Satır Arası

Psikolojik Sağlamlık

31 Ocak 2025

Yazı: Psikolojik Sağlamlık | Yazan: Aile Danışmanı Nalan Erpolat

Zorlanma, yaşam şartlarının en büyük gerçeklerinden biri. Her insanın kendine göre zorlandığı noktalar var. Bazen insanın kendi yaşamına dair unsurlar onu yorar, bazen yaşadığı kayıplar, bazen toplumsal yargılar, bazen afetler, bazen diğerlerinin umursamazlıkları, bazen de kendinin olmasa da başkalarının hayatlarındaki zorluklar insanları üzer.

Tüm bunlarla başa çıkabilmek gerçek bir psikolojik sağlamlık gerektirir.

Psikolojik sağlamlık, hayatın içindeki zorlanmalarla başa çıkabilmek için kullanılan önemli bir kaynaktır. Fakat “psikolojik sağlamlık” deyince akıllara iki yanlış ya da eksik yargı gelebiliyor.

Psikolojik Sağlamlığa Üzüntülü Zamanlarda İhtiyaç Vardır!

Bu doğru bir düşünce olmakla birlikte, aslında eksiktir. Evet, acı günlerde, üzüntülü zamanlarda hayata devam edebilmek için psikolojik sağlamlık gereklidir ama güzel günlerde de şarttır.

Hayatın devamı için, herkesin hedeflere ihtiyacı vardır. Bu hedefler bazen küçük, bazen büyüktür; bazen kısa vadeli bazen ise uzun vadelidir. Ama hayatın devamı için olmazsa olmazdır. Bu hedeflere ulaşmak her zaman acı verici olmaz ama mukavemet gerektirir. Hedefe ulaşmış olmak da psikolojik sağlamlığa olan ihtiyacın bittiği anlamına gelmez. Hedeflere ulaşmak, hayattaki bazı değişimlerin başladığını gösterir. Değişimlere alışmak yine psikolojik sağlamlık ile mümkündür. Ayrıca değişimler, yenilikleri ve yeni sorumlulukları getirir. Sorumlulukları yerine getirmek için de birey, hem psikolojik olgunluğa, hem psikolojik sağlamlığa ihtiyaç duyar.

Dilimize giren “Büyük başın derdi büyük olur” sözü de tam da bu durumu doğrular. Güzellikler ve başarılar için idealize edilen yerler yeni uğraşlara; yeni uğraşlar da farklı yönlerden güçlü olmaya gebedir.

Psikolojik Sağlamlık Kırılmayı Engeller!

Aynı şekilde eksik olan yargılardan biri de budur. Psikolojik sağlamlığın unsurlarından biri esnekliktir. Esneklik kırılmayı engeller. Bazı hayat görüşlerinde çok katı olmak, kırılmayı beraberinde getirir. Çok kurallı yaşayanlar, her şeyin tek bir doğru yolu olduğuna inanırlar. O yoldan ufak bir sapmaya dahi tahammülleri olmaz. Oysa ki hayatın pek çok dinamiği vardır ve bu dinamiklerde sapmalar mutlaka olur.

Aslında çok normal olan bu sapmalara esnek bakamayan bireyler, çabuk ve çokça kırılırlar. Bu sebeple de psikolojik sağlamlıklarını çok koruyamazlar. Fakat bu demek değildir ki psikolojik sağlamlığa sahip olan bireyler hiç kırılmazlar. Bilakis kırılırlar ve kırıldıklarının farkına varırlar.

Herkesin güçlü ve zayıf yanları vardır. Psikolojik olarak sağlam olan bireyler kendilerini çok iyi tanırlar, artılarını ve eksilerini doğru tayin ederler. Zayıf olan yönlerine hayıflanmak yerine, güçlü yönlerini kullanabilecekleri bir hayat yaşamaya çalışırlar.

Kırılmayı zayıflık olarak görüp, sağlam durmak adına kırıldığını belli etmemek, psikolojik olarak sağlam olmak demek değil, sağlammış gibi yapmaktır ki -mış gibi yaşamak insanı en çok yoran şeydir ve psikolojik sağlamlığın en büyük düşmanlarından biridir.

Hayat belirsizliklerle doludur ve bu belirsizlikler en zorlu alanlar olarak düşünülür. Tek yönlü bakıldığı zaman bu böyle olabilir ama bir taraftan da belirsizlikler olumlu olma ihtimali olan her şeyin umudunu içinde saklar.

Ursula K. Le Guin’in dediği gibi,

“Hayatı mümkün kılan tek şey sürekli, dayanılmaz belirsizliktir; bir sonra ne olacağını bilememektir.”

 
Nalan Erpolat
 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

10 YORUMLAR

  • Yanıtla Funda Kosova 31 Ocak 2025 at 09:55

    Kaleminize sağlık, insanın kendi ile sürekli çatıştığı tek ve en önemli konu bu bence. Güçlü ve zayıf olmak… Çok güzel anlatmışsınız.
     
    Sevgiler 🙂

    • Yanıtla Nalan Erpolat 31 Ocak 2025 at 11:32

      Teşekkür ederim yorumunuz için.
       
      İnsanın güçlü yönlerini bilmesi bir taraftan da zayıf yönlerini kabul etmesi, hayatı çok kolaylaştıran bir durum.
       
      Beğendiğinize çok sevindim.

  • Yanıtla Yasin Aşık 31 Ocak 2025 at 12:52

    Bu güzel hatırlatma için teşekkür ederiz hocam. Aslında bu zorluklar bize verilmek istenen derslerdir. Biz dersleri alırsak giderek sarsılmaz bir iradeye sahip oluruz. Stoacıların söylemiyle “Rüzgâr, kayanın üzerinden ancak toz alır.” Ama ders almayı reddediyorsak o zaman da biz bu dersi alana dek sürekli aynı yerden benzer acılarla karşılaşırız. Bu da bizim gölge yanlarımızla barışmamızı sağlar. Kimisi çok zorlanır kimisi bunları fark edip kendini kolayca yükseltebilir. Tıpkı bir hava balonu gibi. Etrafındaki bağlı olan kum torbalarını attıkça daha yukarıya yani özgürleşmeye başlarız.
     
    Sevgiler

    • Yanıtla Nalan Erpolat 1 Şubat 2025 at 00:16

      Çok doğru noktalara değinmişsiniz.
       
      Yorum için çok teşekkür ederim.

  • Yanıtla Didem Çelebi Özkan 31 Ocak 2025 at 13:25

    Psikolojik sağlamlığın sadece zor zamanlarda değil, günlük hayatın küçük stresleriyle başa çıkmada da ne kadar önemli olduğu konusunda tamamen hemfikirim. Günümüzün hızla değişen koşullarında, ruh sağlığımızı koruyabilmek için bu beceri artık vazgeçilmez bir unsur hâline geldi.
     
    Duygusal farkındalığın gelişmesi, psikolojik sağlamlığı güçlendiren en önemli etkenlerden biri. Kendini tanımak ve duygularını anlamak, stresle başa çıkmayı kolaylaştırıyor ve duygusal tepkileri daha iyi yönetmeye yardımcı oluyor. Bir de sosyal destek ağlarının gücü var tabii. Aile, arkadaşlar ve içinde bulunduğumuz topluluklarla kurduğumuz sağlam bağlar, zorluklar karşısında bize büyük bir dayanıklılık kazandırıyor.
     
    Nalancığım, psikolojik sağlamlık gibi önemli bir konuyu ne güzel işlemişsin! 🌿 Okura sadece bilgi vermekle kalmıyor, aynı zamanda farkındalık kazandırıyorsun. Anlatımındaki akıcılık ve içtenlik sayesinde yazı adeta su gibi akıyor; her zamanki gibi harikasın! 😉✨
     
    Kucak dolusu sevgiler canım ❤️

    • Yanıtla Nalan Erpolat 1 Şubat 2025 at 00:13

      Canım Didemcim,
       
      O kadar güzel ve tamamlayıcı bir yorum yazmışsın ki herkesin ilk edinilmesi gereken şeyin psikolojik sağlamlık olduğunu bir kez daha hissettim.
       
      Çok teşekkür ederim canım arkadaşım ve çoook sevgili editörüm.

  • Yanıtla Selin Aydın 1 Şubat 2025 at 01:10

    Öncelikle kalemine kuvvet sevgili dost.
     
    Yazını okurken bu yıl yaşadıklarımı durup seyrettim. Varoluşun özüne döndüğüm bir yıldı. Şöyle dönüp geriye baktım da her şey ne kadar da boşmuş. Beni saatlerce ağlatan gidişler, ihanetler, uzun vadeli gibi görünüp anlık ihtiyaç kredisi gibi kısa süreli yaşamımı işgal edenler, üzülmelerim, yanılgılarım…
     
    Sonra “Hayır” deyişlerim geldi aklıma. Başlarda beni üzdüğünü sandığım fakat sonrası asıl mutluluğun her önüne koyduklarını yememek olduğunu anladığım zamanlar…
     
    Meğer hepsi beni perçinleyen şeylermiş. Her birine teşekkür borçlu olduğumu hissettim. Aslında tüm bunların bir inşa süreci olduğunu anladım. Varoluşsal sancılar elbet yaşanmalıydı pişmek için. Sıkça tekrar ettiğim bir şey vardır; “İnsan en çok da kendi içinin Hira’sına dönmeli” diye. İşte buradan ne kadar uzaklaşırsa kişi, psikolojik çöküş o kadar fazla oluyor.
     
    Satırların çok iyi geldi. İyi ki buradasın.

    • Yanıtla Nalan Erpolat 1 Şubat 2025 at 19:42

      Selincim, o kadar güzel bir yorum yazmışsın ki. Farkındalığı bu kadar yüksek bir kişiden yazdıklarımın iyi geldiğini duymak, beni gerçekten onure etti. Ne mutlu bana.
       
      Çok teşekkür ederim.
       
      İyi ki geldin Sen ve Ben ailemize.

  • Yanıtla Emine Öztürk 3 Şubat 2025 at 18:32

    Yine muazzam bir yazı. Kaleminize sağlık sevgili Nalan.
     
    Birkaç gün önce bir arkadaşımın paylaşımı üzerine özüme dönüp baktım yine. Ve şimdi senin kaleminden dökülen birçok şeyi söyledim kendi kendime.
     
    “Esnemeyen her şey kırılmaya mâhkumdur Emineciğim,” dedim ve şu an geldiğim yerden bakınca; “hamdım, piştim ve ne çok yandım”ı gördüm. Yandıklarım, piştiklerim, vazgeçtiklerim, kırıldıklarım bugün beni inanılmaz esnek bir kadın haline getirmiş ve bugün olan beni ortaya çıkarmış, iyi ki..
     
    O esnekliği yakaladığımdan beri özgürleştiğimi hissediyorum sevgili Nalan. Ve sağlamlığın en olmazsa olmazı sanırım tutunmak bir şeylere, tutunabilmek ve senin de dediğin gibi umut.
     
    Umut hep yeşersin içimizde. 🙏🫂
     
    Sevgiler

    • Yanıtla Nalan Erpolat 3 Şubat 2025 at 20:47

      Çok teşekkür ederim Eminecim. O kadar kıymetli ki görüşlerin. Evet esnemek önemli; yaşadıklarımız esnetiyor, çok doğru. Ama önemli bir unsur da niyet. Esnmeeye niyetli olmak lazım. Yoksa insan ne yaşarsa yaşasın esneyemez. Niyet de, söylediğin gibi, umut olursa belirir.

    Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

    error: Kopya korumalı içerik!

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan