Hisli Heceler

Yıkıntı Umutları

9 Kasım 2020

Şiir: Yıkıntı Umutları | Yazan: Mehmet Gökcük

Güzde kapıyı çalan sarsıntı
Ekmeği, nefesi, umudu kursakta bırakan karanlık his
Ve sonrasında devam eden korku, telaş
Kesilen ve yükselen sesler
Ve yine ağır, yepyeni bir imtihan
Sebebi oluşturan da,
Sonuca katlanan, katlanamayan da insan…

Ve sonra
Saniyeler ışık hızında geçerken artan telaş
Umut kırıntıları, tutulan nefesler ve ağlamaklı bakışlarla
Aramak…
Bir eli, bir saç telini, bir nefesi
Bir patiyi,
Yaşama dair herhangi bir emareyi aramak…
Günler, geceler geçerken
Yavrusunun elini bırakmamış ana
Kardeşlerinin yanında, o an hem ana, hem baba olmuş abi, abla
Ders çalışan bir öğrenci
Abdest alan bir dede
Torununa çorba yapan bir nine
Ah hüzün! Bitmeyen hüzün!
Yolcular gidiyor cihan-ı cennete…

Ve sonra annesinin kurduğu bir üçgenin arasında Ayda
Dünyanın en masum, en güçlü duruşuyla
En hazin ama aynı zamanda
En kararlı bakışlarıyla savaşı kazanmak üzere…
Eller, yürekler, dualar uzanıyor
Ve günlerin gecelerin susuzluğu, korkusu, acısı
Şefkat yuvası gönüllere kavuşuyor…
Köfte ayran istiyor Ayda
Annesini istiyor
“Ben mücadele ettim, işte buradayım
Haydi bana verin istediklerimi” diyor hakkıyla…
Köfte ayran kolay Aydam, köfte ayran kolay
Ama
Ama
İşte ama…
Anneni geri veremeyiz
Asla ve asla yerini tutamasak da
Hepimiz ömrünce anne olmak isteriz sana…

30 Ekim 2020
Bir kandil, bir de milli bayram ertesi
Bir anda hüznün başkenti oldu İzmir
Bundan böyle her an
Birlik olma, ders alma, yaraları onarma vaktidir…

 

* * *

 

Allah kaybettiğimiz canlara rahmet eylesin… Kalanlara sabır, gerçek huzur, sağlık, mutluluklar dilerim.
Başımız sağ olsun, hepimize geçmiş olsun.

Lamı cimi yoktur, deniz kumundan ev yapıp, masum canlara kast edenler katildir, gereği yapılmalıdır.

Ve ayrıca, memleketimizin her şehri, Anadolu’nun bütün insanları güzeldir. Çünkü bu kadim vatanın toprağının her karışı kusursuz bir sevgiyle yoğurulmuştur.

 
 

4 Kasım 2020, İstanbul,
Mehmet Gökcük

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

3 Yorum

  • Cevapla Burak Süalp 10 Kasım 2020 at 00:24

    Mehmet arkadaşım, böylesi bir afetten ve maalesef kendi ellerimizle yarattığımız sonuçlarından sonra ne diyeyim bilmiyorum. Kelimeler yetersiz kalıyor. Keşke bunları hiç yaşamasak ve güzel anlar ve duygularla doldurabilsek mısraları. Mucizeyi yıkılan binanın altından kurtardığımız canlarda değil, yıkılmayan evler yapmakta arasak. Umarım hesap verir vermesi gerekenler ve ders alır alması gerekenler. Sağlıcakla kal.

  • Cevapla Mehmet Gökcük 10 Kasım 2020 at 10:40

    Merhaba Burak;
    Çok haklısın. Bu kadar ucuz olmamalı insanların hayatı ve birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da en baştan sağlam temeller atılmalı. Sorumsuzların, ahlâksızların, vicdansızların yıkılan binaları, nice umutları, hayalleri, yarınları alıp götürdü. Bunun hesabını en ağır şekilde vermeliler.
     
    Mevcut durum üzerine, onlarca hazin manzara fotoğrafı görünce bu şiiri yazıverdim 4 Kasım’da…
     
    Yorumun için teşekkür ederim.
    Selâm ve dua ile…

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 13 Kasım 2020 at 20:55

    Bizler yazıyoruz, çiziyoruz, haykırıyoruz… ve hiçbir şey değişmiyor. Yıldım artık, umudum kalmadı. İlerleyeceğimize, her konuda geri kalıyormuşuz gibi hissediyorum :((
     
    Yüreğine sağlık Mehmetcim.

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan