Hiç şüphesiz tatlı tüketmek artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Kendi danışanlarımız veya hastalarımızla tatlı tüketim sıklıkları hakkında konuştuğumuzda, çok büyük bir kısmının en az haftada bir gün tatlı tükettiğini gözlemleyebiliyoruz. Artık tatlılara ulaşabilmenin daha kolay olması (pastaneler ve online satışlarla) ve tatlı yapımını kolaylaştıran araçlar sebebiyle erişim hızlanmış ve tüketim sıklığı da buna paralel olarak artmıştır.
Gıdalara erişimin bu kadar kolay olmasıyla birlikte, günümüzde sağlıklı ve temiz içerikli besinler tüketmek ve üretmekte artık bir o kadar kolay hale geldi. Bugün sizlerle, sağlıklı ve temiz içerikli tatlılar üretebilmek için evinizde kolaylıkla bulundurabileceğiniz iki besin hakkında konuşacağız.
1.) Meyve Suyu Konsantresi
Meyve suyu dediğimiz şey, yoğun bir şekilde su içerir ve bazı kimyasal olmayan işlemler ile meyve suyundan suyu uzaklaştırdığınızda geriye o meyvenin konsantresi kalır. Bir meyve suyu konsantresine sağlıklı diyebilmemiz için muhakkak %100 o meyveden oluşması gerekmektedir.
Meyve suyu konsantrelerinin bazı çeşitleri vardır:
- %100 meyveden üretilen konsantreler: En sağlıklı seçeneklerdir çünkü tamamen doğal meyve şekeri içermektedirler. Ancak bazen katkı maddeleri de içerebilmektedirler. Bu sebeple etiketlerinin iyi okunması gerekebilir.
- Yoğun meyve aroması/kokteyli içeren konsantreler: Bu gruba giren ürünler kokteyl üretmek için kullanılır ve meyve sularının karışımından yapılır. Yoğun miktarda tatlandırıcı içerebilirler, bu sebeple tercih edilmesi tavsiye edilmemektedir.
- Toz konsantreler: Toz meyve suyu konsantreleri, püskürtme ve dondurarak kurutma gibi yöntemlerle kurutulur. Bu yöntem, tüm su içeriğini ortadan kaldırır ve ürünlerin daha az yer kaplamasını sağlar. Bu ürünler yoğun miktarda katkı maddesi içerebilir ve antioksidan seviyeleri düşük olabilir. Bu nedenle tercih edilmesi tavsiye edilmemektedir.
Evlerinizde, %100 meyveden üretilen elma suyu konsantresi veya hurma suyu konsantresi kullanabilirsiniz. İlaveten bu ürünler ısıl işleme dayanıklıdır ve fırında pişirilerek üretilen tatlılarda akrilamid oluşumuna sebep olmaz.
2.) Hindistan Cevizi Şekeri
Özellikle son 10 senedir oldukça popüler hale gelen Hindistan cevizi şekeri, Hindistan cevizi ağacından elde edilir ve klasik sofra şekerinden daha besleyicidir. Kan şekerini aniden yükseltmemektedir, yani glisemik indeksi de oldukça düşüktür. Hindistan cevizi palmiye özünden yapılan doğal bir şekerdir. Genellikle benzer ancak farklı bir palmiye türünden yapılan palmiye şekeriyle karıştırılır.
Hindistan cevizi şekeri doğal iki aşamalı bir işlemle yapılır:
- Hindistan cevizi palmiyesinin çiçeğinde bir kesim yapılır ve sıvı haldeki öz su kaplara toplanır. Öz su, suyun çoğu buharlaşana kadar ısıya maruz bırakılır.
- Son ürün kahverengi ve granüldür. Rengi ham kamış şekerinin rengine benzer ancak parçacık boyutu genellikle daha küçüktür.
Hindistan cevizi şekerinin tıpkı normal beyaz şeker gibi kalorisi oldukça yüksektir bu sebeple tüketim miktarına oldukça dikkat edilmesi gerekmektedir. Ayrıca ısıl işleme maruz bırakıldığında zararlı metabolitler ortaya çıkmaz. Bu sebeple kek ve pastalarınızda rahatlıkla tercih edebilirsiniz.
Uzm. Dyt. Şeydanur Özpınar Aksoy






1 Comment
Canım Şeydanurcuğum,
Yazın yine hem bilgilendirici hem de oldukça farkındalık yaratan bir çalışma olmuş. Tatlı tüketiminin hayatımızdaki yerini böylesine açık ve bilimsel bir dille ele alman, okuru hemen içine çekiyor. Özellikle meyve suyu konsantreleri ve Hindistan cevizi şekeri hakkındaki detaylar çok kıymetliydi 👌🏻
Uyarıların, sağlıklı seçimler yapmaya çalışan bizler için rehber niteliğinde. Toz konsantrelerdeki katkı maddeleri ve antioksidan seviyelerinin düşüklüğü gibi bilgiler de çok aydınlatıcıydı.
Bu tür yazılarla beslenme konusunda doğru ve temiz bilgiye ulaşmamızı sağladığın için teşekkür ediyorum canım. Sayende tatlıya “evet” derken sağlığımızı da göz ardı etmemeyi öğreniyoruz. Kalemine ve emeğine sağlık 😘
Kucak dolusu sevgiler 🤗❤️