Son zamanlarda üzerinde düşündüğüm bir konu var. Biz gençlerin bana çok garip gelen bir özelliği, durumu belki de. Her şeyi, maddi manevi fark etmeksizin hemen tüketiyoruz. Bu somut şeylerde bir nebze de olsa hoş görülebilir belki ama soyut dünyada bence işler karışıyor. O kadar…
Herkese selam. Öykülerimi yayınladığım Yıldız Tozu köşemde yazıyordum uzun bir süredir. Portakal Çiçeği‘nde kaleme aldığım köşe yazılarımı özlemişim. Bu hafta bu köşeden size seslenmekten mutluyum. Açıkçası bu yazının konusu için de oldukça heyecanlıyım. Bu hafta size sosyal medyada takip etmeyi sevdiğim hesaplardan bahsetmek istiyorum.…
Bazen zaman dursun ister insan, bazen akıp çabucak geçsin. Değişik anların peşinde koşar çoğu zamanda. Bir rüzgarın esişine sığınmak ister, bir dalganın kıyıya vuran sesine, bir ağacın gövdesine, gökyüzünün sonsuzluğuna. Can ve Neşe de o ufacık anlardaki huzur için bu yolda, kaç gündür uzaktalardı.…
Yolun iki yanı yeşilliklerle doldu. Bulutlar artık denizle birleşip eşsiz manzarasını sunuyordu. Neşe derin bir nefes çekti içine. Ailesinden bir şey gizlemek nasıl yük olmuştu omuzlarına. Ancak özgürdü artık. Geri dönünce yüzleşeceği onca soruna rağmen özgürdü.…
1 Hafta, Biraz da Kilometre 👉🏻 Birinci Bölüm 1 Hafta, Biraz da Kilometre 👉🏻 İkinci Bölüm 1 Hafta, Biraz da Kilometre 👉🏻 Üçüncü Bölüm “Bu yol her zaman bana huzur verir” dedi Neşe. İç çeker gibi bir hali vardı. Can bunu sezmişti…
Kahvaltı için durduğumuz alan beklenmedik şekilde güzeldi. Şanslıydık ki masaların bulunduğu alanın iki yanından da sular akıyor, yeşillikler yokun o gri görüntüsünü çok güzel kamufle ediyorlardı.…
Can bir elinde valiz, bir elinde telefon etrafına bakınan kadını hemen tanımıştı. Neşe bu olmalı diye geçirdi içinden. Neşe ise hafif telaşla etrafına bakıyor ancak burnunun ucunu bile göremiyordu. Elleri şimdiden terlemeye başlamıştı. En sonunda asla fark edilemeyeceğini anlayan Can ilk adımı attı.…
Hayatım boyunca olmam gereken kişi oldum. Uslu, çalışkan, iyi, samimi, başarılı, takdir edilen ve örnek gösterilen. İşe girdikten sonra bir karar verdim. Hayatımın her döneminde istisnasız ertelediğim ne varsa gerçekleştirecektim. Aslında içimdeki yılların çekingenliği ile ne yapacağımı bilmezliğim beni hep kuşkuya düşürdü. Elim ekrandaki…
Herkese Merhaba, Uzun, yorucu ve sıkıcı bir sürecin ardından rahatlamış bir şekilde karşınızdayım. Neler hissettiğimi az çok süreç içinde yazdığım yazılardan anlamışsınızdır. Sınav bittiğinde yaşadığım duygu karmaşası da son demler oldu. Bu süreçte bazen sizin beklentilerinizi karşılayamadım. Çoğunlukla yazmak istediğim konularda kelimeleri bir araya…
Son zamanlarda içinde bulunduğum ruh halini tahmin edersiniz. Yaptığım, yapmadığım, yapmak istediğim şeyler üçlüsünün ortasında tıkılı kalmış gibiyim. Çalışıyorum, yeterli mi? İstediğim yere yetecek kadar sıralama yapabilecek miyim? Her deneme sınavında değişen netlerim, sınav ve gelecek kaygısına hiç yardımcı olmuyorlar. Okula gidememekle beraber 2020…
Şu sıralar neler hissetmem gerektiğini bilmiyorum. Duygularım nefes kesene binmiş gibiler. Hem her şeyi halledeceğime olan inancım yükseltiyor beni hem de endişelerim içimde derinden derinden seslenmeye devam ediyorlar. Hayatımın en önemli dönemecindeymiş gibi hissediyorum. Önümde çok az zamanı kalan bir sınav var. Ama gerçekten…
Bisikletiyle giderken burnuna dolan çeşit çeşit çiçeklerin kokusuyla gülümsedi. Diğer bisikletli yolculara mutlulukla zilini çalarak selam verdi. Üniversite binasını gördüğünde yavaşladı. Sepetindeki eski defterleri özenle kucaklayıp kütüphaneye ilerledi. Defterlerin üzerinde yazan tarihten bu yana bir asır geçmişti bile. Okulda okumuşlardı kitaplardan. Ne yüzyılmış diye…
Birçok kız bilir. Anneyle geç saatte mutfak masasında bir şeyler içilerek yapılan sohbetlerin keyfi başkadır. Her şey konuşulur o gece. Geçmiş, gelecek, hayaller, olan ve olmayanlar. Uykusu gelir her iki tarafında ama sohbet daha tatlıdır. Büyümenin en güzel yanı bu işte; o sohbetlerin derinleşmesi.…












