Yamaç Paraşütü

Evine Paraşüt ile Giden Adam

19 Mayıs 2017

Bir hayat hikayesinden kopan satırları okumaya hazırsınızdır umarım; burada sınırlar yok ve samimiyetsiz bir mürekkep tanesine de rastlamayacağınıza emin olabilirsiniz. Tamamen yaşamın içinden, bulutların arasından süzülenleri paylaşma zamanı artık. Elinize aldığınız kahve fincanınızdan gökyüzüne doğru süzülen bir dalga yumağı dinleyecekleriniz…

Her insanın tutkusudur gökyüzü, ancak hepimizin yapabildikleri kadar yapamadıkları da belirler sınırlarımızı. İmkanlar doğrultusunda hayaller kurar, gerçeklere tutsak kalırız oysa sınırları aşabilmek için cesur dokunuşlara ihtiyaç duyarız.

O gün benim hayatımda da tetikleyici bir unsur, dişlilere yön veren bir mekanizma, harekete ilk ivmeyi verdi…

Yorgun bir şekilde dinlenirken telefonumun çalması ile gözlerimi açtım. Telefondaki ses Uludağ’ın eteklerindeki Zeyniler Köyü’ne gelmemi söylüyordu. Bir yandan keyifsizliğim, diğer yandan yorgunluğun baskısı, karar vermemi zorlaştırıyordu. Birkaç ikna edici cümle kanatlarımı da alıp yola çıkmamı sağladı sonunda.

Kalkış yapacağım yamaca geldikten sonra her zaman olduğu gibi aklımdaki tüm diğer düşünceler silikleşti. Hangi bulut, hangi kuş bana ne anlatacaktı işte tüm düşüncelerim bundan ibaretti artık.

Uçuş bölgesinde gökyüzünü biraz izledikten sonra kanadımı (paraşüt) serip, take off’tan (uçuş için oluşturulmuş pist) çıkış yapmak için doğru rüzgarı bekleyip, çıkışımı gerçekleştirdim. Sanırım 5 pilot arkadaş uçuyorduk, hepimiz bir köşede yelken bandında (rüzgarın dağ yüzeyine çarpmasıyla oluşan kaldırma kuvvetinde gidip gelmek) süzülüyor, ara ara vuran terminklerde (sıcak hava akımının yükseltici gücü) dönerek tırmanmaya geçiyorduk. 1 saat boyunca termik akımlarının içerisinde yükseldim. Sanki biri paraşütümü üstünden tutup daha da yukarıya çekiyordu. Şiddetli termikler bazen ürkütsede kontrolü elden bırakmamanın faydalarını görüyordum.

Bir an başımı aşağıya çevirdiğimde çıkış yaptığım tepe altımda kalmıştı; vario ve gps (yükseklik,yön ve hız belirten cihaz) 1600 metrelerde olduğumu gösteriyor, büyüleyici manzara karşısında bacak bacak üzerine atmış, tam anlamıyla anın keyfini çıkartıyordum.

Biraz daha yükseldikten sonra Uludağ’daki otelleri gördüm. Şimdi Bursa manzarası bir hayli geniş bir yelpaze kazanmıştı gözlerimin önünde. Telsiz seslerine karışan rüzgarın fısıltısı vario’nun sinyal sesindeki gizemli eşlik eden yolculuğa çıkma zamanı gelmişti. Bir pilot “Samet artık eve gidebilirsin.” dedi.

Gülümsedim. Hiç yapabileceğimi düşünmemekle birlikte hayalini kurduğum bu yolculuğa çıkacaktım. Eve varamasam bile gidebildiğim noktaya kadar gitmeye, vardığım en uzak yerde de bir iniş planlamasıyla inişimi gerçekleştirmeye karar verdim. Arkamı rüzgarın itici gücüne vererek evime doğru süzülmeye başladım. Gittikçe yüksekliğimi kaybediyor ama yakınlaşıyordum. 1. 5 saatlik huzur veren uçuşumun sonlarına yaklaşıyordum artık.

Bir farklılık yapıyor yeni bir uçuşun kapılarını açıyordum. Semtlerin üzerinden geçerken yeni yerler keşfediyor, aşağıdaki insanların seslenişlerine kulak vermeye özen gösteriyordum. Ancak en büyük mutluluğun evimi gördüğüm an olabileceğini tahmin etmemiştim. Futbol sahasının üzerine geldiğimde 200 metre yüksekliğim vardı. Ayaklarım binaların üzerinde salıncaktaki gibi sallanıyor, mutluluğun vücudumu kaplamasına izin veriyordum.

Aşağıda bağrışan çocukların, “Buraya in, kahve içelim.” diyen sesleri işitiyordum. Annemin balkondan seslenişi ise benim için en değerlisiydi. Kardeşimin sesini dahi duyabiliyordum, sanki birileri megafonla konuşuyordu. Garip bir duygu ama bir çok sesi duyabiliyordum.

İniş planlamasını düzenleyip, evimin karşısındaki boş alanda gerçekleştirdim inişimi.

Eve geldiğimde annemin şaşkınlığı, komşuların ise tebrikleri ile karşılaştım. Ben daha çok şaşırmıştım aslında, tek yapmam gerekenin hayalimin peşinden kanat çırpmak olduğunu anlamıştım.

Daha sonra ‘Evine paraşüt ile giden adam’ olarak tanındım. Yeni bir ulaşım sistemi keşfetmiş ve bunu yaşamıştım. Binbir anı yaşattı bana gökyüzü ve bir çok da keşif. Satır aralarında paylaşabileceğim bir çok tavsiyem var sizlere. Şimdi de yeni bir yolculuğa çıkıyorum. Gökyüzünü ve daha birçok extrem dolu sporu tanıtacağım yazılarda bu sefer kanatlarım değil kalemim süzülecek.

Yeni maceralarda görüşmek üzere…

Samet Sarıuşak

8 Yorum

  • Cevapla Fatma Çakmak 20 Mayıs 2017 at 10:33

    Yazınızı bir kaç kez okudum. Ne kadar sıradışı hikayeniz ve ne kadar güzel kaleme almışsınız. Uçmak kadar yazmak da sizin işiniz bence. Gönülden tebrik ederim. Diğer yazılarınızı, maceralarınızı merakla bekleyeceğim. 👌🏻👏🏻

    • Cevapla SAMET SARIUŞAK 20 Mayıs 2017 at 12:54

      Teşekkür ediyorum, buradaki bir çok satırın yazılmasına etken olan sizsiniz. Oldukça büyük bir paya sahip olduğunuzu belirtmek istiyorum. Sadece kendi cümlelerimden oluşturduğum paragrafları beğenmiş olmanıza sevindim.

  • Cevapla Didem Çelebi Özkan 20 Mayıs 2017 at 10:46

    Samet’cim Sen ve Ben’e hoş geldin..
    Sitede adrenalinimizi yükseltecek yazılarını zevkle takip ediyor olacağım. Yeni yolculuğunda başarılar dilerim.

    • Cevapla SAMET SARIUŞAK 20 Mayıs 2017 at 12:55

      Çok teşekkür ederim. Bende sizin yazılarınızı merakla bekliyorum. Daha yeni başlıyoruz. 😇
      Sevgilerimle…

  • Cevapla İrem Savaş 30 Mayıs 2017 at 03:14

    Benim kendimi en uzak gördüğüm sporlardan biri ama ne ilginçtir ki izlemektende bir o kadar keyif aldığım. Yeni okuma şansım oldu sayfadaki diğer yazarların yazılarını ama sonuna kadar merakla okudum. Bol başarılar ekstrem dolu günler diliyorum 👏🏻

    • Cevapla Samet Sarıuşak 30 Mayıs 2017 at 11:00

      İçimizdeki tutkuları yaşamaktan alıkoymamalıyız kendimizi. Düşünceleriniz için teşekkür ediyorum. 🙏🏻

  • Cevapla Sabahat Karakaşlılar 2 Haziran 2017 at 16:03

    Tehlikeli ve bir o kadar enerjik olan bu sporu, yapabileceğimi hiç sanmıyorken, kendimi bir anda çığlıklarım eşliğinde ayaklarımı ağaçların tepelerine değdirme isteğinde bulmuştum. Benim için çok farklı bir deneyimdi paragliding, tabiiki eğitmen kontrolünde.
    Diğer tehlikeli bildiğimiz, ancak sizin yazılarınızla eğlenceli olabilecek diğerlerini merakla bekliyorum.
    Kaleminize sağlık.

    • Cevapla SAMET SARIUŞAK 2 Haziran 2017 at 17:01

      Düşünceleriniz için teşekkür ediyorum. Hayatımızın her alanında tehlike var, ancak biz bunları güvenlik önlemlerini alarak minimize ederiz. Yolda yürürken bile bir tehlike söz konusudur. Bir şeyler ne kadar doğru yapılırsa o kadar tehlikezleşir, diye düşünüyorum. Tekrar teşekkür ederim, eksik olmayın.

    Cevap Yaz