Kahve Telvesi

Bir Çağ Yangını

7 Şubat 2025

Yazı: Bir Çağ Yangını | Yazan: Emine Öztürk

Gezegenimiz her geçen yıl daha sıcak bir yer olmaya başladı. Ve biz kelimenin tam anlamıyla giderek daha fazla yanıyoruz. Ve masum değiliz.

Yanıyor, ciğerlerimiz. Ormanlarımız yanıyor. “Bazen” yangınların güneşten gelen ısı veya yıldırım çarpması ile doğal yollardan meydana gelebileceğini daha ilkokulda öğrenmiştik. Ama “Bazen”.

Ya çoğu zaman?

Çoğu zamanın küçük bir kısmı, dikkatsizlik (Kamp ateşi, sigara izmariti, kibrit vb.) ama büyük bir kısmı kundaklama.

Ne İçin? Kimin İçin

Yeni oteller, bizim için. Yeni eğlence alanları, alışveriş merkezleri, bizim için. Hepsi bizim için, insanoğlu için.

Öyle mi?

Sen, modern çağın insanı! Ne kadar çok şey ürettin, ne kadar çok şey başardın, ne kadar çok şey kazandın, ödüllere doymadın ama her şeyi yitirmek tehlikesi içindesin. Bütün evreni ele geçirmenin sevinci içindesin ama bilmiyorsun ki kendi kendini yitirmek üzeresin.

“Eller günahkâr, diller günahkâr.”

Orman. Nedir orman denince aklınıza ilk gelen? Ağaçlar dediğinizi duydum sanki. Kapatın gözlerinizi. Düz toprak alana kocaman kocaman ağaç gövdelerini sürüklediğinizi, onları yerleştirip üzerine dalları taktığınızı, yetmedi tek tek yaprakları yerleştirdiğinizi hayal edin. Kaçıncı ağaçta yorulurdunuz? Bir, üç, beş, on?

Papatyalar sarı, güller kırmızı, meşe palamudu yeşil, mantarlar beyaz, sümbüller mor, begonviller pembe, deniz masmavi, gökyüzünde bir daha gökkuşağı hiç çıkmasaydı ve toprak ana kahverengi kahverengi olmasaydı da boyama kitaplarındaki gibi beyaz olsaydı, alsaydık elimize fırçayı teeeek teeek hepsini boyasaydık kaç gün tahammül edebilirdik? Kaçıncı çiçekte fırçayı bir köşeye atardık? Bu denli renkli bir dünyamız olur muydu?

Hem sonra orman sadece ağaç mı? Orman bir ekosistemdir. Ağaçlarla birlikte çalılar ve otsu bitkiler, hayvanlar ve hatta mikroorganizmalar, hava, su, toprak. Bir kibrit yetiyor tüm bu ekosistemi yok etmeye. Ve bir gece, ”Kan ter içinde uykularındn uyanıyorsan eğer…” Sonrası kül.

Bu insanoğlu denen canlı bu kadar vebalin altından nasıl kalkar? Nasıl bu kadar yakıp yıkıp dünyayı yaşanmaz hale getirmeyi, gelecek nesli düşünmeden nasıl dünyayı bu kadar hunharca, bencilce sömürmeye cüret eder? Hiç anlamış değilim.

Dünyada ve cennet ülkem Türkiye’mde her yıl hektar hektar orman çatır çatır yakılıyor ve biz karşıdan izliyor, hiçbir şey yapamıyoruz. İçin için gözyaşı döküp bir şeyler değişsin ve iyileşsin diye umut ediyoruz.

Yeter mi? Umut yeter mi?

Vicdan ille de vicdan.

Çocuklarımıza sevgi ve merhamet tohumları ekmeli, sık sık sulamalıyız ki hep yemyeşil canlı kalsınlar. “Anneni daha sık anımsıyorsan…” daha da sık anımsa.

Dünyaya ihanet ediyoruz.“Bir çağ yangını bu.” Bütün dünya, hepimiz günahkar. Tüketip, pisletip, yakıp, yıkıp yok ediyoruz.

“Bir Masum değiliz, hiçbirimiz.”

18 Ağustos 2024 İzmir’in cayır cayır yandığı, acısının içimizi kor gibi yaktığı o günlerin ardından yazmıştım sevgili Sezen Aksu‘nun şarkısı, “Masum Değiliz”den esinlenerek.

! Ve şimdi, 2025 Ocak 21, Bolu Kartalkaya, sözün bittiği yer.

“Bir çağ yangını bu..” yazmıyor artık kalemim.
“Bu çağda, bu yangın, pes!” yazıyor.

Kocaman kocaman adamlar ellerindeki ateş topunu birbirlerine atıp duruyorlar. Kimin kucağında kalırsa o yansın. Bu işten paçayı kurtarayımın peşinde herkes. Giden gittiği ile kalıyor ne büyük utanç.

Masum değilsiniz hiçbiriniz!

 
Emine Öztürk
 
 

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

20 YORUMLAR

  • Yanıtla Ömer H 7 Şubat 2025 at 08:36

    Bu dünyayı yaşanmaz hale getiren biz insanlarız. Düzeltecek olan yine bizleriz.

    • Yanıtla Emine Öztürk 7 Şubat 2025 at 09:48

      Öncelikle vakit ayırıp yine yeniden okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum Ömer öğretmenim.
       
      Kesinlikle haklısınız düzeltecek olan yine bizleriz. Hepimizin artık elini taşın altına koyma vakti geldi de geçiyor.

  • Yanıtla İnce Memed 7 Şubat 2025 at 08:40

    Kaleminize sağlık hocam ☺️

    • Yanıtla Emine Öztürk 7 Şubat 2025 at 09:49

      Vakit ayırıp okumanız çok kıymetli. 🙏
       
      Teşekkür ediyorum.

  • Yanıtla Oğuz Öztürk 7 Şubat 2025 at 09:55

    Bu konuda gerçekten masum değiliz hiçbirimiz. Eline ,kalemine sağlık canım benim.

    • Yanıtla Emine Öztürk 7 Şubat 2025 at 11:32

      Teşekkür ediyorum sevgilim.🫶 Desteğin benim için çok önemli. Her zaman yanımda olduğun için çok şanslıyım. 🤎

  • Yanıtla Servet Özay 7 Şubat 2025 at 09:58

    Yangın sınavı ile karşı karşıyayız. Orman derken otel yangınları yüreğimizi yakıyor. Ama asıl yangın yüreklerimizde. Herkes evladını yetiştirmenin derdinde. Evlatlarımızı yetiştirememenin yangını sarmış bizi. İnsanoğlu “çağ yangın“ından kurtulamamanın perişanlığında.

    • Yanıtla Emine Öztürk 7 Şubat 2025 at 11:34

      Değerli vaktinizi ayırıp okumanız benim için pek kıymetli Servet Bey.
      Teşekkür ediyorum. 🙏
       
      Ne güzel ifade ettiniz son cümlede “Çağ yangınından kurtulamamanın perişanlığında insan.”
       
      Umarım artık uyanış başlar.🙏
       
      Sevgiler

  • Yanıtla Yasin Aşık 7 Şubat 2025 at 10:08

    İçimizdeki duygulara tercüman olmuşsunuz. Benzer sorgulamaları sıkça yaptığım zamanlardayım ben de. Belki herkes böyle ama haberimiz yok birbirimizden. Gökteki yıldızlar gibi mesafemiz çok birbirimizle. Umarım bu sessiz işgale her anlamda dur diyebiliriz. Yoksa yakınacağımız bir ülkemiz de kalmayacak bu gidişle.
     
    Sevgiler 🍀

    • Yanıtla Emine Öztürk 7 Şubat 2025 at 11:24

      Öncelikle zamanın bu kadar kıymetli olduğu dönemde yazıma ayırmış olduğunuz dilim için çok teşekkür ediyorum. 🙏
       
      Birbirimizden haberdar olmak, yıldızlarımızı yakınlaştırmak, omuza müâadele edebilmek ve ülkemizi koruyabilmek umudu ile.
       
      Sevgiler

  • Yanıtla Hasan Egen 7 Şubat 2025 at 10:26

    Kesinlikle katılıyorum, masum değiliz ve bu vebalde hepinizin payı var. O yüzden de acı çekiyoruz. Ama sonda, “Büyük büyük adamlar topu birbirine atıyor” dediniz ya ben de diyorum ki umarım yakanlar ve sebep olanlar cayır cayır yanarlar.

  • Yanıtla Emine Öztürk 7 Şubat 2025 at 11:27

    Değerli vaktinizi ayırıp yazımı okuma inceliğini gösterdiğiniz için teşekkür ediyorum.
     
    Umarım artık acı çekmediğimiz yıllar yoldadır ve hızla geliyorlardır. 🙏
     
    Sevgiler

  • Yanıtla Sıddık Ozan 7 Şubat 2025 at 12:23

    Yine kanayan bir yaramıza parmak basmışsınız. Tüm yangınların son bulması dileğiyle!
     
    Kaleminize, yüreğinize sağlık!

    • Yanıtla Emine Öztürk 7 Şubat 2025 at 13:06

      Ozan öğretmenim zamanınız çok kıymetli yazı için ayırdığınız dilime çok teşekkür ediyorum. 🙏
       
      Tüm yangınların son bulması dileğiyle!
       
      Sevgiler

  • Yanıtla Didem Çelebi Özkan 7 Şubat 2025 at 12:59

    Canım, yazın, insanlığın doğaya karşı sorumluluğunu derinlemesine sorgulayan çarpıcı bir anlatıma sahip 👌🏻 Orman yangınlarının sadece fiziksel değil, aynı zamanda vicdânî bir yıkımı da beraberinde getirdiğini vurgulaman hârika olmuş. Umarım hatırlattıkların, doğaya karşı daha bilinçli ve duyarlı bir yaklaşımın oluşmasına katkı sağlar biriciğim.
     
    Kalemine, o olağanüstü kalbine sağlık 🙏🏻
     
    Kucak dolusu sevgiler ❤️

    • Yanıtla Emine Öztürk 7 Şubat 2025 at 13:11

      Çok teşekkür ediyorum sevgili Didem yorumun her zaman olduğu gibi onore etti.
       
      Umarım artık yazılan yazılar, yapılan yorumlar, yaşanan acılar farkındalık yaratır ve bir şeylerin değişimi için yol gösterici olur.
       
      Sevgiler güzelliğim. 🫶🫠

  • Yanıtla Metin Çoban 8 Şubat 2025 at 13:44

    Emine, Emine; köyümün güzeli dağlara gel Emine. Yeşillendi dağlar beyazlar giy Emine 😍
     
    Elbette bu dergideki herkes, her türlü canlıya yapılan eziyet, sûistîmal, katliam, yok etme ve talan edilmesine karşı. Yazında da bunları çok güzel anlatmışsın. Ben sana farklı şeyler anlatayım.
     
    Bu insanoğlu yer altından maden çıkarmak için önce ormanlık alanı talan edermiş fakat maden ilerledikçe dehlizlere destek olacak kalaslar için yakın yerde de bir orman geliştirirlermiş. Sonra maden kapanınca etrafında kocaman ormanlar oluşurmuş.
     
    İngilterede 50-60 yıl önce sincap yemek ana yemekmiş. Tavuk ve sığır yetiştiricileri yaptıkları beyin yıkama ile sincabın bir kemirgen olduğu, fareden farkı olmadığı fikrini yaymışlar. Sincap sayısı arttıkça Ormanlar zarar görmeye başlamış, ekonomik zarar yıllık 20 milyon poundtan fazla olmaya başlamış ve ormanlar sefil hale gelmiş. Şimdi yenilikçi mutfaklar tekrar sincap yemeğini menülerine koymaya başlamış.
     
    Absürd örnekler veriyorum ama doğanın korunması sadece insanın elinde olan bir şey. Tıpkı yazında olduğu gibi.
     
    Köy kızları seni özler, ne tatlısın sen Emine 😍

  • Yanıtla Emine Öztürk 9 Şubat 2025 at 00:23

    Sevgili Metin her şey bir yana yoruma bir giriş yaptın “Aman Allah’ım neler oluyor?” dedim.😱
     
    Gelişme oldukça açıklayıcı ve yazıya dair ilerledi lakin sonuç şaşırtmadı.
     
    Bu şâhâne türküyü bana ithaf ettiğin için teşekkür ediyorum.
     
    Var ol 🙏

  • Yanıtla Erdem Uslu 9 Şubat 2025 at 17:12

    Masum değiliz hiçbirimiz.
     
    Bu toplum “kadercilik” ve “Allah’a emanet etme” kolaycılığından kurtulamadıkça başını; depremlerin yıkıcı etkilerinden, sellerin yok edişinden ve yangınların mateminden kurtaramayacaktır.
     
    Masum değiliz hiçbirimiz.
     
    Alınmayalım gücenmeyelim tembel bir milletiz, o kadar ki kurallarımız var ama uygulamaktan dahi imtinâ ediyoruz. Hakkımız yok ağlamaya; biz yaktık bu ormanları, ormanlardaki milyonlarca milyarlarca canı, biz yakıyoruz yanan otellerdeki insanları, biz öldüreceğiz depremlerle yıkılacak evlerdeki insanları.
     
    Hiçbirimiz masum değiliz Emine Hanım.
     
    Bu içten yazınız eminim bu ülkenin fertleri olarak kendimize gelmemiz ve biraz olsun olabilecek gerçekleri hissedebilmemize önayak olacaktır.

  • Yanıtla Emine Öztürk 9 Şubat 2025 at 19:25

    Erdem Bey, öncelikle vakit ayırıp okumanız benim için çok kıymetli. Çok teşekkür ediyorum. Ve bu gerçekçi yorumunuz için sizi alkışlıyorum. Çoğumuz kim olduğumuzu, ne yaptığımızı kabul etmeyiz. Sizin gibi cesurca söylenmeli bu sözler her platformda. Sizinle tanışabilmeyi, bütün bunları yüz yüze konuşabilmeyi ne çok isterdim. 🙏
     
    Sevgiler

  • Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

    error: Kopya korumalı içerik!

    Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan