Sevmek nasıl bir his diye düşünürdüm, kendimi öyle hayal edemezdim. Üniversiteye geçtiğimde işler değişti. Aynı sınıftaydık onunla. Başlarda nedendir bilinmez sinir olurdum ona. Duruşu bile batardı. Nereden bilebilirdim ki o sinir olma değil de yanında olma isteğiymiş. Ben çok dik bakıp dikkatini çektim diye…
İçinde Gizlendiğim; Bu mektubu okumadan önce iki kahve yap ve aynanın karşısına otur. Sohbet edeceğiz gibi düşün. Sana soracaklarım, söyleyeceklerim uzun. On dört yaşında meraklı gözleri gör istiyorum karşında. Bir süreliğine de olsa çıkar içindeki çocuğu ortaya. Seni o kadar çok merak ediyorum ki……
Okuduğu kitabın son sayfasının da bitmesiyle gözünden bir damla yaş düştü. Sanki gerçek bir insanmışçasına sardı kollarını kitaba. Bitmesin diye kaç aydır günde sadece iki sayfa okumuştu. Uzun süre bölüm bitimlerinde oyalanmış, kendince notlar çıkarmıştı. Şu son altı aydır içerisinde bulunduğu ruhsal durumun da…
Küçük gözleri umutla parıldadı yine. Her geldiğimde aynı şeyi yapıyordu. Umutları azalsa da günden güne, hiç bitmiyordu. Dipsiz bir kuyudan su çekmekti umut onun için. Saçları, gözleri, o biçimli burnu ve dudakları. Her şeye inat hâlâ aynılardı. Yenilmemeye and içmiş gibi. Her sabah olduğundan…
Gözlerimi, çalan alarmla, zar zor açtım. Birkaç dakika ayılmak için kendime zaman tanıdım. Ardından yatağa geri dönmelerini zor önlediğim birkaç adımla mutfağa girdim. Ev arkadaşım, en yakın arkadaşım ve aynı zamanda da zıt kutbum yine dipçik gibi enerjikti. Beni gördüğü gibi dolaptaki çizelgeyi işaret…
Her zaman kendi kendine konuşurdu kız. Bazen içinden geçerdi tüm tiradları, bazen farkına bile varmazdı düşüncelerinin havaya yayıldığının. Kendi kendineydi çoğu zaman. Sakinliği severdi, kalabalıklar genç yaşına rağmen yorardı onu. Erken uyanmayı severdi fakat beceremezdi bir türlü. Yalnızlığı bilirdi, tek başına yaşayabilmenin ne demek…






