Satır Arası

Tartışma

7 Mayıs 2021

Yazı: Tartışma | Yazan: Yaşam Koçu nalan Erpolat

Son bir yıldır içinde yaşadığımız mesafeli hayat, yaşamımızda birçok dinamiği değiştirdi. Artık alışageldiğimiz hayatlar, sosyal kurallar mazide kaldı. Her ne kadar davranışlarımızı yeni duruma ve yeni normallere göre ayarlamak zorunda olsak da insanın özüne dair olan özellikler elbette değişmedi. Sadece bu özelliklerin dışa yansıması şekil değiştirdi. Ev dışında olan bireylerle normalden fazla mesafeli, ev içindeki bireylerle de normalden fazla yakın olduğumuz şu zaman diliminde hayatımızda her zaman var olan tartışmanın da yönü ve şekli değişti. Dışarıdakilerle olması gereken ve olamayan her tartışmanın enerjisi evlerin içine aksettiğinden, evlerde olması gerekenden fazla tartışma ortamı olmaya başladı.

Tartışma

Sosyal bir varlık olan insanın değişmez bazı sosyal ihtiyaçları vardır. Her ne kadar olumsuz gibi algılansa da “tartışma” da bu özelliklerden biridir.

Kelime anlamı olarak, “bir konuyla ilgili karşıt düşünceleri karşılıklı olarak öne sürme ve savunma”dır.

Bu tanımın olumsuz algılanması, içinde geçen “karşıt” kelimesinden kaynaklansa da bazı insanlar sürekli karşıtlık ister ve sürekli tartışmaya meyilli yaşar. Bazı insanlar da, tam tersi olarak, bu karşıtlık ortamından hiç hoşlanmaz ve mümkün olduğunca söz konusu ortamda olmak istemez.

Aslında insan doğasına en uygunu ne hep ne hiçtir. Bazı zamanlarda, belli kurallar çerçevesinde yapılan tartışma, insan ve hayat için yararlıdır.

Sağlıklı Tartışma

Hayatı boyunca insan, belli ortamlarda yaşamak zorundadır. İçine doğduğu aile, büyüdüğü ortam, okuduğu okullar, iş hayatı, belki kendi kurduğu aile gibi birçok ortamda birçok insanla yaşar, etkileşime geçer. Bu ortamlarda yeni yeni hayat tarzlarıyla, yeni fikirlerle karşılaşır. Bu fikirlerin hepsi, her koşulda kendi fikirleriyle tamamen uyuşmaz, uyuşamaz, hatta her zaman uyuşmaması gerekir. Bu uyuşmazlık içinde bazen kendi fikirlerini savunması gerekir. Savunurken kendini dinletebilmesi ve karşı tarafın savunmasını dinlemesi şarttır. İki tarafın birbirlerini dinleyerek yaptığı tartışma, iki tarafı da ileri götürme potansiyeline sahiptir. Tarafların akıllarına, konu ile ilgili daha önce düşünmedikleri noktaları getirir, hem tartışan bireyleri hem de varsa etrafta tartışmaya şahit olan bireyleri fikren zenginleştirir.

Çocukluktan itibaren bu şekilde tartışma ortamlarına alışmak sürekli öğrenmeye ve gelişmeye açık yetiştirilmenin, empati kurabilmenin, herkese saygı gösterilmesinin önemli bir şartıdır. Okul öncesinden başlayarak, eğitimin içeriğine, yapılan etkinliklerle ilgili 5-10 dakikalık tartışma bölümlerini dahil etmek, çocuklara hem tartışmanın kavgadan farklı olduğunu gösterir, hem tartışma adabını öğretir hem de öğrenmeyi pekiştirir.

Tartışma Sırasında Dikkatli Olmak

Tartışma ve kavga birbirinden çok ince bir çizgi ile ayrılır. Bu çizgiyi aşmamak, tarafların farkındalığı, öz kontrolü ile mümkün olur. Her şeyden önce taraflar şunu bilmelidir.

“Kimse kimsenin fikrini temelden değiştiremez.”

Tartışmanın amacı sadece kendi fikrinin ya da davranışının kendine göre neden doğru olduğunu doğru bir şekilde ifade edebilmektir. Bunu ifade ederken anlaşılmak için karşı tarafı da doğru bir şekilde anlayabilmek gerekir. Onun fikrine de saygı göstermek, haklı yanlarını görmeye çalışmak gerekir.

Bu, teoride çok kolay gibi duyuluyor olabilir ama pratikte zaman zaman çok sabırlı olmayı gerektirir. Sabırlı olunmazsa, sözcükler kontrolden çıkar. Böylece tartışmanın ana kuralı olan fikirlerin çatışması, yerini kavganın özelliği olan insanların çatışmasına bırakır. Yani dialog, “Bu düşüncene katılmıyorum, bence bu doğru değil”den, “sen yanlışsın”a gelir ki bu da artık bireyler arasındaki uzlaşmanın artık neredeyse imkansız olduğunun garantisidir. Üstelik bu uzlaşamama durumu, bir tek söz konusu konuda değil her konuya yayılacak bir durum olur. Bu durumda da tarafların artık birlikte yaşaması, birlikte çalışması ya da arkadaşlık yapması çok zor olur.

Oysa kelimelerin ve tavırların farkındalıkla düzgün seçildiği tartışma ortamlarının amacı fikir ayrılıklarına rağmen uzlaşabilmektir. Uzlaşma insanları büyütür, uzlaşma hayatı kolaylaştırır. Yani doğru yapılan tatışmalar da hayatı kolaylaştırmış olur.

Bu yüzden de tartışmadan kaçmak doğru değildir.

Bazen tartışmadan kaçmak, hiçbir karşıt düşünce hakkında konuşmamak, ilişkiler içinde sağlıklı gibi gelir bireylere. Oysa tartışmamak, baskılamaktır ve asla sağlıklı değildir. Tam tersi ilişkileri, farkında olmadan içten içe çürütür. Karşıt düşünceler, bireylerin içlerini kemirmeden önce, doğru tartışma adabı ile konuşulmalıdır.

Nalan Erpolat

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

No Comments

Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

error: Kopya korumalı içerik!

Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan