Satır Arası

Kadın

8 Mart 2024

Yazı: Kadın | Yazan: Aile Danışmanı Nalan Erpolat

Thomes Hobbes, siyaset felsefesinde “Homo homini lupus” cümlesini kullanmıştır. Yani “İnsan insanın kurdudur.”

Bu sözün ilk çıkış noktası, doğa halindeki insanın ruh haliyle ya da korunma-savunma güdüsüyle ilgili olsa da toplum içerisinde medenileşen insanlar için de bu söz yerini bulmuş görünüyor. Öyle ki hukuk kuralları, hakların ve özgürlüklerin belirlenmesi ya da sınırlanmasının temelinde insanı insandan korumak var.

Yasal ya da siyasi çerçeveler bir tarafa bırakılırsa toplum içerisinde bu söz zamanla “Kadın kadının kurdudur”a dönüşmüş ve neredeyse her kesim tarafından kabul görür olmuştur.

Bir tarafdan kadınların, empatik, güçlü, sevgi dolu olması çok fazla yazılıp çizilirken, herkesin artık rahatça ulaşabildiği sosyal medyada benzer mesajlar sürekli verilirken, bir taraftan da kadınların hemcinslerine karşı zarar verici olduğunun kabulü gerçekten büyük bir çelişki.

Hayatın içinde, kalıplaşmış ve doğru kabul edilen bazı sözler var:

Kadınlar en çok kadınlar için süslenir.
Bir ortama kadın girince, orada sorunlar büyür.
Kadınların bir arada çalışması zordur.
Kadınların en büyük rakipleri kadınlardır.

Nedir Tam Olarak Bunların Sebebi?

Mesela neden kadınlar en çok kadınlar için süslenir? Çünkü hiçbir insan yargılanmak, acımasızca yıkıcı bir yerden eleştirilmek istemez. Kadınlar da bu çekimserliği çevrelerindeki diğer kadınlar üzerinden yaşarlar.

Yüz yüze olmayan iletişimde de görünür olan kadınlar, hemcinslerinden benzer açılardan şikâyetçi olduklarını dile getiriyorlar sürekli. Klavyenin başında, eleştirmek çok daha kolay olduğu için çok daha sert olabiliyor. Bu mecralardan yargılanan kadınlar, en çok kadınlar tarafından acıtıldıklarını söylüyorlar.

Dış görünüşler, diğer kadınlar tarafından sürekli eleştiriliyor. Annelerin annelikleri, diğer anneler tarafından yargılanıyor. Hatta şiddete maruz kalan kadınlar bile, diğer kadınlar tarafından eleştiriliyorlar.

“Sen de bunu böyle yapmasaydın, şöyle davrandıysan hak etmişsin” gibi yorumlar fazlasıyla incitici olabiliyor.

Tüm bunlar da “Kadın kadının kurdudur” ifadesini doğrular nitelikte ve konu “Kadınlar kıskançtır” yargısına bile bağlanıyor.

Kendini Seven Kadın

Aslında kendini tam anlamıyla sevememiş ve kendi gerçeklerini tam olarak kabul edememiş insanın hali bu. Fakat kadınlar, kültürel faktörlerin etkisiyle erkeklerden çok daha fazla sindirilmiş ve örselenmiş olarak büyütülüyorlar. Böyle büyütülmemiş ya da böyle büyütüldüğü halde zincirlerini kırıp bir yerlere gelebilmiş kadınlar da hayal kurmaktan öteye gitmeye fırsat bulamamış kadınların yargılarının merkezi olabiliyor.

Elbette yargılanan hiçbir şekilde suçlu değil ama yargılayana da yüzde yüz suçlu demek bazen çok acımasızca olabilir.

Bir kadın, kendini diğer kadınları çok eleştirirken ya da yargılarken bulursa, onun için kendine odaklanma ve kendi gerçeklerini gözden geçirme zamanıdır. Hayatta bazı fırsatlar kaçmış olabilir ama hayat hep bir telafidir. Kaçırılanların yerine yenileri yakalanabilir. Fakat bunları yakalamak için ilk önce kadının kendini artılarıyla eksileriyle kabul edip sevmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, kadın kendi için bir şeyler yapabilir ve kendinden ve hayatından mutlu hale gelir. Bu mutlu olan halden hayata bakınca da kadın potansiyelinde olanları fark eder ve hayata geçirir.

İşte o an artık diğer kadınları, içten içe çürütmek isteyen bir kurt olmaktan çıkar. Kendiyle mutlu olan kadın, diğer kadınların da kendileriyle mutlu olmasını ve onların da potansiyellerini kullanmalarını fikren ve elinden geliyorsa fiziken ya da madden destekler.

O zaman kadın kadının yurdu olur.

Böyle kadın ilişkilerinin çok olduğu toplumlarda, nesiller daha empatik, daha üretken ve daha güçlü olur.

Dayanışma içinde olan tüm kadınların günü kutlu olsun.
 
 
Nalan Erpolat
 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

2 YORUMLAR

  • Yanıtla Metin Çoban 8 Mart 2024 at 11:19

    Sevgili Nalan yazıyı okurken ilk bölümde “vayy be gerçekten kadın kadının kurdudur doğruymuş” diye düşündüm.
    İkinci bölümde sadece kadınlar için değil tüm insanların yapması gerekenden bahsetmişsin “her insan artılarını ve eksilerini bilmeli tartmalı” demişsin.
    Bence de öyle bu iç hesaplaşmayı içinde yapabiliyorsan empatin gelişecek karşındaki kadın olsun, erkek olsun ona karşı davranışların olumlu olacaktır.
    Kadına, başka bir kadının tarafından etki yapmasını anlattığın bu yazıya bayıldım yani 😍
    En azından hep erkekler yüzünden olmuyormuş negatif davranışlar çok şükür 🙏😂

  • Yanıtla Didem Çelebi Özkan 8 Mart 2024 at 11:47

    Harika bir yazıydı canım. Ben her zaman kadının kadının yurdu olduğuna inandım ve kendimle birlikte ulaşabildiğim her kadını daha iyiye yönlendirmeye gayret ettim.

     
    Yazdıklarından şunu anlıyorum. Kadın doğası gereği diğer kadınların kurdu değil. Böyle olsa dünyanın her yerinde bu şekilde olurdu ama madem gelişmiş ülkelerde bu duruma pek rastlanmıyor ve daha çok Orta Doğu ülkeleri ve bu kültüre yakın ülkelerde durum böyle, o zaman bu da yine toplumdaki ata erkil baskının sonucu. Her yerden sıkıştırılan kadın anca gücünün yettiğinden hırsını çıkarıyor.

     
    Kadınlar mutlu olsa dünya çok daha güzel bir yer olacak.

  • Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

    error: Kopya korumalı içerik!

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan