“Öğrencinin her şeyi kendi başına görmesi, sürekli karşılaştırması ve hep şu üç soruya cevap vermesi gerekir: Ne görüyorsun? Ne düşünüyorsun? Ne yapıyorsun? Sorular sonsuza dek böyle uzayıp gider.”
Cahil Hoca, Jacques Ranciere
2019 yılıydı…
Dinleyici olarak katıldığım bir çocuk edebiyatı söyleşisinde konu döndü dolaştı çocuklarla felsefeye geldi. Ülkemizin tanınmış, sevilen çocuk edebiyatı yazarlarından biri şaşkınlıkla sordu:
“Çocuklarla felsefe mi? Çocuklar nasıl felsefe yapsın?”
Belli ki ilk kez duyuyordu böyle bir disiplinin varlığını ve felsefenin ne olduğu konusunda sanırım kafası biraz karışıktı. Aradan geçen yıllarda her yerde konuşulur hale geldi çocuklarla felsefe ve sosyal medyada sık sık anılır, reklamı yapılır oldu.
Şimdi de sıklıkla bir modadan ibaret olup olmadığı sorgulanıyor. Sorgulayanlar çok da haksız sayılmazlar çünkü ülkemizde eğitim adına yapılan birçok şeyin bir süre kullanıldığına(!), daha meyvelerini toplamaya fırsat bulamadan yerini başka, daha havalı bir akıma bıraktığına sık şahit oluyoruz. Özellikle biz eğitimcilerin çok mustarip olduğu bir konu bu…
Tekrar soruya dönecek olursak, buna cevap vermek çok kolay aslında. Bir şeyin, özellikle eğitim alanında yapılan etkinliklerin gelip geçici bir moda olup olmaması bizim onunla ne yaptığımızla ilişkili. Bu nedenle sorunun cevabı hem evet hem hayır.
Gelin biz onun moda olmadığını kabul edip onunla ne yapabileceğimize, ne olduğuna, ne olmadığına birlikte göz atalım ve öncelikle yazarımızın sorusuna birlikte cevap arayalım:
Çocuklar Felsefe Yapar mı?
Birçok insana göre felsefe sadece birtakım özel yetişkinlerin ilgilendiği, zor anlaşılan bir disiplin. Yine birçok kişi felsefe yapmanın birtakım soyut kavramları içeren derin bir düşünme şekli olduğu konusunda hemfikir. Buna bağlı olarak çocuklarla yapılan çalışmaların felsefe olmadığını ifade eden düşünür ve felsefeciler de mevcut.
Onların bu görüşü, soyut kavramlarla yapılan üst düzey felsefi etkinliklerin felsefe yapmanın tek yolu olarak görülmesinden kaynaklanmakta aslında. Oysa, felsefenin doğası gereği, felsefe yapan çocuğun bu disiplini tanıması gerekmez. Çünkü çocuk da kendi doğası gereği küçük yaşlardan itibaren merak duyar, inatla, ısrarla soru sorarak merakını gidermeye çalışır.
Özellikle küçük çocuklarla çalışan öğretmenler bunu her anlarında deneyimler. Küçük çocuklara öğretmenlik yapmak, sürekli sorular soran, cevap almak için arkanızda dolaşan, kendilerini ikna etmenizi bekleyen bir sınıf dolusu çocukla birlikte olmak demektir.
Hayretin Peşinde Öğrenmek
Aristoteles, Metafizik’te tam da bu noktaya işaret eder ve “İnsanlar doğaları gereği bilmek ister” der. Ona göre çocuklar hiç kuşkusuz, insanlar arasında en çok hayret eden ve bilmek isteyenlerdir.
Platon da Theiaitetos’ta açık bir şekilde filozofu başkalarından ayıranın da felsefeyi başlatanın da bu hayret olduğunu belirtir. (Platon, Theaitetos, 2022, s. 155d)
O halde şunu söyleyebiliriz ki küçük çocuklarla felsefe yapanlar arasında yakın bir ilişki vardır, tek bir farkla; çocuklarla felsefe yapmak, felsefî sistemlerin ayrıntılarını onlara tanıtmak, felsefe tarihini öğretmek ya da filozofların hayatını anlatmak değil, kendi varoluşsal sorunlarını anlamayı ve bunlardan kaynaklanan sorularını kavramsal düzeye taşımalarına yardımcı olmaktır.
Montaigne de felsefe ve çocuk arasındaki ilişkiyi şöyle ifade eder:
“Felsefeyi çocuklar için ulaşılmaz, asık suratlı, çatık kaşlı ve belalı göstermek büyük bir hatadır. Onun yüzüne bu sahte, bu kaskatı, bu çirkin maskeyi kim takmış? Mademki asıl felsefe bize yaşamayı öğreten felsefedir ve mademki çocuğun da öbür yaştakiler gibi alacak olduğu dersler vardır, niçin çocuğa felsefe öğretilemezmiş?”
Buradan yola çıkarak, doğası gereği hayret duyan ve bilmek isteyen çocuğa Montaigne’in öğütlediği gibi yaşamayı, iyi yaşamayı öğreten bir felsefe yapma yolunu öğretmek esas olmalıdır.
Burada başka bir soru karşımıza çıkıyor:
Çocuklarla Felsefe, Çok Kullanılan Adıyla P4C Nedir ve Nasıl Yapılır?
Harun Tepe, UNESCO Verileri Işığında Dünyada Çocuklar İçin Felsefe isimli makalesinde, çocuklarla felsefe etkinliklerinin tanımını, felsefeyi erken yaşlarda çocuklara götürme, felsefî düşünceyle çocukları erken yaşlarda tanıştırma projesinin gelenekselleşmiş adıdır; şeklinde tanımlamıştır. (Tepe, 2023, s. 77)
Felsefe eğitimlerinin okul öncesinden başlanarak aynı başlık altında kapsanması, bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. İnsan yaşamında çocukluk ve gençlik dönemlerinin sınırlarının belirsiz olması nedeniyle gençlik döneminin üniversite yıllarını da içine alacağı göz önünde bulundurularak Çocuklar İçin Felsefe teriminin okul öncesi ve ilköğretimde yapılan eğitimler için kullanılması daha uygundur.
Çocuklarla felsefe etkinliklerine ait konular, ilkokul müfredatındaki derslerin tamamıyla disiplinlerarası yapılandırılmış planlamalar yapmaya uygun içeriklere sahiptir. Ancak bu disiplinin diğerlerinden ayrılan çok temel özellikleri vardır. Çocuklarla felsefe etkinliklerinde katılımcılar bir soruşturma topluluğu gibi çalışır. Bu etkinliklerde, diğer derslerden farklı olarak çocuğa ait sorular cevaplanmaz ve genel geçer doğrular dikte edilmez.
Bu derslerde yapılan, Sokratesçi gelenekle diyalogların genişletilmesi ile ilerleyen soruşturmalardır. Soruşturmalar sırasında çocuk eleştirel düşünür, fikir ve yargıları sorgular, akıl yürüterek yeni bağlantılar kurar. Bu yöntem çocuklarda konuşma, dinleme, özerk öğrenme, eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerinin gelişmesini sağlar. Soruşturmalarda yer verilen kavramlar, diğer disiplinlerle bağlantılı ya da bağımsız bir metinden, hikâyeden, haberden ya da var olan günlük yaşam problemlerinden yola çıkılarak çocuklar tarafından yeniden inşa edilir.
Bu anlamda, çocuklarla felsefe dersleri, Latince educare türünden yani eğitilenlere salt bilgi veren yaygın anlamdaki eğitime değil, educereye işaret etmektedir. Ray Billington’a göre educere ilkesine göre yürütülen eğitimde, sonuç olarak, ilk başta bir yetkinleştirme; öğrencilerin hem dünyayı hem de kendisini keşfine izin verme; herhangi bir pragmatik nedenle değil, kişi olarak bu fikirleri ve becerileri içkin olarak değerli olduklarından fikirleri izlemek ve beceriler geliştirmek olarak görülecektir. Çocuklarla felsefe dersleri de doğrudan bilgi yüklemek değil, Billington’un ifade ettiği gibi educere anlamında bir eğitimdir.
Peki, Çocuklarla Felsefe Yapmanın Amacı Nedir?
Okulöncesi ve ilköğretimin ilk evresinde yapılacak felsefe eğitiminin hedefleri UNESCO tarafından altı başlık altında toplanmaktadır. Bunlar;
- bağımsız düşünme,
- düşünen yurttaşlar yetiştirme,
- çocukların kişisel gelişimine yardım etme,
- çocukların dil, konuşma ve tartışma yetilerini geliştirme,
- felsefeyi kavramlaştırma yeteneğini kazandırma,
- çocuklara uygun bir öğretme yolu geliştirme
olarak belirlenmiştir. (UNESCO, 2007, s. 15)
UNESCO’nun belirttiği hedeflerin bir kısmı kısa vadeli, bir kısmı uzun vadeli hedeflerdir. Çocuklarla felsefenin kısa vadeli hedefi, çocukların kendilerini ifade etme, konuşma, yazma ve metni yorumlama yeteneklerini geliştirmektir. Bunlar aynı zamanda çocuğun diğer derslerde de akademik anlamda başarılı olmasını sağlamaya hizmet eder çünkü akademik başarıya giden yolda en önemli edinimlerden olan mantıklı düşünme becerisi de bu disiplin aracılığıyla kazanılabilir.
Uzun vadeli hedeflerden en önemlileri ise sorumlu, düşünen yurttaşların yetişmesine katkıda bulunmaktır. Bu etkinlikler aracılığıyla çocuklar özgür ve eşit bireyler olarak dünyada yaşanan olaylar, toplumların ve kişilerin gelenek, tavır ve düşünceleri hakkında karşılıklı tartışma olanağı bulurlar.
Çocuklarla Felsefe disiplininin kurucusu Nurhan Direk, “Derste yapılan soruşturmalar, onların kendi toplumları ve başka toplumlar hakkında doğru değerlendirmeler yapan bireyler haline gelmesine hizmet eder. Tekilden genele giden sorgulama, birey olarak dünya içindeki yerini kavramasını sağlar” der. (Direk, 2020, s. 12)
Sonuç Olarak:
Günümüzde çocuklarla felsefe yapmanın önemine ilişkin farkındalık okulöncesinden üniversitelere kadar tüm eğitim kurumlarında her geçen gün artmakta. Çocuklarla felsefe yapmak, onlara düşünmeyi, sorgulamayı ve eleştirel bir bakış açısını geliştirmeyi öğretmenin yanı sıra diğer öğrenmelerine de felsefî derinliğin eşlik etmesine olanak sağlamakta.
Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, 2007 yılında Dünya Felsefe Günü etkinlikleri kapsamında bir gazeteciyle yaptığı söyleşide, “İlk ve ortaöğretimde bize (yani felsefeye) dört yıl boyunca birer ders verin, 20 yıl sonra çok farklı -olumlu anlamda farklı- bir Türkiye görürsünüz” diyor.
2011 yılında gerçekleşen “İlk ve Ortaöğretimde Felsefe Çalıştayı”nda bu söylemini tekrar ederek felsefe dersinin ilk ve ortaöğretimde müfredata eklenmesiyle bağlantılı düşünme, doğru değerlendirme yapabilme, etik değerler bilgisi ve insan haklarının etik eğitimi konularında var olan eksikliklerin giderilebileceğini ekledi.
Geleceğin liderleri, düşünürleri ve problem çözme becerisi olan yetişkinlerini yetiştirmek için çocuklarla felsefe derslerini desteklemek ve teşvik etmek çağımızın olmazsa olmazıdır. Çünkü Takiyettin Mengüşoğlu’nun İnsan Felsefesi’nde belirttiği gibi çocukluk çağında kazanılan davranış şekilleri, alışkanlıklar, insanın sonraki hayatı için çok önemlidir. Çünkü çocukluk çağında insanın kolaylıkla öğrendiği şeyler sonraları kendisine güçlükle öğretilebilir; hatta sonraları yapılan en güzel öğütler, yasaklar, sert bir eğitim bile etkisiz kalır. (Mengüşoğlu, 2021, s. 176-177)
Funda Yıldız Çağlar©
Referanslar ve Kaynakça:
- Direk, N. (2020). Filozof Çocuk. İstanbul: Pan Yayıncılık.
- Mengüşoğlu, T. (2021). İnsan Felsefesi. İstanbul: Doğubatı.
- Tepe, H. (2023). UNESCO Verileri Işığında Dünyada Çocuklar İçin Felsefe. H. T. Betül Çotuksöken içinde, Çocuklar İçin Felsefe Eğitimi (s. 77). Ankara: Türkiye Felsefe Kurumu.
- UNESCO. (2007).







12 YORUMLAR
Sevgili Funda, bu kadar derin bir konunun bu kadar akıcı ve öğretici olarak yazılması, bayıldım.
Kızım küçükken ona Çıtır Çıtır Felsefe serisini aldığım ve onunla birlikte merakla, heyecanla okuduğum günlere gittim. Merak etmek, soru sormak işin başı. Ve çok kıymetli.
Kalemine sağlık tebrik ediyorum arkadaşım 🙂
Çok teşekkür ederim Funda…
Sevgili Funda bu yazının geniş mecralarda okunmasını isterdim. Çok doğru fikirleri ele almışsın.
Şimdiki orta öğretim müfredatını bilmiyorum ama ben okurken Mantık ve Felsefe, Sosyoloji ve Psikoloji zorunlu derslerdi. Yani seçmeli falan değildi.
Biz 14 yaşında iken Comte, Durkheim, Kant, Byron, Sartre, Hegel, Marx okuyorduk. Hatta klasik felsefeyle dalga geçerdik, metafizike çok takılı diye 😂
Her arkadaşım bu ülkenin önemli yerlerinde önemli insanlar oldular. Toplum için hiç bir zaman sorunlu değil, sorunu çözen insanlar oldu.
İlkokulda son sınıflarda eğitimin başlaması bence oldukça faydalı olabilir. Daha küçük yaşlarda çocukların eğitimi kaldırabilecekleri bir deney konusudur ve mutlaka bu deney yapılıyordur.
Ben destekçiyim. Faydasını çok gördüm.
Sevgiler 🌹 🌺 💕
Evet Metin, felsefenin artık felsefe tarihi olarak görüşmemesi, gençlerin ve çocukların düşünme pratikleriyle tanıştırılmaları çok önemli. Yorumun için çok teşekkür ediyorum…
Çocuklarla felsefe yetişkinlerle yapılan çalışmalardan çok daha sürprizli oluyor daima. Yazınızın bilgilendirici yönü ve konuya bakış açınız beni çok heyecanlandırdı.
Emeğinize ve kaleminize sağlık.
Çocuklarla çalışırken ben de öğreniyorum. O kadar farklı açılardan bakıyorlar ki… Beğenmenize çok sevindim.
Sevgili Funda,
Başta emeğin sonra da bilgini cömertçe bize açtığın için var ol. Üzülerek şunu söylemem lazım. İnsan doğası gereği inanmak istiyor. Ya da bana öyle denk geldi. Daha da güzel haydi bunu da konuşalım diyebileceğimiz bir alan bu felsefe… Yürekten alkışlıyorum.
Sevgili Şahin, tüm çabamız zaten bilmek ve inanmak arasındaki çizgiyi anlatabilmek için. Harika bir konuya değinmişsin. Yorumun için çok teşekkür ederim…
Bunu ben de mezun olduktan sonra bir öğretmenler seminerinde duydum. Konuyu anlatan kadın hocamız, İTÜ Felsefe mezunu ve yüksek lisansını da P4C üzerine yapmıştı. Ve P4C ne demek, nasıl uygulanıyor ama aslında nedir ve nasıl yapılması gerekir gibisinden çok detaylıca ele almıştı. Ve hem bu yazınızdaki hem de dinlediğim anlatımların birbiriyle örtüştüğünü fark ettim. Çocuklar felsefeyi, felsefe olduğunu bilmeden de içlerindeki merak ve sorgulama ihtiyacıyla doğal bir şekilde yani felsefeyi doğasına uygun anlamda en iyi yapabilecek dönemlerindeler. Ben de bunu kendi branşımda nasıl etkili kullanırım diye düşünmeye başladım sonrasında. Ve her disiplinde bunu uygulamak mümkün. Sadece bunu normalleştirmek ve bunun çocuklara o yaratıcılıklarını diri tutmasına vesile olur.
21. Yüzyıl becerileri denen şeylerin temelinde de bu felsefe yapabilmek yatıyor. Araştıran, sorgulayan insan doğal olarak yeni şeyler de üretecektir. Ve bu da şimdiki yüzyılda küresel camianın istediği şeydir.
Yazınızın bizde uyandırdığı farkındalık için çok teşekkür ederiz size. 🙏🏻🍀
Yorumunuz için ben teşekkür ederim. Her disiplin için, her ders içeriğine uygun yapılabilecek felsefi soruşturmalar var. Önemli olan biz eğitimcilerin felsefi bakış açısı oluşturabilmesi…
Sevgili Fundacığım, yine şahane bir noktaya değinmişsin. Çıtır Çıtır Felsefe’nin tüm serisini bizimkine okutmuştum. O kadar beğenmişti ki yazarından imza alabilmek için kendi isteğiyle uzun süre kuyrukta beklemişti. Felsefenin en iyisini çocuklar yapar bence. Yeter ki imkân sunulsun.
Sevgilerimle
Çok teşekkür ederim Elif, çok haklısın. İlkokuldan itibaren maalesef yetişkinler olarak keşfetme ve sorgulama isteklerini yok ediyoruz. Bunun olmaması için çocuklarla felsefe…