Sen seni tanımadan, huyunu suyunu bilmeden başkaları hakkında konuşma çocuğum. Kendin türlü hatalar yaparken -ki insansın normaldir- başkalarının hatalarını anlatma çocuğum. Başarmak için gerekeni yap, elinden ne gelirse. Gerekenler arasında “hile” yok, unutma çocuğum. Bazen kaybetmek de kazandırır, hatta kazanmaktan fazlasını. Hayatın devam ettiğini…
Kadın bir park oldu o gün. Havuzlu büyük bir park. Sabahın ilk sesleriyle uyanan ağaçlar, kargalar, güvercinler, serçeler ve bir martı. Peynir parçaları, ekmek kırıntıları… Kadın yemek artıkları oldu o gün. Yerlerde çiçek açmış turuncu memeleri. Her bir kuş parka geldi. Bir ses bekledi,…
Henüz genç hissettiğim zamanlardı, türlü hayallerim, zamane gençlerinden farklı planlarım vardı. Dünyayı kurtarmak gibi şeyler değil de şiir gibi bir hayatın mümkün olduğuna inanmak gibi. Hayallerimin ve planlarımın suya düşme ihtimalinin de farkındaydım. Sonuçta dünya tenzih edilecek bir vadi değildi. Kusurları vardı, insanların sebep…
Bazen gri, çok gri, koyu gri. Bazen siyah, simsiyah, kör karanlık. Bazense berrak yeşil, serin mavi, derin kırmızı. Rengârenk! Doğumhane ve mezarlık arasında birer hikâyeyiz. Kendi hikâyemizde figüranız bazen. Bazen başrol. Bazen de sonraki sahneyi merakla bekleyen seyirci. Zaman ise durdurulamayacak kadar hızlı, geçişini…
Geri dönüp baktığımda görüyorum seni. Şu Hıdrellez gününde, eğilip gelinciğe şiir okurken, rüzgâra yaptığı nazı hissederken içimde, iliklerime dek kucaklıyorum bakışlarından ömrüme yayılan umudu. Seni çok seviyorum. Ve bu sevgi herhangi bir yerde çıkıyor karşıma. Meselâ; gecenin son şarkısı dediğinde radyoda sunucu, bir ürperti,…
Ay ışığının dokunduğu yürek, elbet hüzünlü bir zamana uzanır. On dakika izlese belki on yıl yaşlanır hakkını vererek, zirvesine değin yaşar o hüznü. Parçalanır, dağılır, kaybolur kendi içinde ve sonra ılık gözyaşlarına dokunan ay ışığı daha parlak gelir insana. O an fark eder insan;…
*Şen Sevgi Erişen’in kaleme aldığı “Kadının İstediği Adam” şiirini kendi sesinden dinlemek için alttaki dosyaya tıklayabilirsiniz. Sen ey kendini sakladığını sanan adam O görünen senin yüzün değil mi, ruhun Ne zamandır uzaktaki ininde ağlamakta Ya konuştuğun sözler, kimin seslerine bürünmüşler Kimde senin kalbininin kara…
Geri dönüp bakmıyorsam ardıma, şimdiye yeten, geleceği umutlandıran Fikrime kudret, bakışıma nur, duruşuma asalet katan varlığındandır. Sen varken her zorluğu yenebileceğime inanırım. Her derdin çaresine, her gecenin sabahına inanırım.…
Sabahları tuhaftır, uyanınca. Dün başkaydım bugün bambaşka ama her gün ruhum beni tanımakta, şaşmadan bakmakta bana. Şaşıran benim! Bugün işte, bu sabah, sarılmak istiyorum… Benim büyüğüm, ağabeyim, Dünyaya gözümü açtığımda gördüğüm, sormak isterim; bu hayat yetiyor mu sana? Seni avutup, eğliyor, açıyor mu içini?…
Hiçbirimiz emin değiliz bu sene yazın geleceğinden çünkü karla güneş dahi arkadaş oldu. Güneş patlamaları Dünya'dan duyulur oldu. Rusya çarlık fantezisiyle yakıp yıkarken Ukrayna kendi kaderine terk edilmişken, liderler zirveleri maskeli baloya dönüşür oldu.…
Gülüşlerimi avuçlarında biriktiren sensin, fikirlerimin ardında gizlenen sen. Kelimelerimi şiir eden sensin. Sensin, ezbere bildiğim tek şiirim. Ve bir sen duyarsın dizelerimde titreyen sesimi ki sensin konuşmamın müsebbibi, bir tek sen. Çünkü sensin içimdeki tüm seslerin ezgisi, tüm notaların koştuğu o parça sensin.…
Bir bahar daha kapıda şimdi. Şubat karakterini korurken, sınamaya devam ediyor ilikleri, ben yine savaşın tam ortasında, yeni kazanımlarla eskileri dönüştürme, yarınları güçlendirme telaşında. Ve her zamanki gibi aynı hatayla bugünü unutmakta.…
İranlı şair, yazar, oyuncu, yönetmen, ressam 20. yüzyılda İran’da yetişmiş en önemli şairlerdendir. Rüzgârın bizi götürdüğü yerde sadece sesin kalıcı olacağına inandığı için şiir yazan, şiir yazmasa yaşamayacağına inanan modern İran şiirinin öncülerinden Füruğ Ferruhzad “ağaçların soyundanım ben” diyordu:…













