Biraz Kitap

Ruhların Kaderi

5 Şubat 2019

Ruhların Kaderi | Michael Newton


Ruhların Kaderi | Michael Newton

Geçen hafta bahsettiğim Ruhların Yolculuğu kitabının devamı bu: “Ruhların Kaderi”

İlk kitabı okuyup tadına doyamayanlar ve aklında çeşitli sorular doğanlar yazarı darlamışlar, o da devam niteliğinde bunu yazmak durumunda kalmış.

Ruhların Kaderi | Konu

İlk kitap için yaptığım girizgahı yine yapayım:

Michael Newton bir hipnoterapist. İnsanları hipnozo sokuyor, (tabii insanların kendi istek ve rızalarıyla) hipnozdaki insanlar öte aleme gidiyor ve orada gördüklerini aktarıyorlar. İşte kitapta bu aktarımlar ve yazarın yorumları yer alıyor.

Hiç Bir Yakınınız Öldü mü?

Benim hiç bir yakınım ölmedi. O acıyı bilmiyorum. İşte bu acıyı yaşayanlar için teselli olabilecek bilgilerle başlıyor kitap. Ölen sevdiğimiz hemen hayatımızdan çıkmıyormuş. Ruhu bir süre daha, en azından biz kendimizi daha iyi hissedene kadar bizimle kalıyormuş. Biz bunu kolay kolay hissedemiyormuşuz o ayrı.

Buna dair kitapta yer alan örnekler çok çarpıcı.

Örneğin çok sevdiği karısını kaybeden biri var. Kadın gülleri çok sever, gül ekermiş. Kadın öldükten sonra kocasının tek başına ve derin bir mutsuzluk içinde olduğunu gördüğü için ona yardım etmek istemiş. Onun yanında olduğunu hissetmesi için bir çiçekçi aracılığıyla onu güllere yönlendirmiş.

Adam gül kokusunda karısının varlığını hissedip rahatlamış.

Bir başka örnekte adam ölüyor, karısı çok üzgün. Bir çocukları var. Kadın ve çocuğu başbaşayken çocuk “Babam şu an bizimle anne,” diyor. Anne tabi inanmıyor ve gülümseyip geçiyor ama o gülümseme zaten kadının bir nebze olsun kendisini iyi hissettiğini gösteriyor.

Bu arada çocuklar bu konuda aslında ciddi. Çocukların kendi kendine konuştuklarına, hayali arkadaşları olduklarına şahit olmuşsunuzdur. Bunların ruhlar olduğu söyleniyor.

“Sevdiğimiz insanların yokluğunun acısını çekerken, onlar esrarengiz şekillerde bize gelebilirler, özellikle de zihnimiz yüzeysel bir alfa haline geldiğinde. Bu anları ötealemden gelen mesajlar olarak kabul edin ve bunların sizi ayakta tutmasına izin verin.”

Önceki kitabı anlatırken söylediğimi tekrarlamalıyım; kitaptakiler ne kadar doğru ne kadar kurgu bilemem ama doğru olduğu varsayımından yola çıkarak anlatıyorum.

İntihar

Yazar, hipnoza soktuğu insanların öte alemdeki hallerini olduğu gibi geçmiş hayatlarını da hatırlamalarını sağlıyor. Yüz yıllardır hatta bin yıllardır yeryüzüne değişik bedenler ve hayatlar içinde gelip giden ruhlar olduğunu söylüyor. Bu ruhlar her seferinde daha iyi olmak için gelip gidiyorlar.

İntihar eden ruhlar için bir ceza olmadığını söylüyorlar. Sadece pişmanlık hissediyorlarmış. Çünkü intihar etmek, bir dersin sınavını geçememek gibi görünüyormuş. Tekrar o dersi almak, yani tekrar aynı sınıfı okumak gibi bir şey. O yüzden de o hayatı iyi yaşayamamış olmanın pişmanlığı oluyormuş daha çok.

“Ruh dünyasında her ruhun, kasıtlı ya da kasıtsız, yaptığı yanlış şeylerin gelecek bir yaşamda bir biçimde telafi edilmesi gerekeceği şeklinde bir ilke vardır. Bu bir ceza ya da kefaret değil, karmik gelişim için bir fırsattır. Ruhlar için, belki de yeryüzü dışında, bir cehennem söz konusu değildir.”

Yaşam Kitapları

Ruhlar yeryüzündeki hayata gelmeden önce yaşam kütüphanesindeki yaşam kitaplarına bakıp yaşayacakları hayatı seçiyorlarmış. Bu kitaplar bildiğimiz anlamda satır satır, kelime kelime şeklinde değil de holografikmiş, söz konusu hayatı kabataslak, film şeridi gibi gösteriyormuş.

Ama her şey de gösterilmiyormuş. Özgür irade varmış. Örneğin intihar öngörülmüyormuş.

Doğru anladığımdan pek emin değilim ama galiba beden ve ruh, ikisi ayrı mekanizmalar. Ruh, anne karnındaki bebeğe, üç ayı geçtikten sonra geliyormuş. Öncesi çünkü anlamsız oluyormuş. Ruh ve anne karnındaki bebeğin tanışma hikayesi de var bir örnekte. “Sen kimsin?” diye soruyor bebek, ruh da onu korkutmadan kendini tanıtıyor, böyle garip bir şey.

Tanrı

Yazar da, ilk kitabın etkisindeki okuyucular da şunu merak ediyormuş. Tanrı?

Yazarın vakalarından hiçbiri bir Tanrıdan bahsetmiyor. Genel olarak bir birlik, bir denge, bütünsel bir güç… bu tip şeylerden bahsediyorlar ama bildiğimiz anlamda Tanrı ve benzeri bir ifadeden bahsetmiyorlar.

Benim tüyler yine diken diken.

Bu kitap, Ruhların Yolculuğu’nun üstüne çok iyi oldu, çok da güzel iyi oldu.

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 5 Şubat 2019 at 07:58

    İnsanlığın en merak ettiği sorulardan biri, ölümden sonra bize ne olduğu. Buna verilen cevaplar yaşamımızı ne şekilde sürdüreceğimizi belirleyebiliyor. Bu soruya cevap araması açısından ilgi çekici bir seri olmuş Michael Newton‘ın bu iki kitabı.

    • Cevapla Hülya Erarslan 8 Şubat 2019 at 16:48

      Özellikle ölümden sonrası ile ilgili korkusu olanlara korkulacak bir şey olmadığını gösteriyor bu iki kitap.

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan