Biraz Kitap

Ateistler için Din

2 Nisan 2019

Ateistler için Din | Alain de Botton


Ateistler için Din | Alain de Botton

İnanmıyorsan da Saygı Duy

Dini inancı olmayan insanlara, dindar insanlar tarafından sık sık söylenen bir laf vardır: “İnanmıyorsan da saygı duy.”

Yazar da bunu bir tık değiştiriyor ve diyor ki: “İnanmıyorsan da dinin faydalı yanlarını gör ve bunları kap, bunlardan faydalan.”

Sonra da bu faydaların neler olduğunu, bunlara uyum göstermenin sağlayacağı yararları anlatıyor.

Manevi Haz ve Aidiyet Hissi

Örneğin bir ibadethaneye girdiniz. İbadethaneler genellikle uhrevi bir havası olan, görkemli yapılar oluyor. Oraya gidip ibadet eden insanlar birtakım manevi hazlarla doluyor. Üstelik bir arada olmak, bir topluluğun üyesi olma hissi insanın aidiyet duygusuna iyi geliyor. İşte bunlar iyi şeylerdir, inanmıyor olsanız bile bu manevi haz ve aidiyet hissi iyidir, bunlardan faydalanın, diyor yazar.

Huzur ve Dayanışma

İnançlı insanlar başlarına gelen kötü olayları tanrıya bağlarlar. Tanrı böyle olmasını istedi, bir imtihandı bu olaylar, kader böyleymiş… gibi bence teselli olan bu açıklamalarla kendilerini daha iyi ve huzurlu hissederler. Yazar, ateistlerin de bu huzuru anlamaya çalışmasını tavsiye ediyor.

Ayrıca inançlı insanlar arasında bir dayanışma olduğunu belirten yazar, bu dayanışmaya katılmak iyidir, diyor.

Uyumluluk

Kitapta bahsi geçen dinler Hıristiyanlık, Musevilik ve Budizm. Müslümanlıktan bahsetmiyor.

İnsanların huzurlu, hoşgörülü, kibar, yardımsever olabilmeleri için din şart değil diye düşünüyorum. Kaldı ki %99’u Müslüman diye ezberletilmiş ülkemizin bir huzur, bir hoşgörü ülkesi olduğu da kolay kolay söylenemez.

Bu konuda 1623-1662 yılları arasında yaşamış filozof Blaise Pascal geldi aklıma. Tanrı’nın varlığı tartışmasıyla ilgili olarak Pascal’ın Bahsi olarak bilinen argümanı vardır. Der ki; Tanrıya inanmak ve inanmamak iki seçenektir. Rasyonel insan inanmayı seçer. Çünkü Tanrı varmış gibi yaşarsanız ve gerçekten Tanrı varsa en iyi ödülü alır, sonsuz bir mutluluk şansı yakalarsınız. Tanrı’ya inanmayı seçip sonuçta yanılırsanız da önemli bir kaybınız olmaz. Yapmanız gereken Tanrı’ya inanan insanları taklit etmektir. Böylece çok geçmeden onların inançlarına ve duygularına da sahip olursunuz. Bu argümana eleştiri; çok çıkarcı bir yaklaşım olduğu ile ilgili. (Bu konuyla ilgili bkz: Felsefenin Kısa Tarihi | Nigel Warburton)

“Ateistler için Din” dinin mucizelerine, sıra dışı insanların serüvenlerine inanmayan ama dinin insanda bırakabileceği iyi etkilere kapısı açık olanlar için bir kitap.

📍Not: Bu konuya yakın olarak gördüğüm “Nazi Subayının Paradoksu Spinoza Problemi” adlı kitabı anlatacağım haftaya. Orada da Tanrı-din-inanmak-inanmamak bağlamında bazı şeyler var.

Saygılarımla,
Hülya Erarslan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

6 Yorum

  • Cevapla Ahmet Yonca 2 Nisan 2019 at 09:29

    Geçenlerde Instagram’da dinlere ilgili bir yazı yazmıştım. Burada şu detayı eklemek istiyorum: Yalan üzerine yapılmış hiç bir inanç, görüş, siyasi tutuma saygı gösterilmez! İnsanları savaştıran, katleden, birbirine düşüren, kadınlarını bir çöp haline getiren inançların saygı duyulacak, örnek alınabilecek hiç bir yanı yoktur. Ben ki dindar bir ailenin çocuğuyum. Suud, Suriye, Irak, Lübnan gibi ülkelerin hepsinde yaşadım. Türkiye, Almanya ve Avusturya da bulunan bütün din teşkilatlarının içinde yer aldım. Din bir “Beyin Kanseri”dir ve asla pozitif bir yanı yoktur. İnsan illaki yaratılışçı olmak istiyorsa, panteizm ile yola çıkabilir. Evrensel ahlâk üzerine olan taslakları inceleyebilir. Norveç, İsveç, Avusturya, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde yaşamın şu an ki konumu “Dinsizlik” üzerine ve insanlar dünyanın en ferah dönemini yaşıyorlar… O yüzden en büyük güzellik sadece “Bilgi”de yatar.

  • Cevapla Hülya Erarslan 3 Nisan 2019 at 10:32

    En büyük güzellik insanların mutlu ve keyifli olması diye düşünüyorum. Nasıl huzur buluyorlarsa öyle olsunlar dindar veya dinsiz.

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 3 Nisan 2019 at 10:37

    Ben neye takılıyorum biliyor musun; insanların, kendi inançlarına saygı duyulması konusunda inanılmaz talepkârken diğer inançlara ya da inançsızlığa aynı saygıyı göstermemelerine. Lütfen saygı gösterdiğini söyleyen azınlık hemen savunmaya geçmesin. Elbette her türlü inanca ya da inanmama durumuna saygı gösterenler de var ama çoğunluğu oluşturmuyorlar.
     
    Dini eleştirmek seni ölüme kadar götürebilecekken “Tanrı ve Kulu” kavramlarına inanmayı reddedenlere karşı her türlü hakaret normal karşılanabiliyor. Dinden bağımsız olanlara yapılan bu, peki inanan fakat başka bir inanç sisteminde olanlara yapılanlar daha mı az? “Din Savaşları” diye bir olgu var dünyada.
     
    Bu yüzden dinler “Bana saygı gösterceksin,” talebinde bulunmadan önce kendileri bu duruşu sergilesinler bence…

    • Cevapla Hülya Erarslan 9 Nisan 2019 at 10:47

      “insanların, kendi inançlarına saygı duyulması konusunda inanılmaz talepkârken diğer inançlara ya da inançsızlığa aynı saygıyı göstermemeleri…”
       
      Doğru 🙁

  • Cevapla Didem Elif 3 Nisan 2019 at 12:36

    Bu kitabını okumadım ama Alain De Botton okumayı severim. Türkiye’ye konuşmacı olarak gelmişti. Zihnimizi açan farklı perspektif sunan insanları okumayı seviyorum. Kitap yorumunu da sevdim. Teşekkürler…

    • Cevapla Hülya Erarslan 9 Nisan 2019 at 10:48

      Alain De Botton’ın bir bunu bir de “Felsefenin Tesellisi” diye bir kitabını okumuştum -ki ondan da bahsederim belki bir ara- evet ben de sevdim kitaplarını.
      Ben teşekkür ederim. 🙂

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan