Sair Şair Kendisinden beklenmeyen hallere pek düşmedi şair Evet Elbette Bazen, kendisinden bile saklandı Çünkü bir şeyler ve birileri tarafından İşte bazen Sevmesi, yaşaması, uçması, gülmesi yasaklandı… Bir yazmayı hiç bırakmadı şair Bir de dobralığı mısralarda Bütün dünya sahteliğin esiri olmuşken… Gün oldu, gaz…
Güz Buz gibiydi her yer Ellerim, ayaklarım, bakışlarım da öyle Yürürken hayta üniversiteli halimle Ellerim ceplerimde Islık çalarak gezinirken Hisar’da Yolum sevdaya düşmüş meğer Nerden bilirdim… Dünyanın en güzel gülüşüne güzde rastladım Ağaçlar çıplak Şehir yine karmaşık İnsanlar kendilerine bile soğuktu Farkındaydım bin türlü…
Egoların Savaşıdır Hayat Bilseydiniz bu dünyaya geliş sebebinizi Öyle bencil olmazdı tavrınız Öyle hissiz bakmazdı gözleriniz Öyle bomboş kalmazdı yüreğiniz… Bilseydiniz şu fâni âlemde haddinizi Öyle yükseklerde tutmazdınız başınızı Öyle küçük görmezdiniz başkalarını Böyle kötülükler sarmazdı dünyayı… En kötüsü de ne biliyor musunuz Hiçbir…
Kırmızı Beyaz Bir Sevda Al’ında kalbi var Anadolu’nun Ak’ında temizliği Anadolu ruhunun Bir bayrak ki; Kendi başına bir destan Bir sevda ki; Âleme rest, kükreyiş, feverân… Bilir dünya bizi Başkadır vatana düşkünlüğümüz Yanıltmasın bazen birbirimize düşmüşlüğümüz… *** 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun… Cumhuriyetin…
Eskisi Gibi Yürüyelim yine yan yana Yana yana bazen aynı dertten muzdarip Bazen uzaklaşalım şehirden İşi gücü erteleyip… Eskisi gibi olalım Eskimeyen o hisleri uyandırıp içimizde Dışımıza vuralım sevgimizi… Ben yine gözlerine şiirler yazayım Sen yine gülümse, şiirimden daha güzel bakışlarınla… Hani bu koca…
Hiç Sözüm eskir, yüzüm eskir Adımlarım kısalır gitgide Saçıma aklar düşer göğünden dertlerin Dert ettikçe derdini birilerinin… Ben giderim Gider benden, benim bildiklerim Ekşi bir tat bırakan dostluklardan ziyade Bir çocuğun gülümsemesi anlatır hakikati Çünkü masumiyet kusursuz sevgilere yakışır… Her şeyim ve her şeye…
Yine Eylül Zamanı Dağlara, denizlere selamdı gülüşüm Öyle geçtim zorlu okyanusları Gemilerle ve sonsuz ümitlerle Bir şarkı değildi bu defa dilime takılan Bir şiirdi içimde biriken Yazılmaya hazırlanan… Vakitler geldi geçti Gün doğumunda sancı Gün batımında müjde verdi saatler Ve sonra hepsi durdu Dünya…
Renkli Bombalar Dünya felaket bir yer, sonunda başardılar Sevgi zarif denizdi, çamurla taşırdılar İşlerine gelmeyen bir şey olduğu zaman Bir koydukları yerden, dünyayı aşırdılar… Cebi delik fakirin, ekmeğiyle oynayıp Boynu bükük garibin, hayallerini çalıp Kendi servetlerini, onlarca kez katlayıp Açlıktan ölenleri, duyunca şaşırdılar… Nükleer…
Başka Yürümek eller cepte, Islıklar çalarak hayta hayta Gülümsemek annesini rahat bırakmayan yavru kediye Ayakkabıları ansızın çıkartıp, çıplak ayak yürümek kumsalda Var olmak başka şeydir, yaşamak başka… Düşünmek geceleyin Gelmişi, geçmişi Özlemek eskilerden bir şeyleri Belki çocukluğu, belki doğumunu ilk umudun Düşünceyi düşe bulayıp,…
Aşka Ona boyun eğmek ya da palazlanmak değil Sürekli ondan bahsetmek değil İllâki adını dağa, taşa, yaprağa yazmak değil Unutmak, es geçmek hiç değil… Aşka; Duru hisleri olan yürekler Duruşu olan sağlam kişilikler Yazılmasa da bir şair tarafından Zarafetle hissettirilen şiirler lazım… Mehmet Gökcük…
Çağır Kendini Öğretilerle dolu hayat Zaman hâlâ en değerli, en hasarlı, en garip Üzerini örttüğümüz sorunlarla beraber bir yanımız ateşte Ruhumuz dalga dalga, bir keşmekeşte… Dünya ağır ve içi yangın bir mesken İnsan kusurlu ve inatçı bir hikâye O yüzden darbeler ve depremler birbirine…
Yük Yaşından küçük gösteren pek az Yaşından büyük gösteren pek fazla Üstelik bunca teknolojiye rağmen… Çünkü yüksüz gezinemeyen hamallarız hepimiz Alıştık, illâki bir şeyleri yüklenmeye Çok sevdik sorun sahibi olmayı Ve çözmeye çalışmayı Bizim için sessiz, sükûn günler çok sıkıcı… Zira bir adaya düşsek…
Bilge Olma Mutlu Ol Tutup ellerinden kendinin Kalbine şöyle iyi bir bakım yapıp Aynı zamanda bedenine ve ruhuna Bahar katıp yürüyebilirsin… Nefes alıyorsan hâlâ Fırsatın var demektir, yaşamak için “Yaşamak” diyorum beyim Öyle alengirli işlerden uzak durup Boş yere yormadan varlığını Sade ama etkileyici…













