Ayurvedik Yaşam

Benim Ayurvedik Dünyam

22 Ocak 2019

Benim Ayurvedik Dünyam
İnsanın içine ateş düştü mü, çok istedi mi her şeyi yapar. Bazen de hayatınızda yaptıklarınız sizi öyle bir yolculuğa çıkartır ki, yapılması gerekenler kendiliğinden içinizde kıvılcım olur. Benim Ayurveda hikayem de biraz böyle.

Hayatımı değiştirmeye karar vermem ve Ayurveda’yı hayatımın merkezine almam arasında geçen süre neredeyse iki yıl. Ama bu iki yıl; “Şimdi hayatım Ayurvedik olmalı!” dediğim iki yıl değil.

İstanbul, iş hayatı, yılgınlıklar, hayal kırıklıkları, ait olma/olamama, stres yönetimi zayıflığı, gelecek endişesi ve yoğun farkındalıklar ile birlikte gelen kırk birinci yaş günümde kendime şu soruyu sordum; “Müge, nerede ise yolu yarıladın. Hayatının geri kalanını böyle mi yaşamak istiyorsun?”

Benim Ayurvedik Dünyam

Ayurvedik Yaşam

O gün yolun geri kalan yarısı için kendime bir hayal kurdum; “Sıcak bir yerde, beyaza boyalı bir evin bahçesinde, ağaçların altında bir kamelya, uçuşan perdeler ve bir terapi masası.” Sadece bedeninizi değil, zihninizi de sakinleştirecek bir dinlenme alanı. Size özel çaylarla, sularla karşılandığınız, doğal atıştırmalıkların hazır beklediği, bambu sandalyelerinde dinlendiğiniz bir sakinlik merkezi.
4 aylık okul dönemi, yazın 35 günlük Hindistan seyahati ile birlikte Ayurveda’nın ilk kapıları açıldı.

Sadece beden terapi üzerine çalışmaya başladığım 5000 yıllık bu kadim bilim, beni öyle bir içine aldı ki, hayallerimin ötesinde bir yolculuğa çıktım.

Hindistan seyahatim bana sadece mekan değil, zaman yolculuğu da yaşattı. Ayurveda için girdiğim her kapı, okuduğum her yazı, 5000 yıl öncesini düşünmeye ve tarihsel süreçleri incelemeye sevk etti. İlginç bir şekilde okudukça derinleşti, derinleştikçe merakım arttı. Artık sadece bu işin terapi kısmı ile değil tüm dinamikleri ile ilgilenmeye başlamıştım.

Bu dinamikler kendi yaşamım içinde şekil alarak bütünsel sağlığıma bakış açımı değiştirdi.

İnsan hayatına, beden, zihin ve ruh dengelenmesi olarak bakan bu bilim dalının, bugünkü modern hayat içinde uyarlanabilecek hali ile yaşamaya devam ediyorum.

Ayurveda’yı rehber olarak kullanırken, bedenime ve bana gösterdiği simyalara kulak veriyorum.

Artık biliyorum ki; ne yaparsanız yapın tüm simya sizsiniz ve sizin bedeniniz!

Bir sonraki “Ayurveda ile tanışın” yazımızda buluşuncaya kadar;

Mutlu ve Dengede Kalın!

Müge Murat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 22 Ocak 2019 at 20:47

    Sen ve Ben, belli bir yaşla birlikte tam da bahsettiğin aydınlanmayı yaşayan yazarların çoğunlukta olduğu bir topluluk. Sanırım bu sitenin kurucusu olarak, benim de 40 yaşından sonra “Ne yapmak istiyorsun?” sorusuyla harekete geçtiğimi söyleyebiliriz.
     
    Ve biliyor musun yazarlarımız arasında ikinci üniversite okuyan o kadar çok ki, hayallerinin peşinden koşan ekibimizle gurur duyuyorum.
     
    Yazılarını paylaşacak mecra olarak sitemizi seçtiğin ve aramıza katıldığın için inanılmaz mutluyum. Birlikte harika bir yolculuk geçireceğimize şüphem yok. Hoş geldin aramıza canım.

  • Cevapla Beril Erem 22 Ocak 2019 at 21:53

    Canım arkadaşım, aramıza hoş geldin 🙏
     
    İnsanın kendine dönüş ve kendini bulma yolculuğu belki de gidilen yolda en zor dönemeç. Ama sen bu dönemeci beni hayran bırakan müthiş dinginliğin ve sağ duyun ile bilge bir keşişin sabrıyla geçtin/geçiyorsun.
     
    Hikâyeni, bildiklerini paylaşma açık yürekliliğinde olduğun için seninle ayrıca gurur duyuyorum ama bir de burada aynı çatı altında seninle kalemdaş olmak beni daha da gururlandırdı.
     
    Bir sonraki yazını sabırsızlıkla bekleyeceğim 💞

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 22 Ocak 2019 at 23:18

    Hiç bilmediğim bu dünyanın kapılarını sizin ile açacağım. Hoş geldiniz 🤗🦋🦋

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan