Kadın entellektüel ya da iş kadını ya da ne bileyim bakkal ise aynı anda seksi olmamalıymış gibi bir durum söz konusu. Eğer “artist” falan değilseniz bu seksilik durumu her zaman basit bir duruş gibi yargılanmaya çalışılıyor. Elbette her türlü yaptırıma isyan bayrağı açan ben,…
Aslında ben bugüne kadar hep dergimizde seyahat yazısı yazmıştım fakat bugün oğluma matematik çalıştırırken yardımcı kitapta gördüğüm bir cümle beni rayımdan çıkarttı; bunu Instagram hikayelerde paylaşınca dergimizin kurucusu Didem de paylaşmış ve olumlu dönüşler almış. Didem beni arayıp bu konudaki fikirlerimi yazmam için teşvik…
Bir süredir köşe yazıları yerine öykülere ağırlık vermiştim. Sadece yazmadan sakinleşemeyeceğim durumlarda bu köşenin başına geçiyorum son zamanlarda. Bu satırları okuduğunuza göre gene şalterimin attığını tahmin etmişsinizdir. Beni en çok çıldırtan konu da daima “kadın” sorunları. Eski yazılarımın birinde, bu konuda bu kadar hassas…
“Güçlü kadınlar, erkeklerin çoğunun işine gelmez azizim. Tavrını net ve sert koyan kadın delirtir erkekleri ve delirmelerine rağmen geri adım atmak zorunda kalır çoğu… Bazı maço geçinen Emre gibiler ise asla geri adım atmazlar ve ailelerinin de desteği ile şiddetlerine var güçleriyle devam ederler.…
Umutsuzluk başlıklı yazım yayına girdikten birkaç saat sonra gördüm Emine Bulut haberini. Birkaç hafta önce de Çaresizlik yazım yayındaydı. “Her zaman umut vardır.” “Bakış açısıyla çaresizliğin üstesinden gelinebilir.” “Hayat farkındalıktır.” Bu cümleler uçuştu gözlerimin önünde ama ben kalbime saplanan acıyla, gözümde dolu olan yaşlarla…
Ruh halim, duygularım bir tuhaf bugünlerde. İki senedir yapamadığım tatilime kavuştuğum, tam sahilde uzanıp derin bir oh çekecekken Emine Bulut olayıyla yine kafama geçti dünya. Yine içinde bulunduğum ortamdan, aldığım nefesten, sohbetin ortasında attığım kahkahadan utanç duyacak hale geldim. Yine bin tane isyan ettim,…
* Yazıyı yazarının sesinden dinlemek için alttaki ses dosyasını tıklayabilirsiniz. * Yazarın Notu: Bu yazıyı, Abel Korzeniowski – Table for Two dinleyerek okumanız tavsiye olunur. YouTube linki için tıklayabilirsiniz. Ölüm anında, insanın tüm yaşamının gözünün önünden 1 film şeridi gibi geçtiğini zannederlerdi. Öyle olmadığını…
Son birkaç gündür ağlamaktan gözlerim şişti, ruhum paramparça… Üzgünüm, sinirliyim, korkuyorum, lanet ediyorum, çare arıyorum… En kötüsü de ne biliyor musunuz? Kadın, çocuk, hayvan, doğa katliamlarının suçlularının gerektiği şekilde cezalandırılmayacağını içimize işletmeleri, asıl terör bu aslında. Kendinde her hakkı gören adamlar tarafından öldürülmemek için…
Ben Kader, çok uzak bir yerlerden, bambaşka bir kadının kalemine hayatımı mürekkep ederek anlatıyorum… Bu ismi bana 11 yaşında kaybettiğim babam koymuş, ah canım babam! Biliyor muydun kızının başına gelecekleri? “Kader”inin kara bahtlı olacağını bilir miydin? Sahi baba, tüm yaşadıklarım kader miydi? Baba, kader…
* Yazarın Notu: Bu yazıyı, Hungry Ghosts – I Don’t Think About You Anymore dinleyerek okumanız tavsiye olunur. YouTube linki için tıklayabilirsiniz. “Keşke ölsen,” dedi usulca kendi kendine. Ve 1 daha yineledi. “Keşke ölsen.” Elinde tuttuğu nar çiçeği rengi ıslak mutfak bezini bükmek suretiyle…
“… Fazilet dediğin meğer masalmış Namuslu görünmek kimlere kalmış Zenginmiş, fakirmiş, halkmış, kralmış Gördüm ki kimseyi takmadın namus Hadi yandan …” Sezen Aksu ile bilinen bu şarkının sözleri, hele ki tamamı, durumu o kadar güzel özetliyor ki. Kesinlikle dinlemeli, sözlere özenle kulak kabartmalı. Gerçi…
“Feminizm” denince Türkiye’de çoğu insanın usuna/aklına “erkek düşmanları” oldukları ve “Duygu Asena” gelir. Üzgünüm baylar ve bayanlar, yanılıyorsunuz. Erkek Düşmanları “Duygu Asena”dan bağımsız olarak (ki, kendisiyle ilgili benim öyle bir savım kesinlikle yoktur.) “feminizm”i “erkek düşmanlığı” olarak algılayıp uygulayan yok mudur? Elbette vardır. Fakat…
8 Mart. Sana uzak bir diyardan yazıyorum. Aslında yazmak istediğim çok şey var. Sil baştan diyorum tekrar karalıyorum. Dikkat ediyorum; özen gösteriyorum. Önceden verilmiş kıymetli sözlerim var. Birer hediye gibi sarıp sarmaladım özenle hepsini. Sana sakladım. Bırakma onları.. Bırakmayasın.. Hikayeme baştan başlayacağım. Bu mektubu…













