Kurgu Dışı

Sihirli Hap

11 Şubat 2025

Kitap: Sihirli Hap | Yeni Zayıflama İlaçlarının Olağanüstü Faydaları ve Tedirgin Edici Riskleri | Yazar: Johann Hari | Yorumlayan: Hülya Erarslan


Sihirli Hap | Yeni Zayıflama İlaçlarının Olağanüstü Faydaları ve Tedirgin Edici Riskleri | Johann Hari

Kitaba adını veren sihirli hap Ozempic.

Ben bu hapın adını ilk kez magazin haberlerinde duymuştum. Hollywood ünlüleri arasında meşhurmuş. Kilolu ünlülerin çok kısa zamanda zayıflamasıyla ilgili haberlerde bu ilacı kullandıkları iddia ediliyordu. Kitapta da bu ilaçtan bahsediliyor.

Sihirli Hap | Kullanıcı Görüşleri

Bu ilacın olayı şuymuş: Bize doyduğumuzu haber veren GLP-1 adlı bağırsak hormonunun yapay bir kopyası imiş. Böylece az yemekle tokluk hissini artırıyormuş.

Yazar obez olduğunu ve Ozempic kullanmaya başladığını açıklıyor. Bu kapsamda deneyimlerini ve araştırıp öğrendiklerini yazmış.

Yazar, pandemi sonrası katıldığı bir partide öğrenmiş bu hapı. Herkes pandemide kilo almıştır zannederken bakıyor ki herkes fit. Öğreniyor ki bu ilaç sayesinde. Kendisi de kullanmaya başlıyor. Bunun üzerine iştahı kesiliyor, eskisi kadar yeme isteği olmuyor.

İlaç aslında diyabet hastaları için üretilmiş. Hastaların kilo verdiği gözlenince obezler de kullansın denmiş.

Kullananların iştahı kesiliyor ve yemek hakkında o kadar düşünmemeye başlıyorlar. Yani bir bakıma düşünme biçimlerini değiştiriyor bu hap.

Ama ilacı bırakınca yine kilolar alınıyor. Bu yüzden ömürlük bir ilaç kullanımı gerekiyor.
Yazar kısa zamanda ideal kilosuna kavuşuyor. Yan etkileri olarak bulantı, kusma, geğirme, kabızlık yaşıyor.

Sihirli Hap | Neden Şişmanlarız?

Yazar neden şişmanladığını araştırmaya başlıyor. İlk karşılaştığı şey yemek diye yediklerinin yemek olmadığı. Gıda fabrikalarında yemek pişirilmiyor, imal ediliyor. Market raflarında aldığımız yiyecekler neredeyse tamamen kimyasal. Üstelik bunlara alıştıktan sonra bir daha gerçek, sağlıklı, normal yemek yavan geliyor, yemek istemiyor insanlar.

İşlenmiş gıdalar ayrıca tokluk hissimize zarar veriyor. Bunun bir sebebi daha az çiğnemek. Bu gıdalar yumuşak oluyor ve az çiğniyoruz. Halbuki daha uzun çiğnediğimiz yiyeceklerde beden yiyeceğin geldiğini anlayıp bize doyma sinyali gönderiyormuş. Ama çiğnemek gerekmediğinde tıka basa yiyene kadar sinyal almıyormuşuz.

Kilo almaların sebebi olarak:

  1. Biyolojik nedenler (Beynimizdeki değişimler, genlerimiz vb)
  2. Psikolojik nedenler (Stres, çocukluk travması vb)
  3. Toplumsal nedenler (Yalnızlık, mali güvensizlik vb)

diye sayıyor yazar.

Ayrıca kötü yiyeceklerin kolay ulaşılır olmasına karşılık iyi yiyeceklere zor ulaşılan bir ortamda yaşıyoruz. “Aslına bakılırsa pek çok insan uygun fiyatlara taze yiyecekler satın almanın imkânsız olduğu yiyecek çöllerinde yaşıyor.” Buna “obezojenik ortam” dendiğini öğrendim kitapta, yani obez olmayı kolaylaştıran ortam.

Sihirli Hap | Diyet ve Egzersiz

Zayıflamak isteyenlere ilk olarak diyet yapmaları önerilir. Yazar bunu da sorgulamış. Diyet kısa vadede sonuç verse de uzun vadede insanlar eski kilolarına geri dönüyormuş.

Egzersiz de akla geliyor. Ama bu da şu yüzden pek işe yaramıyormuş: “Kötü bir beslenmeyi koşarak telafi edemezsiniz.”

Sihirli Hap | İlacın Zararları

İlacın zararlarını şöyle belirtiyor yazar: Çok hızlı kilo verdirdiği için yüz ve kalçalarda sarkık görüntü, tiroit kanseri riski, pankreasta sorun, mide felci, kas kütlesi kaybı. Bunların yanı sıra diyabet hastalarının artık ilaca ulaşamaz hale gelmesi. Ek olarak ilaca talep arttıkça muadil ama içeriği belirsiz ilaçlar üretilip satılması.

İşin bir de endüstriyel boyutu var. Yazarın kanaatine göre; Ozempic kullanımı artarsa fast food şirketleri kazanç kaybetmeye başlar. İlacı kullananlar daha az alkol aldığı için alkollü içki piyasası da etkilenir. Kalça ve diz protezleri satan şirketler de etkilenir çünkü obezite bedenin bu kısımlarına zarar veriyor, ilaç sayesinde obeziteden kurtulanlar artık bu protezlere ihtiyaç duymaz. Hatta havayolu şirketleri de etkilenir. Uçakta daha zayıf insanlar olunca daha az yakıt yakılırmış.

Sihirli Hap | Ne Yapmalı?

Kitabın sonunda görüyoruz ki bize verilen yiyeceklerin kökten değişmesi gerekli. Berbat yiyeceklere bağımlılıktan kurtulmak şart. Bu da tabii bireysel emekten daha fazlasını toplumsal bir dönüşümü gerektiriyor.

Yazar yemek kültürlerini görmek için Japonya’ya gitmiş. Oradaki yemek kültürünü beğenmiş. Çok sayıda küçük tabakta porsiyonlar, çeşitli tatlardan oluşan dengeli yemekler ve bu sistemin çocukluktan aşılanması… ABD ve diğer kültürlerde pek mümkün gözükmeyen bir şey.

Yazar burada okuyucuya bir tercih sunuyor. Obez olarak da bazı hastalık riskleri ile karşı karşıyasınız, bu ilacı kullanıp zayıflayarak da. Tercih sizin.
 
 
Saygılar,
Hülya Erarslan
 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

2 YORUMLAR

  • Yanıtla Burak Süalp 15 Şubat 2025 at 07:19

    Sevgili Hülya, sayende hiç bilmediğim bir şey daha öğrenmiş oldum. Her şeyden makul miktarda yemeyi ve fitliğini zayıflıkla değil düzenli spor yaparak korumayı seven birisi olarak hiç bana göre olmasa da bilmekte fayda var. İyi ki okumuş, iyi ki yorumlayıp paylaşmışsın.
     
    Kalemine sağlık.

  • Yanıtla Hülya Erarslan 27 Şubat 2025 at 13:00

    Spor en iyisi tabii. Keşke hepimiz hayatımızın bir parçası haline getirebilsek sporu.
     
    Teşekkür ederim değerli yorumun için.

  • Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

    error: Kopya korumalı içerik!

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan