“Sizin için en özel insan kim?” diye sorsalar nasıl yanıtlardınız? Benim için en ön sırada annem geliyor. Hâl böyle olunca artık annemi kağıda dökmenin zamanı gelmiş, dedim ve başladım yazmaya. Önce, ona en çok hangi sıfatların yakışacağını düşünerek yola koyuldum. İlk aklıma gelenler; güzel,…
Bu hafta sizlere, sevgili yaşam koçumun sosyal medyadaki canlı yayınlarından birinde duyduğum ve çok beğendiğim “Duygular, dalgalar gibidir. Sağlıklı olan, onların git-gel halleridir” cümlesinden yola çıkarak, içimdeki git-gellere kendimi bırakıp yazmak istedim. Bazen işler istediğiniz gibi gitmediğinde insanların ne kadar bencil olduğunu düşündüğünüz için…
Geçen sene ocak ayında, sevgili arkadaşım bu güzel dergi için yazı yazmamı teklif ettiğinde, bugün sizlere 40. yazımı yazabileceğimi tahmin bile edemezdim. Bunun şerefine köşemde, bugüne kadar yazmış olduğum yazıları hep birlikte gözden geçirmek istedim. Neler yazmışım, sizlerle neler paylaşmışım merak ettim işin açıkçası.…
Bir süredir devam eden “Planlananlar ve Planlanamayanlar” başlıklı hikayemi, mutlu sonla bağladıktan sonra, kendime bu hafta ne yazmak istediğimi sordum. İçimden ne yazmak geliyordu acaba? Sizlerle ne paylaşmak istiyordum? Bir süre düşününce, kendimde fark ettiğim bir durumu sizlere aktarmak istedim. Artık yaşımın mı, gözlemlerimin…
Artık İstanbul’daydı. Yaralarını sarabileceği kadar sarmıştı. Hayatına kaldığı yerden devam etmeliydi artık Zeynep. İlk işi Sinan’ın bütün eşyalarını toplamak oldu. Birlikte aldıkları, üzerine anlamlar yüklediği ne kadar eşyası varsa, koliledi. Onları kargoya verdiğini belirten kısa bir mesaj gönderdi telefonundan. Ne kadar çok eşya kolilemiş…
Zeynep, Onur’a gülümsedi, ayağa kalktı ve yanına doğru yürüdü. “Geldiğini hiç fark etmedim. Ne zamandır beri buradasın?” “Seni aradım ama telefonunu açmayınca, sahilde olacağını söylediğini hatırladım ve buraya geldim. …
Eve girip, poşetleri girişe bıraktığında sıcaktan epeyce bunaldığını hissetti, kendini banyoya attı. Ilık bir duşun ardından incecik keten elbisesini üstüne geçirdi. Yazın başında yüklediği şarkı listesinin bulup bilgisayarının sesini iyice açtı. Bir şeyler yaparken, müzik dinlemeye bayılırdı.…
Sinan, kolunu kapı eşiğine dayamış halde, kanlı canlı karşısında duruyordu. “Lütfen, içeri girebilir miyim? En azından, kısa bir süre de olsa konuşabiliriz, öyle değil mi?”…
Takside hiç susmadan konuştular. Gençlik dönemleri boyunca yaz tatillerinde yaşadıkları, paylaştıkları ne çok anı, biriktirdikleri ne çok şey varmış sahiden. Birbirlerini sinir ettikleri zamanlar da az değilmiş hani. Onur'un, her işini hep kendi başına halletmesinden dolayı ona "Erkek Fatma" diye seslenişinden tutun da onun…
Taksiden inip elinde valiziyle havalimanına geldikten sonra, hızlı adımlarla yürüdü; kontrol noktalarını geçip uçağının kalkacağı kapıya doğru devam etti. Oturma alanında gördüğü ilk koltuğa çöktü ve beklemeye başladı. Kafasının içi öyle dolu, öyle karmaşıktı ki… Hayatında gerçekleşmesini beklediği birçok şey gibi, şimdi de uçağını…
2020 yılında insanoğlu büyük bir sınav vermişti. O yıl, doğal afetler yılı olmasının yanısıra, tüm dünyanın Covid-19 isimli bir virüsle mücadele yılı da olmuştu. Sokağa çıkma yasaklarının çokça olduğu bir yıldı. İnsanlar evlerinde kendilerini karantinaya almak zorunda kalmışlardı. Evlerinde vakit geçirmenin nasıl olduğunu unutanlar…
Çok bunalmıştı hayatın monotonluğundan, her gün yaptığı rutin işlerden… Pek keyfi de yoktu bu aralar. Haftanın son iş günüydü, yoğun bir haftayı kapatmasına saatler kala, geçen seneden kalan üç beş günlük yıllık iznini kullanabileceğini düşündü. Çok sık olmasa da bazen hızlıca karar alabiliyordu. Yan…
İşten eve yorgun geldiğim bir gün, iş kıyafetlerimden kurtulup ılık bir banyonun ardından akşam yemeğimin yani salatamın malzemelerini doğramaya başladım. Her bir malzemeyi doğrarken, yaşadığım tuhaf ama moralimi bozan o olayı yeniden düşünüyordum. Okulun güvenlik personeli, ismimi vererek benimle görüşmek isteyen bir beyefendinin geldiğini…













