Küçücük eli avuçlarının içinde sıktığının farkına varmadan diğer elinde tuttuğu çiçek ile parke taşlı yolda hızlı adımlarla yürüyordu. – Anne elimi acıtıyorsun. – Affedersin kızım, farkında değildim, çok mu sıktım? – Ayrıca çok da hızlı yürüyorsun, ayağım da acıdı. Ölüler bir yere gitmez ki…
Elindeki kalemi demirlere çarparken çıkardığı gürültüden habersiz, gözlerini kısmış tık tık tık sesleri eşliğinde volta atıyordu. Aklından geçenlerin hızına adımları yetişemedikçe kalemin demire çarpma hızı artıyordu. “Irmak Hanım buyurun” diye seslenen görevliye yabancılayarak baktı. Ne için orda olduğunu unutmuş, adıyla seslenilmesini yadırgamış halde bir…
İndeks Çekmece: Birinci Bölüm Çekmece: İkinci Bölüm Çekmece: Üçüncü Bölüm Çekmece: Dördüncü Bölüm Çekmece: Beşinci Bölüm Kutunun içine uzattığı elini adeta içine uzatmış gibi hissetti Sude. Kapattığı, yok saydığı, kilitli kapılar ardında odalara hapsettiği, tüm çekmeceler toplu halde isyana geçmiş, kapıları zorlayıp…
İndeks Çekmece: Birinci Bölüm Çekmece: İkinci Bölüm Çekmece: Üçüncü Bölüm Çekmece: Dördüncü Bölüm Çekmece: Beşinci Bölüm Gün batımına denk geldiği köprü trafiğinde en azından manzara güzel diyerek kendini teselli etmeye çalıştı Sude. Gökyüzünü kaplayan kızıllık, boğazın rengini maviden laciverte, yer yer turuncu…
İndeks Çekmece: Birinci Bölüm Çekmece: İkinci Bölüm Çekmece: Üçüncü Bölüm Çekmece: Dördüncü Bölüm Çekmece: Beşinci Bölüm Ofiste pencerenin önünde dikilmiş boş gözlerle dışarıyı izliyordu Sude. Mektupları yıllar sonra yeniden okumanın yarattığı duygu karmaşası ruhunu alt üst etmişti. Boğaz turu yapan feribotları izlerken…
İndeks Çekmece: Birinci Bölüm Çekmece: İkinci Bölüm Çekmece: Üçüncü Bölüm Çekmece: Dördüncü Bölüm Çekmece: Beşinci Bölüm Gözüne çarpan neonlu ışıklar içinde üzerine uçuşan mektuplara uzanıyor, her adımında dizleri, ayakları, kolları açık kalan bir çekmeceye çarpıyor, kan revan içinde çırpınarak mektupları yakalamaya çalışıyordu…
İndeks Çekmece: Birinci Bölüm Çekmece: İkinci Bölüm Çekmece: Üçüncü Bölüm Çekmece: Dördüncü Bölüm Çekmece: Beşinci Bölüm Çekmecenin önüne bağdaş kurarak oturmuş, kutuları birer birer çıkartıyordu Sude. Düzen takıntısının en net örneğiydi çekmece içleri. Mumlar, kablolar, fotoğraflar, mektuplar, kokular, süsleme malzemeleri, ilaç kutusu…
– Bekledim, Aylarca nefes alamadan, yürüyemeden, konuşamadan bekledim! Sen giderken boğazımda hırıltıyla çıkan ‘ölüyorum’ feryatlarından çıkan nefesim geri gelmedi! Uyudum, uyandım, gittim, geldim, sustum, konuştum ama içim öldü bir kere. Sen giderken yatağa bağladım ruhumu. Hastalıklı halinde kimseye zarar vermesin diye. Birkaç ay beynimi…
Güneşin alaca yansımasında ışıldayan denizden esintiyle gelen iyotlu koku, uzun süredir unuttuğu koku duyusunun kendini hissettirmesiyle, tüm zamanlar silinmiş, tam da o anın içine ruhunu özgür bırakmıştı. Tüm yılın şehir hayatı içerisinde yaşama tutunmak adına, birçok duyusundan vazgeçmiş olarak kendini bıraktığı sığ hayattan kaçma…
Anıttepe üzerinde yükselen kabrin, bir felsefenin yaşamda yansıma bulmuş haline, kalbinde hissettiği sancılı hüzünle baktı. Anıttepe’ye giderken ruh halindeki çalkantılar daha da hassaslaştırmıştı aklını. Güvenlik kontrolünden geçtikten sonra çevresini saran Barış Parkı’na baktı. Yemyeşil doğasıyla huzura davet vardı ve adına yakışır şekilde 104 ayrı…
Karşısında oturan yabancı adamı inceliyordu kadın. Söyledikleri, sesi bir kuyudan gelir gibi, uzaktan, uğultu halindeydi. Duymuyor, anlamıyordu ne dediğini, sadece bakıyor, karşısında oturan adamı göremiyordu. Ne olduğunu düşünüyordu. Ne olmuştu da gelip karşısına çıkmıştı yeniden? Kimdi, neydi bu adam? Hangi kaybın telafisindeydi bunca zaman…
İndeks Topuk Sesi: Birinci Bölüm Topuk Sesi: İkinci Bölüm Topuk Sesi: Üçüncü Bölüm Masaya bir kolunu, yüzünü de avucuna dayamış kalemin ucunu dişlerinin arasında ezerken dış seslere kulaklarını kapatmış, içine çıktığı yolculuğa mola vermiş halde düşünüyordu Elvan. Günlerdir kendini masa başına çivilemiş halde…
İndeks Topuk Sesi: Birinci Bölüm Topuk Sesi: İkinci Bölüm Topuk Sesi: Üçüncü Bölüm Evin kapısını kapattığı anda anahtarı yeniden gözüne takıp kapıyı açtı Elvan. Kapının yanındaki aynaya yansıyan yüzündeki heyecanlı çocuksuluğa bakmadan, evin içini saran telaşlı topuk sesi eşliğinde yatak odasına gitti. Yalnız…








