Bak, onun her yanı ben Bak, benim her yanım o gibi Kimseleri kırıp dökmek istemem de Demeyin “çıta yüksek” Kim bilir, Belki oradan öyle görünüyor “En azından” deyip, Tercih ettiğiniz bir şey var ya; Onunla ilgili değilim. Çünkü gönlüm ile dertleşirim Keyfim ile gülüşür…
İyi ki… Gözlerindi sebep Şehrin bütün kuşları bahar getirdi Bütün tüneller ışıdı, genişledi Toprak suya kavuşmuş kadar coşkulu Rüzgâr tam şiir yazmalıktı, hafif ve yumuşak Neredeyse bakmayı bile unutmuşken Umudu görebildim seninle Ne kadar uzaktaysa gerçek mutluluklar O kadar inançlıydı artık yüreğim Çünkü seninle…
Haziran Dolunayı Uyandım yine bir gece Saat, gececilerin yatma vakti Süzülürken ay ışığı denize Yakamozlara bakıyordum Gözlerini gördüm dalgaların arasında Parlaklar parlaksa… Sen nesin? Diye geçirdim içimden Bazen utanıyorum düşüncelerimden Ama teslim oluyorum Karşı koymuş “ben”i dinlemeden Çoğu zaman İçimde asi bir öğretmen var…
Başka başka gözler Süzer bedenimi Kafalarında ince sorular Bu kadın bana verir mi? Olsa n’olur? Olmasa n’olur? Geç bunları Geç kardeşim, canım ciğerim Geç Yürü, dön önüne yürü Durmak geri kalmaktır Yürü Mehtap Uğur…
Öyle Çıplak Gel Gel de gör yalnızlık ne Bir güçlü görünme sevdası S.kti.imin dünyasında Yalnızlık öyle ağır Sanki sana değil Yalan Hepsi yalan Ben ne kadar çıplaksam Sen o kadar Ben ne kadar haykırırıyorsam Sana Hayata Boğaza Kahpe İstanbul’a Hepsi yalan Öyle isyan Öyle…
CA:NAN Kalp kalbe atış da varmış Söküp atmak zorunda değilsin. Tamam, Bazen kader, zamanı tutturamazmış Bu da benim sınavım dermişsin. Baktıkça bakar Kahramanın eder; Salınışına, bin gülücük atarsın. Sözün; göz olur, Öyle muhabbetle anlaşırsın. Ya! Vakit dur; Varma geleceğe darsın… Mavi Ahıskalı…
Neresi Acıyan? Kendi nefesimi izliyorum Usul usul iniyor, kalkıyor göğsüm İçini merak ediyorum İniyor gözler Arterlere, kapaklara Bu mu acıyan? Neresi Bekleyen Gözleyen, özleyen, özleten? Çılgınca atan kanı oradan oraya Bekleyen kim? Usul usul nefesler İner kalkar ciğerler Soluksuz Kim, kimsin? Mehtap Uğur…
Düşünceler Yolculuğu Düşünüp durdu çocuk Düşündükçe sorular sordu Cevaplar buldukça, aklı yeni sorular doğurdu Ne de olsa çocuktu Kanı kalbi sıcacık, merakı pek fazlaydı Yorulmak nedir bilmedi Her yeni soruya meydan okudu Ve sahi, okumanın da sihrini fark etti Aramaya türlü yollardan devam etti……
Gittim Tarihin tozlu sayfalarına bir yerde Tanış gibiyim Ve Bazen yanılgı içindeyim Aynı anda tüm kapılarda çalan ziller Akan sular duruyor, gibiydi zihnim Ve adını söylerken yükselirdi sevgim Şimdi de Belli ki vazgeçiyorum Sesini duyunca gülen gözlerim Asıl sevginin yar değil Yaradan’dan geldiğini öğretti…
Yalandan Elbise Bir dolu elbisem var dolabımda Anne Kadın İş Evlat Senin? Ya senin? Çıplak kalsam yanında Çırılçıplak Sade ben olsam Yıkasam güzel yüzünü çıplak yalnızlığımla Taşıyabilir misin? Dayanabilir misin? Sen, Sen güzel insan Neresindesin? Tutabilir misin Annenin dizinden Babanın Komşunun ötesinden Elimi? Mehtap…
Aslında her şey İlkokulda bir gün “Seni seviyorum” dediğimde Tam da burnumun üzerine yediğim bir kalem kutusuyla başladı. İlk aşk, ilk burun sızısı. Ve çok sonra bir gün, Bir ortaokul sırasında Bir defterin arkasında başladı serüveni Alabora olmuş aşkların bitmek bilmeyen seyrüseferleri “Bir yüreğim…
Bir Adam Var Bir adam var sol yanımda Sürekli telaşlandırıyor beni Gizli yalnızlıkları Söylenmemiş bir dolu sözleri Sarılmamış yaralarıyla Sevilmeye değer bir adam var İlk merhaba deyişindeki çekingenliği Sonra birden gelip yanıma oturup Delicesine özgüveni ile sorgulayışı var Bir adam var, onunla uyuyorum ben…
Karınca Yüreğinde Hayat Bazen hesapsız yağmurlar bozdu oyunu Bazen önüne bakmayanların ayakları Bazen de sert bir rüzgâr Onca yük ve onca mücadele sonunda Binlerce kez yeniden yaptı yuvasını Ve kaderine asla küsmedi karınca Yer sarsıldı, derinlere düştü, yine çıktı Hava kirlendi, su kirlendi, yine…













