İnce Mevzu

Yüzleşme

6 Şubat 2020

Yazı: Yüzleşme | Yazan: Seda Çağlayan

Affedilememek

Affedilmemek insanı huzursuz eden bir duygudur.
Birinin canını sıkarsın ve sana artık eskisi gibi bakamaz gözleri.
Çok ileri gitmişsen artık seninle göz göze bile gelmez hatta.
İçinden gelmez.
Yabancı yabancı bakacağına hiç bakmaması aslında belki de her ikiniz için daha bile iyidir.
Karşı karşıya geldiğiniz o saniyelerde için daralır. Orada olmak istemezsin.
Bir an önce kaçıp gitmek istersin belki de. Tüm özlemine rağmen.
Yine de her şey normalmiş gibi davranırsın.
Karşındaki müsaade ederse tabi.
Etmez genellikle de. Bakışlarının ardında ağzından dökülmeyenleri görürsün.
Zehirli sessizlik…
Ve sonunda biter sayılı dakikalar, sonra yine herkes kendi yoluna gider.

Yüzleşme

Affedilmediğini bilen taraf olarak o geceyi belki biraz huzursuz geçirirsin.
Kendi kendine yalancı bir hesaplaşmaya girer, kendini haklı görebilmenin mutlak sebeplerini ararsın. Uyuyamazsın. Belki…
Ertesi sabahı da etkileyecek olan bu huzursuzluk akşam üzerine doğru hafifler.
Günlük koşuşturman ve yeni hayatın seni o huzursuz duygudan kurtarır.
Ara ara hatırlarsın sonra. Ara ara.
Mesela doğum gününde ya da onun sevdiği bir sofrada otururken.
En sevdiği şarkı kulağına çalınırken.
Belki de ara ara onunla gezdiğin yerlerde,
eğer cesaret edip hâlâ gidebiliyorsan tabi…
Böyle böyle, ara ara, hafif hafif…
Tamamen unutamadan hayatına devam edersin.

Affedememek

Affedememek ise insanı zehirleyen bir duygudur.
Taşıması çok zor.
Allah düşmanımın başına vermesin…

Elbette yaşananların akabinde aşırı yüksek seviyede içinizde köpüren bu duygu da her ama her şey gibi zamanla sakinleşir.

Bu kadar affedemediğinize göre karşınızdaki kişi mutlaka sizin için çok kıymetli biridir ve elinizde olmadan kendisine duyacağınız özlem hiddetinizi biraz biraz dindirir.

Zaman Aşımı

Fakat yanlış anlaşılmasın. Zaman her şeyin ilacı değildir. Acılar ve hayal kırıklıkları zaman aşımına uğramaz. Ne yazık ki. Ve yine yanlış anlaşılmasın. Kin değil bahsettiğim duygu. Zira kin yanında üzüntü barındırmaz.

İnsan olup da bunlara bulaşmamış olmak mümkün mü? Şiddeti, sebebi, acısı hepimize göre farklı olsa da… İçinde kaybolunan, kişinin kendini açıklayamadığı, kendinden kurtulamadığı, kafa sesini susturamadığı, karşısındakinin canına okumak istediği zamanlar.

Dileğim, hem kendim hem de sizler için tüm bu mevzularla asgari seviyede haşır neşir olarak yola devam edebilmek. Hayat her iki taraf için de kısa sonuçta…

En derin sevgilerimle,

Seda Çağlayan

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Fuat 8 Şubat 2020 at 11:21

    Harika

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan