Fizik ve Ben

Dünyanın Manyetik Alanı Değişiyor mu?

19 Aralık 2018

Dünyanın Manyetik Alanı Değişiyor mu? | Pusula
Merhaba eski Bursa ve Ben, yeni Sen ve Ben okurları. Sizinle uzun zamandır birbirimizi tanıyor olsak da yeni ismin enerjisiyle yazımı yazıyor olmak beni oldukça heyecanlandırdı. Umarım yeni yılda yeni isim hepimize şans getirir. Daha geniş kitlelere ulaşır ve daha güzel yazılarla karşınızda oluruz.

Bu hafta sizlere dünyanın manyetik alanından bahsetmek istiyorum.

Dünyanın kuzey ve güney olarak iki coğrafi kutbu vardır. Bunu herkes bilir fakat bir de kuzey ve güney olarak manyetik kutupların olduğunu bilmeyenlerimiz olabilir. Bu manyetik kutuplar coğrafi kutuplardan farklıdır. Coğrafi olarak kuzeyi gösteren yön manyetik güney kutbunu, coğrafi olarak güneyi gösteren yön ise manyetik kuzey kutbunu gösterir. Bu kutuplar ise çakışık değildir. Manyetik kutupları birleştiren eksenle, coğrafi kutupları birleştiren eksen arasında 11 derecelik açı vardır.

Peki bu manyetik alanın görevi nedir? Ne işe yarar?

Dünyanın manyetik alanı bizim dünyada yaşamamızı sağlayan önemli bir fenomendir. Eğer dünyanın manyetosfer tabakası olmasaydı dünyada tek bir canlı dahi yaşayamazdı. Çünkü güneşten dünyaya her saniye kozmik radyasyon yağmuru yağıyor. Dünyanın manyetik alanı ise güneş fırtınalarının dünyamıza girmesini engelleyerek bizi radyasyondan koruyor. Aksi takdirde hepimiz bu zararlı ışınlara maruz kalarak mutasyona uğrardık.

ABD’nin Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombası sonucu yayılan radyasyonun yıkıcı ve öldürücü etkilerini hatırlayalım. Güneşten gelen zararlı kozmik dalgalar ise atom bombasından kat be kat fazladır. Manyetik alanın birazcık azalması bile kanser sayılarını artırır.

Manyetik alan gözle görülmez.

Yerin 3200 km altında dünyanın çekirdeğinde nikel ve demirden oluşan bir sıvıdan kaynaklandığı varsayılır. Bu sıvı, dünyanın merkezinde dev bir mıknatıs etkisi oluşturur. Bu dev mıknatısın etrafında manyetik alan vardır.

Manyetik alanın gözle görünür etkisi kutup ışıklarıdır. Kutuplarda manyetik alan şiddeti zayıftır. Bu yüzden dünyamıza kutuplardan giren güneş ışınları atmosferdeki gazlara çarparak auroları oluşturur.

Kuzey Işıkları | Aurora Borealis


Kuzey Işıkları | Aurora Borealis

Bu kutup ışıkları görülebilecek en güzel doğa olaylarındandır. Norveç, İsveç, Finlandiya ve İzlanda bu eşsiz güzellikteki aurolara ev sahipliği yapan ülkelerdendir. Genelde insanlar kasım ve şubat aylarında bu ülkelere kutup ışıklarını seyretmek için giderler.

Manyetik alan yani dünyayı radyasyondan koruyan bu kalkan, dünyamızı zararlı ışıklardan koruduğu gibi atmosferin dünyadan kaçmasını da engeller. Artık bilindiği gibi dünyaya alternatif yaşam alanı olan Kızıl Gezegen yani Mars’ta da önceden atmosfer varmış. Fakat bir şey olmuş ve Mars’ın manyetik alanı kaybolduğu için atmosfer uçmuş. Atmosferin olmadığı yerde ise insan yaşamı imkansızdır. Dolayısıyla manyetik alan yaşam için çok önemlidir.

Yapılan gözlemler dünyanın manyetik alanının azaldığını ve manyetik kutupların yer değiştirdiğini göstermektedir.

Güney Atlantik Anomalisi olarak adlandırılan olay, Güney Amerika’da Brezilya civarında manyetik alanın zayıflaması olayıdır Buradan geçen Hubble uzay teleskopundan her defasında sinyal alınamamış. Araştırmalar sonucu bu bölgede manyetik alanın zayıf olduğu görülmüş. Manyetik alan zayıfladığı için gelen radyoaktif dalgalar, uydulara zarar vererek sinyal alınmasını engellemektedir. Daha kötüsü ise bu alan büyümektedir. Ayrıca dünyanın manyetik kutupları da yer değiştirmektedir. Yani pusulada kuzey kutbu gösteren işarette şu an kayma var.

Kutupların yer değiştirmesi dünyadaki tüm düzen bozacaktır. Gideceği yeri dünyanın manyetik alanını takip ederek bulan birçok hayvan bu sapma sonucu şaşıracak ve yollarını kaybedecektir. Göçmen kuşlar, okyanuslardaki balinalar ve daha birçok hayvan dünyanın manyetik alanını takip ederek yollarını buluyor. Kendiler bile bu manyetik alanı takip ederek yaşadıkları evi buluyorlar.

Sonuç olarak dünya her geçen gün özelliklerini kaybedip ömrünü tüketiyor.

Bilim insanları ise bunun uzun zamandır farkındalar. Boş yere sürekli Mars’a uydular, uzay araçları göndermiyorlar. Dünya yok olduğu zaman insan ırkının devam edebilmesi için yaşayabileceği bir yaşam alanı olmalıdır. Dünyaya en çok benzeyen gezegen olan Mars ise şu an ilk sırada yer alıyor. Mars’ta yaşam ütopik gibi görünse de bilim insanları ısrarla bu gezegende yaşam için ipucu arıyorlar. Biz ise bu çalışmaları merakla bekliyor ve her gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Bakalım sürprizlerle dolu olan evren bize daha neler gösterecek?

Hoşça kalın.
Bilimle kalın.
Fizikle kalın…

Çiğdem Mertoğlu

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Ahmet Yonca 19 Aralık 2018 at 14:30

    İşte benim içimi zıplatan tema 🙏 Bu bilgileri öğrendim ya, kesin üstüne fantezi kurar, acayip birşeyler yazarım 😁 Manyetik alan ve dünya ömrü dengesini yeterli düzeyde araştıramamıştım. Fakat yok olacağımız bu dünya için bu kadar endişelenmeyede gerek yoktur diye, ne madde, ne servet peşinde koşmuyorum. Çok güzeldi. Teşekkür ederim 🙏

    • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 23 Aralık 2018 at 22:57

      Evet haklısınız hayat kısa:) Rica ederim, asıl ben teşekkür ederim yazımı beğendiğiniz için…

  • Cevapla Ilgın Cenkçiler 20 Aralık 2018 at 22:53

    Anlatımınızı çok beğeniyorum.
     
    Sevgiler

    • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 23 Aralık 2018 at 22:58

      Gerçekten bunu duymak beni çok mutlu etti. Teşekkür ederim…

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan