Pencereye bağlı ip ne için? Ben dışarıya çıkamayayım diye mi? Yoksa kendimi asmam için işaret mi veriyorlar? İçime doğru mu hapsedildim yoksa dışardan mahrum bırakılarak bu kulübeden bozma odanın içinde onlarsız kalmaya mı mahkûm edildim bilemiyorum. Nahit! Beni ortada bırakmasaydı buraya hapsedilmeyecektim. Ne idim…
“Ruhumdaki fırtınalar merihi usandırdı Nuh’a haber eyleyin de gelsin de tufan görsün” On üç kat. Nefesini kesmek için yeterli bir yükseklik. Yerden kırk üç metre yukarı. Ortalama ağırlığım seksen iki. Hızımı hesaplamaya çalışsam. Manasız bir çabadayım. Fiziğim hep kötü olmuştu zaten. Matematikteki zayıflığım da…
Önce kendimle kavgamı yendim. Kendimi yenmeseydim içimdeki zehirden ip yapıp boynumdan sallandıracaktım kendimi. Yendim ama. Sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. İçimdeki kapılardan geçtim. Gözümün yaşından oluşan ırmaklar akıyordu içimde. Gözümden düşenlerin üzerine basarak geçtim ırmakları. Çıktım içimin kirli sularından. Gözümün yaşında arındım. Güneşin…
“Aklımda kalmazdı, yüzün ellerin, Ah bu şarkıların gözü kör olsun.” Başını kaldırdığı anda, kulağına gelen müziği seslendireni göreceğini sandı Pınar. Gördüğü ise, terk edilmiş terastı. Üzerine kim bilir, kaç mevsim yağmış yağmurlardan paslanmış ferforje masa. Bir elin öfkeyle itip devirdiği sandalye. Ağaçlardan dökülmeye başlamış…
Kasıklarımdan bacaklarıma inen, oralardan bir tel kasa abanıp yeniden kasıklarıma çıkan bir sancı. Teker teker sayarım odaklanabilsem, tüm kaslarımın yerini. Ayak başparmağımda bir kas var mesela. O kas bacağımdan kasığıma, oradan rahmime, oradan da kalbime bağlanıyor. Sonra beynimin sol lobunun köküne gelip duruyor orada.…
Tek katlı ahşap evin içinde elinde tuttuğu bastondan güç alarak ayakta duruyordu Fatma Nine. Diğer elinden tutan altı yaşındaki torunu, ona güç olduğunu zannediyordu oysa yoldaşlıktı ettiği. Fatma Nine katarakttan pus inmiş gözleriyle saati anlamaya çalışıyordu. Arka fonda çalan radyo illaki bildirecekti ama o…
İndeks Yolun Başı: Birinci Bölüm Yolun Başı: İkinici Bölüm Yolun Başı: Üçüncü Bölüm Yolun Başı: Dördüncü Bölüm Yolun Başı: Beşinci Bölüm Beyaz sabun kokulu çarşafların içinde, sabah güneşinin gözüne vurmasıyla güne uyandı Gizem. Odayı dolduran aydınlık, içinde oluşan puslu griliği dağıtmaya yetti.…
İndeks Yolun Başı: Birinci Bölüm Yolun Başı: İkinici Bölüm Yolun Başı: Üçüncü Bölüm Yolun Başı: Dördüncü Bölüm Yolun Başı: Beşinci Bölüm Gözyaşı, bebeğin yanağına düştü. Hızlı adımlarla yolu kat ederken, biri belki gelip durduracaktı. Hissettiği ürperti rüzgardan mı yoksa korkudan mı bilemedi?…
İndeks Yolun Başı: Birinci Bölüm Yolun Başı: İkinici Bölüm Yolun Başı: Üçüncü Bölüm Yolun Başı: Dördüncü Bölüm Yolun Başı: Beşinci Bölüm Gizem, güneşin turunculaşmış batışını seyre daldı. Akşamın habercisi bozkırın kuru serinliğinde, dışarıdan gelecek tüm seslere kulaklarını kapatmış, bir ressamın çiziminden çıkmışcasına…
İndeks Yolun Başı: Birinci Bölüm Yolun Başı: İkinici Bölüm Yolun Başı: Üçüncü Bölüm Yolun Başı: Dördüncü Bölüm Yolun Başı: Beşinci Bölüm Çakır gözlerini kısıp, terastan görünen yol boyunu izleyerek konuşmaya başladı eski Muhtar Serdar: “Kızım, bu yol nice insanlar gördü; nice hayatlar,…
İndeks Yolun Başı: Birinci Bölüm Yolun Başı: İkinici Bölüm Yolun Başı: Üçüncü Bölüm Yolun Başı: Dördüncü Bölüm Yolun Başı: Beşinci Bölüm Çocukken çizilen resimlerdeki yol manzaralarının aynısı, yılan gibi kıvrılarak uzanıyordu önünde. Tek farkı, çocukluğun acemi çizgilerinden uzak, doğanın lütufla gözlere sunduğu…
Yüzü iki avucunun arasında, dirseklerini dizine dayamış, gözünden akan yaş toprağa değmeden buhar oluyordu. Baktığı, dumanla kaplanmış dağın önünde, çömelmiş vaziyette gözünden akan yaşın farkında bile değildi. Yanında duran devrilmiş gri kova, gökyüzünün dumandan grileşmiş maviliğine ağzını yarım açmış balığın suyla buluşma arzusu gibi…
70’ler ekolünde döşenmiş elli yıllık mekânın penceresinden denizin köpüren dalgalarına bakarak konuşuyordu Nilüfer. “Burası annemin hayalinde yaşadığı dünyaya göre dekore edilmiş.” “Annenle gelir miydiniz?” “Hayır, hiç kısmet olmadı. Mekânda fotoğraflar çeker, anneme gösteririm ara sıra. Gözünden ışıltılı bir gençlik telaşı akar. Gözünün çevresindeki kırışıklıklar…









