Satır Arası

İlişkiler ve Rica Etmek

14 Mart 2025

Yazı: İlişkiler ve Rica Etmek | Yazan: Nalan Erpolat

Çağımızın en büyük özelliklerinden biri hız. Bazen kolaylık olabilen bu hız, çoğunlukla ciddi zorlukları beraberinde getirebiliyor. Her şey o kadar hızlı ilerliyor ki bireyler bu hıza yetişebilmek için hayatlarından bazı şeyleri çıkarmak zorunda kalıyorlar. İstekler ve mecburiyetler karşı karşıya geliyor. Önceliklendirme yapılması gerekiyor ve elbette mecburiyetler bu yarışı kazanıyor. Mecburiyetlerini eleyemeyenler, isteklerinden ve hayallerinden vazgeçiyorlar. Bu durum da zamanla yaşamı bir mecburiyet gibi algılamalarına sebebiyet veriyor.

İnsanlar, bu mecbur olunan hayatları yaşarken, yavaş yavaş otomatikleşmeye başlıyorlar. Otomatikleştirmek de duyarsızlaşmayı beraberinde getiriyor. Mecburiyetler ve yaşam için çok gerekli olan somut unsurlar yok sayılamayacağı için duyarsızlaşmanın ilk olarak kendini gösterdiği yer ilişkiler oluyor. Diğer bir deyişle, “hız” ile birlikte ilişkilerdeki özen kayboluyor.

İletişim ve İlişkiler

İletişim her an her yerde var. Bazen sanal, bazen gerçek, bazen aktif bazen de pasif ama her insanın tanıdığı-tanımadığı herkesle bir iletişimi var. İnsanların tanımadıklardan gelen mesajlar sadece bilgi olarak girer insanların hayatlarına. Fakat tanıdıklarından gelen mesajlar, iletişimi ilişkiye çevirir.

İlişki içerisinde olan insanlar birbirlerine karşı duygular beslerler. Bazen sevindirirler birbirlerini, bazen üzerler, bazen de öfkelendirirler; bazen karşılıklı bir sevgi ya da nefret olur aralarında bazen de tek taraflı. Tüm bu duyguları ilişkinin içeriği belirler.

İlişki içerisinde bireylerin bazen birbirlerinden beklentileri olmaz fakat ilişkiler yakınlaştıkça bireylerin karşılıklı beklenti içine girmeleri doğaldır. Profesyonel hayatın içinde çoğunlukla ast-üst ilişkileri olur ve görevleri sebebiyle insanların birbirlerinden beklentileri vardır. Aile bireyleri de karşılıklı olarak beklentiye girebilirler, romantik ilişkilerde ise genelde beklentiler başroldedir.

Tüm bu ilişkilerin içerisindeki beklenti zincirinde kullanması gereken ama genel olarak önemsenmeyen dil rica dilidir. Rica etmek en temel nezaket kurallarından biridir.

İş dünyasında astlar-üstler arasında rica etmek belirleyicidir. Üst olanın rica dilini kullanmaması kibir, ast olanın kullanmaması ise bir nevi küstahlıktır. Arkadaşlar arasında ve aile içinde rica dilini kullanmamak düşüncesizlik, romantik ilişkilerde kullanmamak özensizliktir. Bunların her biri ilişkiye zarar verir hatta ilişkilerin sonunu getirir.

Rica Dili Nasıl Olmalıdır?

Her şeyden önce bir şey rica ederken olumlu dil kullanılmalıdır. İstenmeyen değil, istenen şey söylenmelidir. İstenmeyen şeyin üzerinde durmak, karşı taraf için rica değil eleştiri olarak algılanır. Bu yüzden, mümkünse sebepleri belirtilerek, yapılması istenen şey üzerinde durulmalıdır.

Diğer önemli bir unsur da imalardan ve muğlaklıktan uzak olmaktır. İstenilen şey net olarak ifade edilmelidir. Fakat burada vurgulanması gereken bir nokta var. Net olmak demek, didaktik ya da kaba olmak demek değildir. Karşı tarafı önemsememek hiç değildir. Kimden neyi, neden ve ne şekilde istediğini kinayesiz söylemektir. Kibirden uzak olmak da seçilen kelimeler, yüz mimikleri ve beden diliyle kendini belli etmelidir.

Duygusal taraftan bakıldığı zaman da rica eden kişi kendi duygularını önemsediği gibi karşı tarafın duygularını da önemsemelidir. Rica da edilse kimse görev tanımı dışındaki bir şeyi yapmaya mecbur tutulamaz. Tutulursa bu duygusal bir baskı olur. Bu sebeple, ricanın karşılığı “hayır” cevabı olabilir. Kimse bunu kişisel algılamamalıdır. Unutmamalıdır ki reddedilen şey kendisi değil, istediği şeydir.

Nalan Erpolat

BEĞENEBİLECEĞİNİZ İÇERİKLER

No Comments

Düşünceleriniz bizim için değerli! Yazı hakkındaki yorumlarınızı paylaşarak sohbetin bir parçası olun.

error: Kopya korumalı içerik!

Yazı: Pembeden Yeşile Bütünlük | Yazan: İrem Savaş
Girne Antik Liman
Girne Antik Liman
Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan