Yasal yollardan iyi iş ve ciddi gelir sahibi olmak çağı geçti.”

Deme.

Yeni Dünya Yeni Kurallar | Hayatı Güzelleştirmek

Hayatı güzelleştirmekten bahsediliyor kitapta. Bunun için yaşam sevgisi olmalı, diyor Milor. Bunu söylerken de hayatın gerçeklerini bilip fakirlik içindeki insana hayatını şöyle güzelleştirebilirsin gibi yalandan sözler söylemeyelim, diye ekliyor.

Yeni Dünya Yeni Kurallar | İlham, İnfluencer’lar, Sosyal Medya

Rol modelleri konusunda da konuşuyor. İlham alınan kişi ile bir bağ kurulabilmeli diye düşünüyor Milor. Yoksa ona aslında ona ait olmayan özellikler yükleyip idolleştirirseniz sonra hayal kırıklığına uğrarsınız, diyor. Kendisi eksikliklerini biliyor, bu yönlerden iyi olan çevresindeki insanları örnek alıyor. Bir insanı tümden değil, kendisine yakın bulduğu yanlardan ilham alıyor.

İnfluencer’ları başarılı bulmuyor. Onların çalıştığını ve çabaladığını düşünüyor ama kalıcılık sağlamalarını zor görüyor.

Sosyal medyanın demokrasi için iyi olmadığını düşünüyor. Demokraside farklı fikirlerin ortaya çıkması ve tartışılması önemli. Ama sosyal medya bizi sadece aynı fikirde olduklarımızla buluşturuyor. Diğerlerine denk gelindiğinde ise bir tartışma değil, genelde küfürleşme yaşanıyor. Bunu da demokratik bulmuyor Milor.

Yeni Dünya Yeni Kurallar | Yemek Kültürü ve Lokantalar

Tabii yemek kültürü ve lokantalardan da konuşuyorlar.

Yemek kültürümüzü genel olarak övüyor ama üzüntüleri de var. En üzüldüğü konu da kalitesizleşme. Tarım ve hayvancılıkta düşüş, ustalığın azalması, yemeği paylaşma ve yemekte buluşmanın azalması da yemek kültürünü olumsuz etkiliyor.

“En iyi lokantada en iyi mantıyı yiyeceğime, aile sofrasında veya daha ekonomik bir lokantada dostlarla o kadar mükemmel olmayan bir mantıyı yemeyi isterim. Bu daha zevklidir” diyor.

Yaptığı televizyon programında “Lokanta” adı verince diğer lokantaların sahipleri Vedat Milor’u haksız rekabete yol açtığı gerekçesiyle şikâyet etmiş. Bunun üzerine programda artık lokanta adı geçirmemeye başlamış. O zaman da izleyici kızmış programda bahsedilen yeri bulamadığı için. RTÜK’e değil de Vedat Milor’a kızmışlar ve Milor da bu duruma içerlemiş tabii. Sonra da program yayından kalkıyor zaten.

Yeni Dünya Yeni Kurallar | Avukatlık

Bu kitaptan öğrendim ki Vedat Milor avukat olmayı düşünmüş. Hatta start-up’larla çalışan bir hukuk şirketinde staj yapmış. Burada yapılan sözleşmeler için junior (kıdemsiz) avukatlar çalıştırılırken zamanla işler yapay zekâya devredilmiş. Bu durumun kıdemsizler için avukatlığı zorlaştırdığını, patronlarınsa lehine olduğunu söylüyor. Böyle bir dünyada kendisine yer bulamamış Vedat Milor. Bir avukat olarak işte benim dünyam. Ben işlerimi yapay zekâya devredemedim ama, çünkü yapay da benim zekâ da benim. Bu arada Vedat Milor’un avukat olmaması çok daha iyi olmamış mı? Avukat bir Vedat Milor’dansa ülkenin akla gelen ilk gurmesi Vedat Milor olmak çok daha iyi bir kariyer bence.
 
 
Saygılar,
Hülya Erarslan©
 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

No Comments

Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

error: Kopya korumalı içerik!

Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan