Başucumda Kitap

Eşekli Kütüphaneci

22 Ekim 2020

Kitap: Eşekli Kütüphaneci | Yazar: Fakir Baykurt | Yorumlayan: Kübra Mısırlı Keskin

Eşekli Kütüphaneci | Konu

Büyükanne ve büyükbabası, Yunanistan’ın Larisa şehrine göç ettikten 60 yıl sonra Dimitrios Katsikas Ürgüp’e gider. Büyüklerinden dinlediği Ürgüp’ü görmek, Dimitrios için çok önemlidir ve ilk fırsatta bunu gerçekleştirir.

Dimitrios, Ürgüp’ü gezerken yolu antikacı Aziz Güzelgöz ile kesişir. Aziz o gece Dimitrios’u evine götürerek ailesi ile tanıştırır. Aziz’in babası Mustafa Güzelgöz Dimitrios’a Ürgüp’ü anlatır ve onu yıllar önce büyükanne ve büyükbabasının göç etmek zorunda kaldığı köyüne götürür. Tüm bu gezi sırasında da Mustafa Güzelgöz namıdiğer eşekli kütüphaneci kendi hikayesini anlatmaya başlar.

Askerden memleketine döndükten sonra Mustafa Güzelgöz gençlere futbol öğretmesi şartıyla kasabada kütüphane memuru olarak çalışmaya başlar. İlk işi tek odalı kütüphanenin bodrumundaki nemlenmiş kitapları kurtarmaktır. Çocukları okumaya teşvik etmek için çeşitli yarışmalar düzenler ve bu çabaları sonuç vermeye başlar. Çevresinden kitap bağışları isteyerek zamanla kütüphane içeriğini zenginleştirir ve yeni kütüphane binasının temellerini attırır.

Tüm bunları yapsa da yine de okuyanların sayısını istediği kadar arttıramaz. Ve başka çareler aramaya başlar. Bir eşek alır ve kitaplarını bir sandık yardımıyla eşeğe yükleyerek köy köy gezmeye başlar. Köylerde kitap dağıtır, iki hafta sonra tekrar gelip okudukları kitapları alacağını, yerine yenilerini vereceğini söyler ve zamanla 36 köye kitap götürmeye başlar.

Bazı köylerde atıl durumdaki halk odalarını kütüphaneye çevirir. Ürgüplü zengin hemşehrilerinden bağışlarla kitaplar toplar. En büyük isteklerinden biri de kadınların okuma alışkanlığı kazanmasıdır. Kadınlar daha rahat olsun diye salı günleri kütüphaneleri sadece onlar için açar. Halı dokuma tezgahı, dikiş makinesi temin eder ki kadınlar burada daha çok zaman geçirebilsinler.

Eşekli Kütüphaneci adını o kadar duyurmuştur ki bir yaz Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğrencileri gelerek Ürgüp’te kendisini ve kütüphanelerini ziyaret eder. Kooperatifçilik ile ilgili de halkı teşvik eden Mustafa Güzelgöz, “Bölge Kalkınma Önderi” seçilir. Tüm bu çalışmalarını çekemeyen bazı çevreler tarafından bu işlerden çıkar sağlamakla suçlanarak şikayet edilir. Gelen müfettişler tarafından da aleyhine rapor tutulan Mustafa Güzelgöz hiç istemeyerek olsa da emekli olur. Ve böylece yaptığı tüm işler yarıda kalır. Onun yokluğunda köylerdeki okuma odaları kaderine terk edilir ve köylere giden kütüphane hizmetleri durur.

Eşekli Kütüphanecinin hikayesinden çok etkilenen Dimitrios’un Yunanistan’a dönme zamanı gelmiştir. Bu arada Dimitrios ve Aziz, Larisa ile Ürgüp’ün kardeş şehir olması için ellerinden geleni yapar ve bunu başarırlar. Karşılıklı oluşturulan heyetler bu şehirlere giderek bu dostluğu pekiştirirler.

Eşekli Kütüphaneci | Yorum

 

Kitap okumayan bir kimsenin okuma bilmeyene karşı bir üstünlüğü yoktur.”
– Mark Twain

 
Mustafa Güzelgöz’ün okuma konusundaki yaklaşımı da bu bana göre. 1950’li yıllarda şartlar bu kadar zorluyken bile bunun için çabalayan bir insanın duyarlılığı var kitabın birçok satırında.

Hatta kitabın bir bölümünde geçen şu konuşma da bu durumu açıkça yansıtıyor;

“Beyim diyor, bizim yolumuz, köprümüz, çeşmemiz yok; kitaplığı ne yapacağız? Anlatıyorum ona: Eğer kitaplığınız olursa, yolunuz, çeşmeniz, köprünüz de olur!”

Yazmak nasıl kendini ifade etme yöntemi ise okumak da bir dinleme, ortak olma biçimi bana göre. Birçok hayata dışarıdan bir bakış ve empati kurma hali. Çocuklar için hayal güçlerini geliştirici bir etkiye sahipken, yaş aldıkça bu durum anlama kabiliyetini arttırıcı yöne doğru evriliyor aslında.

Tek bir kişinin adımının bile ne kadar değerli ve yol gösterici olduğunu bilsek de o kişi adımını atana kadar birçoğumuz bekliyoruz. İşte bu kitap böyle bir mücadelenin ilk adımlarını anlatıyor. Nedense o kişinin biz olabileceğini hiç aklımıza getirmiyoruz ya da bu kadar çok çabalamak zorluyor bizleri.

Şimdi haklı olarak diyeceksiniz ki Mustafa Güzelgöz uğraştı da ne oldu? O bırakınca her şey eskisi gibi olmadı mı? Evet oldu belki ama görmedik mi, bir kişinin yaktığı ateşin aslında ne kadar çabuk dağılabileceğini.

Fakir Baykurt, toplumcu-gerçekçi yazarlarımızdan biri olması dolasıyla dönemi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor kitabında. Sizi bir görüşe yönlendirme çabası bulunmasa da o dönem kitap okuyan ve buna aracılık edenlere toplum tarafından bir şekilde engel olunduğunu açıkça ifade ediyor.

Kısa cümlelerle kaleme alınmış bir kitap Eşekli Kütüphaneci. Bu tarzda, daha çok anlatıcı sizinle konuşuyormuş hissini veriyor. Okuduğum ilk Fakir Baykurt kitabı olduğu için de bu, yazarın tarzı mı yoksa bu kitaba has bir özellik mi çok emin olamadım.

Kitabın, yazarın son kitabı olduğunu hatta düzenlemelerini de hastane odasında yaptığını, yayınlanması için yapılan son düzenlemelere ise yetişemediğini biliyoruz. Biyografik bir roman Eşekli Kütüphaneci, bu yüzden de insanı daha sıkı sarıyor diye düşünüyorum.

Dünyanın ilk gezici kütüphanecisinin zorlu ama bir o kadar sıcak hikayesine yakında tanıklık etmek isterseniz Eşekli Kütüphaneci tam size göre.

Yazar Hakkında

15 Haziran 1929 yılında Burdur Yeşilova’da dünyaya geldi. 1948’de Gönen Köy Enstitüsünü bitirdi ve köy öğretmenliği yaptı. 1955 yılında da Ankara Gazi Enstitüsünden mezun oldu. 1969 yılında öğretmenlikten istifa etti. Almanya’ya gitti ve yaşamını burada devam ettirdi. 11 Ekim 1999 yılında Almanya’da hayata veda etti. Edebi hayatına şiirle başlamasına rağmen daha çok roman ve hikaye dalında eserlere imza attı.

Kitapları

Romanları
• Yılanların Öcü (1954)
• Irazcanın Dirliği (1961)
• Onuncu Köy (1961)
• Amerikan Sargısı (1967)
• Tırpan (1970)
• Köygöçüren (1973)
• Keklik (1975)
• Kara Ahmet Destanı (1977)
• Yayla (1977)
• Yüksek Fırınlar (1983)
• Koca Ren (1986)
• Yarım Ekmek (1997)
• Kaplumbağalar (1980)

Öyküleri
• Çilli (1955)
• Efendilik Savaşı (1959)
• Karın Ağrısı (1961)
• Cüce Muhammet (1964)
• Anadolu Garajı (1970)
• On Binlerce Kağnı (1971)
• Can Parası (1973)
• İçerdeki Oğul (1974)
• Sınırdaki Ölü (1975)
• Gece Vardiyası (1982)
• Barış Çöreği (1982)
• Duirsbug Treni (1986)
• Bizim İnce Kızlar (1992)
• Dikenli Tel (1998)

Şiir
• Bir Uzun Yol
• Dostluga Akan Şiirler

Keyifli okumalar.

Kübra Mısırlı Keskin

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

6 Yorum

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 22 Ekim 2020 at 10:57

    Ne harika bir adam Fakir Baykurt. Nasıl adammış bir hayat. Çok güzel bir yorumdu; okuyan gözlerine, yorumlayan zihnine sağlık canım.

    • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 22 Ekim 2020 at 21:28

      Canım Didemcim çok teşekkürler 🙏🏻💕

  • Cevapla Atakan Balcı 22 Ekim 2020 at 14:24

    Fakir Baykurt o kadar değerli ki!… Yeniden ve yeniden anımsamaya çok gerek duyuyoruz ve bu yapıt da özel olarak önemli. Giderek daha sık anımsadığım bir sözü geliyor yine usuma Fakir Baykurt’un;
     
    “Öğretmen yalvarmaz; öğretmen el açmaz; öğretmen, ders verir.”

    • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 22 Ekim 2020 at 21:30

      Güzel yorumunuz için teşekkür Atakan Bey.

  • Cevapla Hülya Erarslan 22 Ekim 2020 at 16:08

    Bu değerlerimizin kıymetini niye bilemiyoruz biz ya, çok üzülüyorum bu duruma.
     
    Eşekli kütüphaneciyi -yaşarken- onore etmek gerekirken durdurulması, engellenmesi… Genel olarak iyi bir şey yapanı engellemeye yönelik bir devlet/toplum anlayışımız var zaten. 🙁

  • Cevapla Kübra Mısırlı Keskin 22 Ekim 2020 at 21:32

    Güzel yorumunuz için teşekkürler Hülya Hanım.

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan