Mini GAP gezimizin ikinci şehri olan Adıyaman da beni doğası ile büyüledi ve “Yine gelecek ben” inşallah günün birinde çünkü bu bölgeyi gezerken yapamadıklarım olduğu için tadı damağımda kaldı. Rehberimiz bize Şanlıurfalılar ile Adıyamanlıların tatlı bir kapışması olduğundan bahsetti; efendim Şanlıurfalılar kendi şehirlerini peygamberler…
Harran benim için sadece bir isimden ibaretti. Ama artık Harran denilince, anne ve çocuk koyun ve atların özgürce gezdiği yemyeşil bir çayır gözümün önüne geliyor. Hatta şöyle diyeyim, bizim grubumuzdaki çocuklar ve büyükler kuzu ile fotoğraf çektirirken annesi arada meee diyip onunla konuşuyordu, kuzucuk…
Hani ortaokul ve lisede coğrafya dersinde okurduk, Fırat ve Dicle şöyle önemli, böyle önemli diye... Aklınıza o gelsin. Fırat’ı görene kadar benim için sıradan bir nehirdi hatta "Fırat neye benzer?" diye sorsalar hayalimde bir yansıması bile yoktu ama artık var.…
Hayatımda beni en çok etkileyen yegane yerler listesinde ilk 10’a giren Şanlıurfa, anlatılmaz yaşanır bir yer. Hemen sırasıyla bu muhteşem gezinin detaylarına giriyorum. İlk durağımız Göbekli Tepe.…
Her anne gibi ben de çocuğuma hayata dair mümkün olduğunca çok bilgi vermeye çalışıyorum. Bilgiyi aktarmanın en etkili yöntemlerinden biri de deneyimleyerek ve görerek öğrenmek. Hele hele ufaklık anaokulundaysa, ilkokuldaysa veya okumayı yeni söktüyse bu uygulanması çok daha kolay ve doğru bir yaklaşım oluyor.…
Maldivlerin Mavisi, Lavanta’nın Moru Aslında görmeyi istediğim yerler adına birkaç hayalim vardı. Bunlar; Maldivler, Fransa’nın Aix-en-Provence bölgesi ve Yunanistan şöööööyyle bir ortaya karışık alsak; hepsinden de bir tutam lezzet alıp tadı damağımızda kalsa ve üstelik bunları çok uygun bir bütçeye ve şöyle iki günde…
Son iki yazımda [Bilecik: Kayı Boyu’nun Şehri, Yenilenmiş bir Eskişehir] bahsettiğim gibi İç Batı Anadolu turumuzun diğer ayakları olan Uşak Kanyonu ve Pamukkale’ye doğru 3. günümüzde yola çıktık. Önce Uşak Ulubey Kanyonu’nu gündüz gözüyle görüp, akşama Pamukkale’ye varmayı hedeflemiştik. Ulubey Kanyonu, Uşak Bu kanyonu,…
Bilecik: Kayı Boyu’nun Şehri yazımda bahsettiğim gibi 19 Mayıs’ın resmi tatil olması sebebiyle 3 güne uzayan haftasonunu değerlendirmek üzere iç batı Anadolu rotamıza Bilecik- Söğüt’ten başladık ve Eskişehir’e ulaştık. Vakit kaybetmeden Sazova parkı gezimizi yapalım dedik. Çünkü Park böyle bir yer için oldukça erken…
Yurtdışında gezmeyi sevdiğim kadar yurtiçinde de gezmeye bayılıyorum çünkü keşfetmek ve ülkemizin tarihini öğrenmek çok hoşuma gidiyor. Her yaz güneye deniz- kum–güneş tatili yapmaya gider, gittiğimiz şehirlerdeki tarihi yerleri ve arkeolojik kalıntıları da gezmeyi ihmal etmeyiz. Ama bunlar başka yazılara 😉 Bu sefer size,…
Roma için üç günümüz vardı dolayısıyla ilk günü Vatikan ve çevresi olarak düşünerek, diğer yerleri de çok sıkıştırmadan gezme kararı aldık. Vatikan, Roma İlk günümüzü Vatikan’da geçirdik, ben önceden hepimize müzeleri gezebilmek için Internet’ten bilet aldım. Yıllar evvel ilk kez Vatikan’a girdiğimde nefesim kesilmişti;…
Floransa’dan Roma’ya giderken yol üzerinde bir kasaba Orvieto. Bu arada Floransa’dan Roma’ya kara yolu yaklaşık 3 saat sürüyor ve yemyeşil bir doğadan geçiyorsunuz. Nasıl dinlendirici ve güzel anlatamam, daha önceki yazılarımı okuyanlar benim ağaçlara bayıldığımı bilirler, düşünün işte bu kadar yemyeşil bir alandan geçerken…
Floransa’nın 50 km dışında Montecatini kentinde kaldık. Önce biraz oraları anlatayım. Yaşama sevinci ile dolu kent Montecatini (Türkiye’deki yaşlılığa bir eleştirim) Montecatini termal suları ile ünlü bir kasaba. 20. yy başlarında ardı ardına açılan oteller, restoranlar, gece kulüpleri ile pek çok ziyaretçi çekmiş. Öğrendiğim…
Floransa müzeleri, sarayları ve kiliseleri ile dünyanın önemli sanat hazinelerine sahip şehirlerinden bir tanesi. Üstelik Rönesans’ın da beşiği. Bunlardan ötürü de İtalya gezilerinin önemli durak noktalarından biri. Rönesans Rönesans tüm Avrupa için önemli bir kültür ve bilim uyanışı. Bu dönemde feodalizm yıkılmış, yeni kıtalar…













