Yeni yılın ilk günü. En sevdiğim tatil günü olabilir gerçekten 1 Ocak. Dün yaşadığımız telaşların tam tersine hepimizde bir yavaşlama hali. Sanıyorum bir çoğumuz evlerimizdeyiz. Bugünün favorileri L koltuklarımız, Netflix dizilerimiz, sıcak içecekler, dün geceyi ağır geçirenler için muhtemelen yoğurtlu mantı, makarna ya da…
* Yazarın Notu: Bu yazıyı, Frank Sinatra – Jingle Bells dinleyerek okumanız tavsiye olunur. YouTube linki için tıklayabilirsiniz. Ve işte yine bitti. İnanamıyorum, gerçekten bu sefer çok hızlı geçti! Önümüzdeki beş günü de kazasız belasız atlatırsam kendim için uzun yıllardır geçmediği kadar tatlı geçmiş…
Size 29 Ağustos tarihinde yazdığım bir yazı vardı. İçinde yüksek dozda isyan ve üzüntü olan bir yazı. Özellikle kadın cinayetleriyle ama genel olarak da etrafımda olan biten, yaşanan olumsuz durumlarla ilgili hiçbir şey yapamamanın verdiği utançla katmerlenmiş duygularımı paylaşmıştım sizinle. O gün size şöyle…
Aralık ayının sonlarına geliyoruz. Her yer şıkır şıkır oldu bile. Caddeler, sokaklar, vitrinler… Ve her yıl yaşanan o tatlı telaş yine geldi kapımıza dayandı. Kime ne alacağız? Bence yılbaşının en güzel kısmı burası. Hediye alışverişi. Hediyeler Ben hediye almaya bayılırım. Ama aynı zamanda hediye…
İnsan ilişkilerinde her zaman iddialı oldum. Konuşarak açamayacağım kilit, giremeyeceğim kapı yok diye düşünürdüm. Hâlâ da öyle düşünüyorum, becerimle ilgili değil konu ama artık pek hevesim kalmadı. Yoruldum biraz. Ya da yordular biraz 😊 İşle özeli ayıralım hanımlar, beyler. Benim kadar hevesleri yüksek bir…
1997 yılında tanıştım ben Aylin’le. Bulduğum bütün fotoğraflarına baktım, hakkında bulduğum her şeyi okudum. Ve hiç aklımdan çıkmadı Aylin. Kitapçıdan sadece biyografiye olan düşkünlüğüm yüzünden aldığım bir kitabın başkahramanıydı önce Aylin. Ayşe Kulin’in yeni kitabına hayat vermiş, ismini vermiş bir kadındı. Hayatıma bu kadar…
13’ün uğuru Sıradan bir aydı kasım ayı. Seni tanıyana dek. Artık değil. Sevmediğim kış mevsiminin habercisi olan kasım üşütmüyor artık beni seni tanıdığımdan beri. Mevsimi değiştirdin 🙂 13 rakamı da uğursuzluktan muaf artık bende. Bütün uğuruyla gelip oturmuş aklımın, kalbimin en güzel köşelerinden birine.…
Evet yanar. Hem yanar, hem yazar. Hem yanar, hem anlatır. Ya da bazen kurşun gibi susar. Ama sonuç değişmez, yine de yanar. Ve eğer siz bir ateş böceğiyseniz siz de onunla birlikte yanarsınız. Ateşine pervane olup kendinizi onun içine atarsınız. Ama hikâye yanmaya başladığınız…
Çok klasik bir başlık olduğunun farkındayım ama zihnim bugünlerde bu tip düşüncelerle ve kalbim de bu tip hislerle dolu. Çaresiz sizi de ortak edeceğim. Geçmişten Gelenler ve Hep Kalanlar Biraz önce bir haber aldım. Canım sıkıldı. Uzun yıllar önce tanıdığım ve benim için aradan…
Sabahın bu saatinde duymaya alışkın olmadığım sesler. Kuş cıvıltısı neyse de kurbağa sesi gerçekten baya baya tuhaf. Bugün günlerden ne acaba? Gün içinde verdiğimiz mücadele ve bu denli çalışmaya alışkın olmayan kaslarımın tatlı isyanıyla baş başayım. Ve gerçekten tam şu saniye ayağımın ucunda zıplayan…
Hep Karanlık Öyle zamanlar vardır, hepimiz biliriz; hep karanlık, sanki güneş bir daha hiç doğmayacak. Ama geçer. Emin olun geçer. Siz de biliyorsunuz. Yangın diner. Közü kalır. O da zamana karşı koyamaz sonunda elinizde sadece kül kalır. Siz bile şaşırırsınız. Ve melankoli Yine de…
Fena halde dökülesim var. Yine farkında olmadan “burama kadar” gelmiş. Neden böyle oldu diye düşününce de çok elle tutulur bir sebep bulamıyorum. Bu şehir insanı yoruyor herhalde; bu iş hayatı, trafik, yetişmeye çalışmalar, sanki çok büyük marifetmiş gibi aynı anda üç iş birden yapmalar…
“ ‘İleride daha çok üzülmemek adına’ alınan her karar, mevcut dönemi cehenneme çeviriyor. Tam kafayı sıyırmalık sistem.” Önceleri Twitter’da sonraları da Instagram’da takip etmeye başladığım Meriç Keskin atmış bu tweeti. Görünce derin bir iç çekip “Evet ya!” dedim, “Başımıza ne geliyorsa bundan geliyor.” Ya…













