Seni sevmedim diye beni öldüremezsin. Ya da bir zamanlar sevdiğim ama artık sevmediğim için beni öldüremezsin. Beni sevdin diye beni öldüremezsin. Bana dokunmanı istemiyorum, seninle öpüşmek, seninle sevişmek istemiyorum diye beni öldüremezsin. Senden başka birini sevdiğim için, beni kıskandığın için beni öldüremezsin. Senden başkasına…
Geçtiğimiz hafta içinde bir Türk tekstil markası LGBT’ye özendirdiği gerekçesiyle bundan böyle gökkuşağı ve unicorn (boynuzlu at) desenlerini ürünlerinde kullanmayacağını açıkladı. Benim açımdan -Ben kimim? Ben önce insanım, sonra da bir iletişimci/reklamcıyım- akıllara durgunluk veren bu açıklama gerçekten bütün sinirlerimi bozdu. Hem çok sinirlendim…
Günlerdir yaşadığımız yüzgeç çıkartan nemli havaların ardından gelen bu serin yaz akşamında, patlamış mısır tadında bir şeyler karalamak istedi canım sizin için. Öyle ağır ağır, aşka meşke giresim yok. Bugün hafif takılacağız. Neden romantik komedi? Konumuz romantik komediler. Yerli yabancı, yeni eski fark etmez.…
Genellikle kendi duygularım ya da etrafımda yaşanan ve beni etkileyen hikâyelerden yola çıkarak yazmaya yatkın biriyim ama iki hafta önce yazdığım Sezen-Onno hikâyesinden sonra editörümüz Didem, yazının altına bir not bırakarak benden bir ricada bulunmuştu: “Kuzum bir de benim gibi aşka olan inancını yitirmişler…
Daha önce de yazmıştım çiftler arasındaki dengeler hakkında. O zaman; “Davul bile dengi dengine (mi?)” demiştim. Konu ağırlıklı olarak ilişki içindeki iki insan arasındaki sınıf farkıydı. Bu bir engel olmalı mıydı ya da sosyal statü farkı dediğimiz şey aşk karşısında çaresiz miydi? Bugün de…
Son birkaç gündür Spotify’da dadandığım Sezen Aksu şarkıları beni bu noktaya getirdi. Art arda dinlediğim şarkılar içinden beni en çok etkileyen şarkıların altında hep aynı iki isimin imzası vardı. Sezen Aksu ve Onno Tunç. Çocukluğumdan beri ezbere bildiğim ve o yaşta bir çocuğun bile…
Gazete haber yapmış; neymiş efendim Yılmaz Özdil yeni yazı yazmak yerine eski yazılarını kopyala yapıştır yaparak yeniden yayınlıyormuş. Eee, yani? Biraz empati lütfen Burada adı geçen kişinin, görüşünün, ne yazdığının hiçbir önemi yok. Herhangi bir konuda yazan herhangi bir yazardan da bahsediyor olabiliriz. İcabında…
Çok tuhaf, çok. Düşünüyorum, içindeyim, yaşıyorum ama alışamıyorum. Bazen tüm bu yaşananlar gerçek değilmiş gibi hissediyorum. Her şey nasıl bu kadar birden ve tümüyle değişebildi? Alışamıyorum, hayır Kim bilir; ne kadar çok şimdi yazacaklarıma benzer şey okudunuz, dinlediniz ya da siz benzer cümleler sarf…
Hiç tanımadığım bir adamı çok sevdim ben. Onun ailesine karıştığımda o çoktan öte alemi mesken tutmuştu kendine hiç hesapta olmayan biçimde, olmadık bir vakitte. Önce kızını çok sevdim. Sonra karısını. Sonra oğlunu çok sevdim. Sonra tüm ailesini. Geride bıraktığı herkes öyle güzeldi ki her…
Yoga Şiir Temizlik Pilates Yemek Zoom WhatsApp Netflix Podcast Gitar Şarkı özü Telefon konuşması Danışmanlık Outlook Kurumsal iletişim Instagram Twitter Yazı Online alışveriş Saksı değişimi Limon çekirdeğinden ağaç yetiştirme girişimi Greyfurttan uçucu yağ yapma denemesi Çekmece-dolap düzenleme Arşiv taraması Müzik Duolingo Yapamıyorum Kalmadı işte.…
Sonu gelmeyen bir kitabın noktalanmadan sonsuza uzanan satırları arasında arayıp duruyorlardı birbirlerini… Bitmediğine göre mutlaka yeniden karşılaşacaklardı… Nokta değil üç nokta Üç noktayla biten cümleler bitmeyen bu hikâyenin sembolü olmuştu… Kimsenin göremediği gizli sığınaklarda özgürce salınan sonu üç noktalı cümleler… Hiçbir cümlenin sonuna nokta…
Olur bazen böyle. Yine oldu. Nereden başlayacağımı kestiremiyorum. Bugün birinden bahsedeceğim size. Bir kadından. Sizin benim gibi bir kadın. Birçoğumuzdan farkı, birçoğumuza göre daha cesur olması. Biraz da geçen hafta yazdığım “Hayallerim, Aşkım ve Ben”in devamı gibi olacak yazdıklarım. Bunu planlamamıştım ama hayat böyle…
Biraz önce bir telefon konuşması yaptım. Tam da size yazmak üzere klavye başına geçmişken çaldı telefon. Ardından bir tane daha yaptım. Aklımda bin türlü şey belirdi, ilham perisi geldi omzuma kondu. Arkadan da Yıldız “Ne yapsan ayrılamam senden asla” diyerek kafamı karıştırıyor şu an…













