Herkese selam! Nasılsınız? Umarım çok güzel bir yaz dönemi geçirmişsinizdir. Beni soracak olursanız hem dinlenmeli hem de bolca çalışmalı bir yazdı. Bugün sizlere son baharın gelmesi yazın bitmesi ile daha sık rastlanan depresyonun beslenmemiz ile ilişkisi hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Şimdiden herkese keyifli okumalar.
Depresyona Genel Bir Bakış
Depresyon yediden yetmişe herkesin dönem dönem başına gelebilen ruhsal bir hastalıktır. Dünya sağlık örgütü (WHO) depresyonu; “Sürekli üzüntü ve isteksizlik halinde olma durumu. Günlük işleri yerine getirememe veya getirmekte ruhsal olarak fazlaca zorluk çekme ve normalde keyif alınan aktivitelere karşı ilgisiz olma hali” şeklinde tanımlamaktadır.
Dünya genelinde ise tahmini olarak 350 milyon kişinin depresyondan etkilendiğini belirtmektedir. 17 ülkede ruhsal hastalıklar üzerine yürüttüğü çalışmalarda ise 20 kişiden 1’inin geçen sene depresyon geçirdiğini saptamıştır. Türkiye’de ise %4 oranında depresyon görülmektedir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanmaktadır.
Depresyon bir karakter özelliği değildir ve tedavi edilmesi gerekir. (Genellikle sık depresyona giren bireyler için karakter özelliğinin melankolik olduğu düşünülüyor ancak bu oldukça yanlıştır.) Tedavi edilmez ise hem ruhsal hem de bedensel olarak birçok sorunu beraberinde getirebilir. Yapılan çalışmalar fiziksel hastalıkların %20’sinin ruhsal hastalıklar sebebi ile ortaya çıktığını göstermektedir. Tedavi edildikten sonra bile tekrarlama olasılığı yüksektir.
Bir dost tavsiyesi olarak eğer maddi imkânınız var ise düzenli olarak psikoterapiye gitmek hem depresyonu önlemekte hem de ruhsal sorunların çözülmesinde çok yardımcı olacağını söyleyebilirim. Nasıl ki beden hastalanabiliyor, ruh da hastalanabilir. Ve tedavi edilmesi gerekir. Eğer psikoterapi ile çözülemeyecek bir durum var ise psikoloğunuz sizi psikiyatriye yönlendirebilir. Psikiyatri doktorunun muayenesi sonucunda ise antidepresan reçete edilebilir. Yine psikiyatristinizin kontrolünde ilaç kullanım süreciniz ayarlanır.
Antidepresanlar kilo aldırır mı?
Depresyon veya diğer ruhsal hastalıklarla mücadele eden bireyler, genellikle psikiyatristinin reçetelediği antidepresanları kullanmadan önce “Acaba kilo alır mıyım” endişesi yaşıyor. Hatta sırf bu endişe sebebiyle çok yanlış olmasına rağmen ilaç kullanımını reddediyor. Gelin bu konuya beraberce açıklık getirelim.
Öncelikle hiçbir antidepresan size doğrudan kilo aldırmaz. Aldıramaz. Çünkü bir kalori değeri yoktur. Fiziki olarak vücuttaki depo yağ dokusunun artabilmesi için günlük almanız gereken kaloriden daha fazla kaloriyi besinler ile sürekli olarak almanız gerekir. Ama “Ben antidepresan kullandım ya da bir yakınım kullandı, kullanıyor. Ve akabinde hızla kilo aldı. Hani kilo aldırmazdı?” gibi bir soru yöneltildiğini duyar gibiyim. Fakat burada ince bir ayrıntı gizli. Gelin size bu ayrıntıdan bahsedeyim.
Antidepresanlardaki Kilo Aldırıcı Gizli Özellik
Antidepresan kutularının içerisinde yer alan prospektüste yan etkileri kısmını inceleyecek olursanız “İştah açabilir veya kapayabilir” ibaresini görmüşsünüzdür. Kilo aldırma kısmı ise tam da bu noktada devreye giriyor.
Depresyon döneminde vücutta çeşitli hormonların düzeyleri artar veya azalır. Antidepresan kullanımı ile bu seviyeler düzenlenir. Bazı antidepresanların içerisindeki etken maddeler seratonin seviyesini artırabilir. Özellikle iştah üzerine etkisi olan seratonin hormonunun yükselmesi iştah mekanizmasını uyarabilmektedir. Bu sebeple de kilo artışı meydana gelebilmektedir.
Kilo almanın suçlusu iştah mı?
Altını çizmeliyim ki tek başına iştah artışı kilo aldırmaz! Eğer antidepresan kullanım sürecindeyseniz sağlık ve dengeli beslenmeyi tercih ederseniz veya bir diyetisyen kontrolünde beslenmenizi düzenlerseniz kilo almamış olursunuz.
Bunu ise beslenme programınıza lif içeriği yüksek tokluk süresini uzatacak tam tahıllar, (karabuğday, tam buğday, ekşi maya, yulaf) sebze ve meyveler, kurubaklagiller ekleyerek sağlayabilirsiniz. Lifli besinlerin yanı sıra öğün aralıklarını çok uzun tutmamak bireysel kalori ihtiyacına uygun olarak ana öğünlerin yanı sıra sağlıklı ara öğünler tüketmek iştah kontrolünüzü artıracaktır. Bunun yanı sıra depresyon sırasında iyi hissetmek için çoğunlukla tercih edilen kalori değeri ve rafine şeker içeriği yüksek gıdalardan uzak durmak hem kilo almanızı hem de zararlı beslenmenizi engelleyecektir.
Depresyon sebebi ile daha çok oturma ve yatma halinden sıyrılmak. Düzenli egzersiz yapmak. Veya daha basit ve kolay bir yöntem olan açık havada en azından 30 dakika yapılan yürüyüşler ile egzersiz planınızı tamamlamak iştah ve kilo yönetiminizi kolaylaştıracaktır.
Depresyon mu yoksa antidepresanlar mı kilo aldırır?
Son olarak ise baştaki sorumuzu yanıtlamak istiyorum. Depresyon sürecinde olan bireyler eğer tedavi olmazsa genellikle duygusal boşluklarını yemek ile doldurmaya çalışırlar. Bu sebeple de genellikle yeme bozuklukları baş gösterir. Bu süreçte ise elin ilk gittiği gıdalar genellikle yüksek kalori ve şeker içeriğine sahip zararlı atıştırmalıklardır. Kötü beslenmenin yanı sıra hareket etme isteğinin azalması ile birlikte yakılan kalori de azalır. Bu sebeple alınan kalori yakılan kaloriden çok olur ve kilo artışı gözlenir.
Bir psikiyatristten yardım alır ve gerekli gördüğünde antidepresanlarınızı düzenli kullanırsanız depresyon kaynaklı yeme ataklarınızın sıklığı da giderek azalır. Depresyon belirtilerinin azalması ile birlikte sosyal hayata dönüş hareket oranınızı, dolayısı ile yakılan kalori miktarınızı artırır. Bu doğrultuda kilo almanız söz konusu olmayacaktır. Aksine hayat standartlarınız artarak yeme düzeninizde de iyileşmeler gözlenecektir.
Bir diyetisyen olarak görüşüm antidepresanların değil de depresyonun kilo aldırdığı yönünde. Eğer depresyon sürecindeyseniz psikolog veya psikiyatri hekimlerinden yardım almaktan çekinip tereddüt etmeyin. Nasıl ki bedenimiz hastalandığında iyileştirmek için ilaç kullanıyoruz, ruhsal hastalıklarda da hekim reçeteli ilaçları kullanmaktan çekinmemeliyiz.
Dipnot:
Depresyon veya antidepresan kaynaklı kilo aldıysanız da üzülmeyin. Bu dünya üzerinde tek terk edemeyeceğimiz yer kendi bedenimiz. Ve bedenimizin içindeki ruhumuz. Ruhumuzu tedavi ettikten sonra bedenimize aldığımız birkaç kilo yağda düzenli ve dengeli beslenme ile verilir. Yeter ki sağlık olsun.
Herkese sevgiler,
Dyt. Fatma Nur Erdoğan
Referanslar ve Kaynakça:
- Kafes, A., (2021). Depresyon ve Anksiyete Bozuklukları Üzerine Bir Bakış. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik Araştırmaları Dergisi, 3(1), 186-194.
- https://www.saglik.gov.tr/TR-19898/sagliginiz-icin-stresten-uzak-durun.html
- https://psikiyatri.org.tr/uploadFiles/842017213359-depresyonbilgilendirme.pdf
- https://drmesutyildiz.com/psikiyatrik-ilaclar-kilo-aldirir-mi/





1 Comment
İnanılmaz aydınlatıcı bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.
Benim altını çizdiğim cümleleriniz epey çok.🙏🫶