
İçi oldukça tahtadan bir taş evde
İçi oldukça taştan, naif bir insan
Sık sık kesilen elektrik yüzünden
Patlayan bir ampulün altında
Korkuluk var pencerelerin her birinde
Kırık camların ardında
Korkacak bir durum yok şimdilik
Bir insan sıkılmadığı sürece
Damla damla harf akıtan taslak, ritmini değiştirdi
Mutfak kitaplaşıyor
Balkondan terasa uzanan merdivenden
Huysuz iniyor ya da maskeli biri
Bir kitap seçiyor buzdolabından
İçinde dokuz şiir, yüksek sesle okunuyor biri:
“Öyle ölmek,
bir zamanlar onu ölürken gördüğüm gibi-,
yenerek, y o k e d e r e k…”
Taslak sustu, kağıt bütün harfi çekti
Mutfak kurudu, bir insan sıkılmaktan kurtuldu
Huysuz, tahta kapıyı da geçtikten sonra
Çatıda
Ölmeyi diliyor,
bekliyor
Öyle ölmek ki
az önce olacak olanlar gibi
bunalarak, s ı k ı l a r a k !
Efekan Ekdal©
17 Temmuz 2007 doğumlu Efekan Ekdal; Aydın ilinin Nazilli ilçesinde doğdu, yaşıyor. Şiir onun için; insanı özgürlükten, özgürlükçülükten daha özgür kılan bir sanat dalı. Şiirle 10 yaşında tanıştı. 12 yaşında da ara ara yazmaya başladı. 13 Aralık 2023 tarihinden bu yana da sürekli olarak yazıyor. “eecstaticc” isimli sanat kitabının son sayısında “Perde” isimli eseri ile ilk defa bir eserini okuyucu ile buluşturmuş oldu. “Lento Dergi” adlı e-dergide de “Önce İnsan”, “El-veda”, “Yine Aynı Yeniden” ve “Dem” başlıklı dört şiiri bulunmakta. “İthaka” adlı fanzinin dokuzuncu sayısında “Parfüm” adlı şiiri bulunuyor. “Devir Fanzin”in dördüncü sayısında “Alışkanlık” başlıklı şiiri bulunuyor. “Yılkı Söz” adlı e-derginin üçüncü sayısında “Kalabalığın İçinden Bir Kara Balık” başlıklı şiiri bulunmakta. “Bohem Fanzin” adlı fanzinin üçüncü sayısında da “Yolcu’luk” başlıklı şiiri bulunuyor. “Yaşam Fanzin” sayı otuz beşte “Sahil Şiiri” başlıklı eseri yer alıyor.
No Comments