Dershaneye başladığım ilk günlerde şöyle bir olay yaşandı; Türkçe dersindeydik ve eş anlamlıları öğreniyorduk. Öğretmen tahtaya, “Akıllı ve uslu eş anlamlıdır” yazdı. Bilmediğimden dolayı ben de “Akıllı ve uslu eş anlamlı mıydı öğretmenim?” diye sordum. Öğretmen cevap veremeden arkadan bir ses yükseldi, “Tabi ki…
Ben anlamıyorum, anlamak için çaba da gösteriyorum oysa ki ama yok! Hiçbir açıklaması yok bu insanların. Zihnim kalabalık bir AVM’nin rahatsız edici uğultusu gibi, asla susmuyor. Bir yanım kabul edemiyor ama bir yanım da “İnsanlar BÖY-LE! Ne bekliyordun ki?” diye çığlık çığlığa haykırıyor. Sonra…
Uzun uzun yıllar önce, Keloğlan’ın annesi daha onun beşiğini sallarken… Tabii ki böyle ana sınıfı temalı bir giriş yapmayacağım. Küçük burunlu, kahverengi gözlü, sırf bir iddia sonucu hiç istemese de siyah saçlarının ucunu kırmızıya boyatan bir üniversite öğrencisi Nova. Dur daha bitmedi. Herkes gibi…
Okumak ilkokulda hayatıma giren, o zamanlar bu kadar haşır neşir olacağımı bilmediğim bir eylemdi benim için. Birinci sınıftaki basit cümlelerin hemen ardından, elimden düşmeyen basit hikaye kitapları dördüncü sınıfa geldiğimde kalın romanlara dönüşmüştü artık. Teyzemin o zamanki iş yerinin hemen altında bulunan sahaf sayesinde…
Senden özür dilerim. Nim Muzlim Mağara, Işıltılı Taşlar, veeee… Ve 3. bölüm yok. Seninle Şehrazat oyunu oynadım, sana yalan söyledim. Artık devamını sen getirirsin. Hiç Kimseye Güvenme. “İşte bana yazdığı son şey bu,” diyerek; Teresa’dan bana gelen son mesajı her ne kadar istemesem de…
Başlık biraz sert geldi değil mi? Üzgünüm birisinin bunu aynen bu şekilde söylemesi, hatta yüzümüze haykırması gerekiyor çoğu zaman. Sürekli bir şeyler düşünüyoruz, her zaman bi’ planımız var ancak çoğu zaman uygulamaya geçemiyoruz. Yaşam koçu veya hayatta çok tecrübesi olan bir insan değilim. Sizin…
“Şu bahsedip durdukları ‘Nim Muzlim Mağara’yı çok merak ediyorum. Bir mağaradan bu kadar parlak bir ışık nasıl gelebilir ki? Oraya gitmek istediğimi ağabeyime her söylediğimde şu yanıtı alıyorum:”Gözem, sen bir kızsın, aptal hayalleri bırak! Kendini öldürteceksin!” Aptal hayal mi? Asıl, hayallere aptal demek son…
*Yazarın Notu: Bu yazıyı, Melik Alperen – Berivan dinleyerek okumanız tavsiye olunur. YouTube linki için tıklayabilirsiniz. Hepinizin geçmişe, çocukluğunuza dönüp baktığınızda zihninizde beliren bir baba profili vardır. Her insanda da farklı duygular uyandırır. Kimisi canından çok sever babasını, kimisi ise sevgisini belli edemez. Kimi…
“Düşler zorlaştırır hayatı, bazen düşleri bir kenara bırakıp gerçeğe odaklanmalı insan.” – Hikmet Ahgeri Efendi “Yunanistan’a taşınmak zorunda kalan bir aile düşün. Her şeyi geride bırakmak zorunda kalıp giden bir aile. Selanik’ten bahsediyorum. Hani şu Atamızın doğduğu şehir. Tüm düzenleri alt üst olmuştu. Babaları…
Hepimiz bu dünyaya geldik ve hepimiz Tanrı’nın bize bahşettiği hayatı, sınırlı olan irademiz doğrultusunda yaşıyoruz. Evet şu an iyi veya kötü olduğunu düşündüğün bir hayatın var. Ama neden? Güneş sisteminin dahi bir nokta etmediği bu evrende sen! Sen, küçük varlık! Neden varsın? Yanıtını alana…
En iyi dostlarım Elif, Ali ve Ömer’e… Kardeşinizin olmaması zordur. Hele de içe kapanık veya utangaç biriyseniz. Ben ne yazık ki hem içe kapanık hem de utangaçtım. Lise 1’e başladığımda insanlardan daha da uzaklaşmıştım. Sınıfa girer; okul bitene kadar hiç çıkmaz ve öğle yemeklerini…
Neden böyle bir şey olmak zorunda! Neden? Sadece bir cevap istiyorum. Çocukken daha kolaydı her şey. Tek yaptığımız oyun oynamaktı. Tek sorunumuz (en büyüğü) istediğimiz oyuncağın alınmamasıydı. Ama şimdi… Şimdi çoğu şey sorun oldu bizim için. Ve ne yazık ki yardım edecek kişi sayısı…
Hiçbir şey yapasım yoktu. Sadece öylece yatmak istiyordum. Belki de üzgün olduğumdandı. Bir yerde okumuştum “Tembel değilsin, sadece üzgünsün ve üzgün insanlar hiçbir şey yapmak istemezler,” diyordu. O gün tam olarak öyleydim. Ve her zamanki gibi duygularımı yazarak yansıtmayı seçtim. Tam olarak niye üzgün…













