Deniz Börülcesi

Zeytin Ağacı | 1

31 Aralık 2020

Öykü: Zeytin Ağacı | 1 | Yazan: Damla Gümren

“Umut ettiklerimiz. Yok sayıyoruz. Kaçıyoruz belki. Korkak olmayı kabul etmemek için ‘saçma’ diye düşünmeye çalışıyoruz. Umutlarımız mı? Çok saçma. Boş yere hevesler, diye geçiriyoruz aklımızdan. Yoksa, deli olur insan. Aklını yitirmez mi? Olanla mutlu olmadıktan sonra, beklemekten bitap düşen insanı, hangi güç hayata bağlayabilir? Görmezden gelir o da bir zamanlar sığındığı umutlar, yokluğa karışırken.”

Ben de onlardan biriyim. Korkağın tekiyim.

Öyle, anlattığıma bakmayın, benim de pek bir farkım yok. Göz göre göre inanırım bu saçmalıklara. Onları küçümsediğimi de düşünmeyin, küçümseyecek kadar cesur olsaydım keşke diye düşünüp dururum. Bir cesur olsam, böbürlenmesini de bilirdim. Pek üstün görürdüm kendimi.

Dalgaların ayaklarımda bıraktığı soğuk ürperti vücudumu ele geçiriyor. Düşüncelerim bir an olsun kayboluyor. Yürüyorum. Minik bir balçıkta hareket etmeye çalışan bir solucan gibiyim. Batıp, çıkıyorum. Kum tanelerinin, ayaklarımdan kayıp gidişini izliyorum. Her birinden parıltılar yayılan kum taneleri, ıslanınca çamur gibi görünüyor gözüme. Tiksiniyorum. Rüzgârın az olmasını dilediğim bir zeytin ağacının gölgesine oturuyorum. Kafam göğe doğru, dolu dolu bir nefes…

“Sırtını dönseydin bunca olana, ne olurdu?”

Onca, yıldan sonra gölgesinde dinlendiğim zeytin ağacı, soruyor bana bunu. Düşünmemeyi öğrenmiştim. Hiç gerek yok böyle sorgulara.

“Suçlu olmadığını bir an olsun düşünmek, iyi gelmez miydi sana?”

Aklımdan geçenler, ruhumu sıkıştırıyor. Yapraklar bir an olsun susmadan, ruhuma eşlik ediyor.

“Susmak, suçlu olmak mıydı?”

Suçlu, kelimesi ürpermeme yetiyor. Aklım, onca yılın acısını çıkarıyor, susmuyor.

“Herkes yaralarını sarsın diye beklerken, sen değil miydin onların yaralarını saran?”

Görüntüler sözünü bölüyor ağacın, kendini yerden yere atan kadınlar, ağlamalar…

“Senin suçun değildi!”

Bunca yıldır duymayı beklediğim söz, bana huzur vermiyor. Aksine, onca yıldır duyduğum acıyı hatırlatıyor.

Suçlu olmayı o kadar kabul etmiştim ki, umut etmek istemiyorum. O tren çoktan geçip gitti artık. Tekrardan hatırlamak istemiyorum. Tüm olanlar gün yüzüne çıkamayacak kadar derinlerde.

“Anlat, bana” diyor zeytin ağacı. Anlatmak isteyen yanımı susturmak istiyorum. Başkalarının huzur bulduğu bu yerde, geçmişim paçamdan tutuyor. “Dinleyen birini aramadın mı hep? Bana anlat işte” diyor. Zeytin ağacının dalları kucak açar gibi açmıştı kollarını bana. Pek alışkın değildim bu duruma. Garipsedim. Ağaç ısrarcı, bense korkak…

“Sorularına yanıt vermek istiyorum ama…” diyebiliyorum. Ağaç, susuyor. Ben susuyorum. Ağacın sabırla beklemesinin verdiği cesaretle, anlatmaya başlıyorum…
 
 

Devam edecek…

 
 
Damla Gümren
 
 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

4 Yorum

  • Cevapla Elif Bilici 4 Ocak 2021 at 09:18

    Zeytin ağacı en sevdiğim ağaç olabilir sanırım. Uzun ömürlü olması daima bana bilginliği simgeler, gövdesinin kıvrımları da hayatın kendisi adeta.
     
    Çok güzel olmuş, kalemine sağlık, devamını bekliyorum 🙂

    • Cevapla Damla Gümren 9 Ocak 2021 at 12:25

      Teşekkür ederim devamı gelecek 🙂

  • Cevapla Metin Çoban 7 Ocak 2021 at 16:20

    Çok başında yarım kalmış yazınız. Ya devamını okumayı kaçırırsam, bunun suçluluğu ile yaşayamam. Kim suçlayacak ki beni…
     
    Ben bir ceviz ağacının gölgesinde, polis peşimde, jandarma peşimde,
    Ne sen bunun farkındasın, nede polis farkında 😃😃

     
    Şaka bir yana güzel girişinizin devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

  • Cevapla Damla Gümren 9 Ocak 2021 at 12:27

    Merak etmeyin, merak ettikleriniz aydınlanacak devamında 🙂 Devamı gelecek 🙂

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan