Genç Kalemler

Feveran | 1

20 Ocak 2021

Öykü: Feveran | Yazan: Pınar Sude Genç

 

İndeks

Feveran: Birinci Bölüm
Feveran: İkinci Bölüm
Feveran: Üçüncü Bölüm

 
Üşümüş elleriyle şemsiyesini kapatıp, gençliğinin vazgeçilmez durağı olan Feveran Sahaf’a girdi. Lisede keşfetmişti burayı. Üniversiteyi şehir dışında okusa da tatil vakitlerinde ziyaret etmeyi hiç eksik etmemişti. Şimdi ise mesleğini eline almış, başarılı bir avukat olmuştu.

“Hoş geldin Eylül! Şemsiyeni şu kapının arkasına bırakabilirsin. Yok oraya koyma deli kız, kitapları ıslatırsın.”

Çekingen bir tavırla söylenen yere bıraktı şemsiyesini.

“Gerçi gelecek zarar da senden gelsin, n’olacak. Salep ister misin?”

Eylül, adamın bulunduğu kasaya doğru ilerledi. Etrafa göz gezdirirken yüzüne düşen düz siyah saçlarını kulağının arkasına geçirdi.

“Hoş buldum Cevat Abi. Nasılsın?”

“Nasıl olalım işte..” Doğru kelimeleri arar gibi bir süre duraksadı. “İyiyiz işte gördüğün gibi. Salep?”

Salep sevmezdi Eylül.

“Olur.”

“Ee kitap hediye edecek misin bana yine, seçeyim mi bir tane rastgele?”

Cevat perdenin arkasından seslendi. “Biraz bağır deli kız, duymuyorum!”

Nefes verdi. “Kitap diyorum! Seçeyim mi?”

“Seç bakalım ne seçeceksin.”

Yıllarca aralarında dolaştığı, en neşeli anlarında da ilk koştuğu, melâl içinde boğulurken de ilk sığındığı en güvenli kalesi içinde tebessümle dolaştı ağır ağır. Bir şiir kitabı dikkatini çekti. Biraz yıpranmıştı, kapağının ıslanmış olduğu anlaşılıyordu. İlk sayfasını açtı. Mürekkepli kalemle yazılmış hoş bir el yazısı vardı:

 

Yaraya gülümsedim her sabah.
https://www.youtube.com/watch?v=-Tj828PqZE0
07.06 Ankara

 
Bağlantı adresini merak etti. Tarihe baktı. Keşke yılı da yazsalarmış, diye düşündü.

“Şu tabureyi çek istersen.”

Sesle birlikte dalgınlığından bir parça da olsa sıyrıldı. Söylenen yere oturup şiir kitabını da kucağına koydu.

“Şimdilik, Muzaffer Tayyip Uslu. Bunu seçtin demek.”

Gülümsedi Eylül. Başını pencereye doğru çevirdi. Sokakta kimse yoktu. Yağmur ve rüzgarın ezgisini dinlediler bir süre.

“İçinde not var. Birisi sevdiğine hediye etmiş sanırım.”

“Öyle mi? Görmemiştim ben. Tarih yazıyor mu?”

Kitaba doğru uzandı fakat Eylül kitabı geriye çekti.

“Belki yanlışlıkla düşmüştür sahafa. Özel bir nota benziyor. Ben de yanlışlıkla okumuş bulundum yani.”

Cevat gülümsedi. Gençliğinden beri böyleydi Eylül; ilgisini çeken bir şey oldu mu yalnızca kendine saklardı.

“Tarih de yazmıyor bu arada. Ama pek yeni olduğunu sanmıyorum. Kitap hediye etmeyi özel sayan insan kaldı mı şu zamanda, sen söyle Cevat abi.”

Gülümsedi. “Kalmadı mı?”

“Kitap hediye etmeyi özel sayan insan kaldıysa bile, bu inceliği anlayacak birisi tanıyor olmalı ki hediye edebilsin. Bence şu çağda iki ince ruhun birbirine böyle denk gelmesi mucize gibi bir şey olurdu.“

“Neden hemen oralara bağladın ki Eylül. Bir anne de evladına kitap hediye edemez mi?” dedi ve ardından salebini yudumladı.

“Ne bileyim. Ben denk gelmedim en azından.”

Gülümseyerek yeniden salebini yudumladı Cevat. Aslında Eylül’e birçok insanın kitap hediye ettiğini biliyordu çünkü. Ama Eylül’ün bunları söylerken özel bir insandan bahsediyor olduğunun da farkındaydı.

“Selamlar Cevat abi!”

“Oo hoş geldin Rüzgar!”

Geleni görmek için yavaşça başını çevirdi Eylül. Orta boylu, kumral, genç bir adamdı. Ellerini siyah kot ceketinin cebine sokmuştu. Saçları yağmurda ıslandığından birbirine yapışmıştı ama bu dağınık hali rahatsız edici bir görüntü oluşturmuyordu.

Adam Eylül’ü fark edince başıyla hafifçe selam verdi. “Merhaba.”

“Merhaba.” Önüne döndü ve şiir kitabının sayfalarını karıştırmaya başladı.

“Abi bana da yok mu bir salebin?”

“Olmaz mı! Sen geç beş dakikaya geliyorum.”
Genç adam az önce Cevat’ın oturduğu tabureye, Eylül’ün tam karşısına oturdu. Başını kaldırıp adamın yüzüne baktı Eylül. Öyle sormadan kendi kendine oturmasına sinir olmuştu.

“Bir güzele güzelliğini hatırlatmak isterdim, aynalardan evvel.”

Duraksadı, hafifçe kaşlarını çattı. Yüzüne düşen saçlarını rastgele bir hareketle tek bir tarafa topladı. “Anlayamadım?”

Başıyla kitabı işaret etti. “Muzaffer Tayyip Uslu.”

Eylül hemen kızardı, utandığını anında ele verirdi. Ne diyeceğini bilemeyerek gerginlikten dudağını kemirmeye başladı. Onun bu haline tebessüm edip sessizliği bozan genç adam oldu:

“Siz de haklısınız. Sırf kadınları etkilemek için kitap okuyan adamların olduğu bir çağda yaşıyoruz.”

“Yahu sizin de şu çağla alıp veremediğiniz nedir anlamıyorum. Eylül de benzer şeyler söyledi demin.”

Demek adı Eylül, diye düşündü.

“Öyle mi? Memnun oldum bu arada Eylül.” Elini uzattı.

“Ben de.” Kısaca elini sıktı.

“Ben en iyisi içeriden bir tabure daha alıp geleyim.”

“Yok Cevat abi kalkıyorum zaten ben. Sen buraya geçersin.” Ağır hareketlerle şiir kitabını çantasına koydu, şalını çıkartıp omuzlarına örttü ve kapıya doğru yöneldi.

“Ben rahatsız ettim sanırım sizi, kusura bakmayın.”

“Yok alakası yok. Bir saat sonra duruşmam var, aklımdan çıkmış.”

“Anladım.”

“İzlemediyseniz Kelebeğin Rüyası filmini öneririm Rüzgar. Ben kaç kez izledim bilmiyorum.” Şemsiyesini aldı. “Görüşürüz Cevat abi!”

İzlemişti.
 
 

Devamı için tıklayınız.

 
 
Pınar Sude Genç
 
 

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

12 Yorum

  • Cevapla Nisanur Önay 20 Ocak 2021 at 10:33

    Yine ve yine çok güzel.
    Devamını heyecanla bekliyoruz 🙂

    • Cevapla Pınar Sude Genç 20 Ocak 2021 at 14:01

      <3

  • Cevapla Tuğçe Büyükköse 20 Ocak 2021 at 10:44

    Mükemmel olmuş, ikinci bölümü merakla bekliyorumm 🙂

    • Cevapla Pınar Sude Genç 20 Ocak 2021 at 14:01

      <3

  • Cevapla Melike 20 Ocak 2021 at 11:12

    Gerçekten çok hoştu.
    Devamını okumak için sabırsızlanıyorum 🙂

    • Cevapla Pınar Sude Genç 20 Ocak 2021 at 14:02

      <3

  • Cevapla Nimet Canbayraktar 20 Ocak 2021 at 15:02

    Ben de……

    • Cevapla Pınar Sude Genç 21 Ocak 2021 at 10:24

      (:

  • Cevapla Demet Uncu 21 Ocak 2021 at 16:01

    Kalemine sağlık canım, çok güzel bir dili var hikayenin. Merakla devamını bekliyorum.
     
    Sevgiler 🥰

    • Cevapla Pınar Sude Genç 21 Ocak 2021 at 18:08

      Teşekkür ederim Demet Hanım. Dördüncü -son- bölümden sonra da fikrinizi duymak isterim.
       
      Sevgiler

  • Cevapla Çiğdem Mertoğlu 6 Şubat 2021 at 19:41

    Canım ellerine sağlık, yazını okumak çok keyifliydi. Seni yürekten tebrik ediyorum. Başarılarının hayat boyu devam etmesi dileğiyle…

    • Cevapla Pınar Sude Genç 7 Şubat 2021 at 00:25

      Beğenmenize çok sevindim Çiğdem ablacım. Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim. 🎈

    Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan