Gönül Köşesi

Beni Konuşturmayın!

18 Ağustos 2018

Beni Konuşturmayın!

Rica edeceğim; eş, dost, kardeş, akraba, sevdiğim bilumum insandan, Beni Konuşturmayın!

Neden mi?

Yazarken on yedi yıllık memuriyet hayatımın bana verdiği kontrol mekanızması işe yarıyor, temiz ve iyi niyetle yazıyorum. Karşımdakinin suratındaki ifadededen bi haber, doğru anlatayım hislerimi, bütün derdim bu. Tüm samimiyetimle, sakin sakin…

Oysa ben konuşurken yazdığım gibi kontrollü olamıyorum.

O anda Allah ne verdiyse, vay karşıma çıkanın haline, anlayacağınız. Bunca yıllık ben, kendimi tanımaz mıyım 😉 Bu el etek çekmiş halim; her şeyden vazgeçmiş asil yalnızlığım (!) neden sanıyorsunuz? 😝

Yazdığımın beş katı hızla konuşabiliyor olmam, arada ayar çekip, ayar tutturamamam, anlaşılabileceğimi zannetmem, akılla yola çıkmam, bunca kurnazlığı farkedemeyip sonradan aymam, ömrümü heba etti benim.

“Ohhhh ne güzel laf soktum”
diyemedim.

“Hak etti”
diyemedim.

Olduğum gibi anlattım, insanlar anlamışlardır zannettim hep. Bir dünya kırgınlık ve bir dünya haksızlık sırdımdayken üstelik…

Diyemedim

Diyemedim arkadaş; doğru lafı, doğru zamanda diyemedim ben…

Hep biriktirdim, anlasınlar istedim. Kendimden çıktım yola ama şu empati işini biraz abarttım sanırım, ‘anlamaya çalışma uzmanı’ falan mı geldim ki bu dünyaya ben 🤔 Yooooo!

Baktım ki ben anladıkça yükleniyor ahali, dedim ki “Kızım Gönül var bunda bir saçmalık.”

Eh ondan sonra bir de beni konuşturdunuz mu olacaklardan da sorumlu tutamazsınız değil mi ama 😉

Ödüm patlar benim gerginlikten normalde, artık nasıl bir hal alıyorsa kafam, ‘yürü be koçum’ modu üstümde oluyor. Yüz yüze eteğindeki taşları dökmek isteyene ya da içindekileri karşısındakinin yüzüne anlatmak isteyenlere büyük bir oyunbozan gözüyle bakıyor herkes. Düzen tıkır tıkır işliyorken, herkes birbirini çok sever görünürken, bir de benim gibi Allah ne verdiyse esirgemiyorsan, belden aşağı çalışmayıp göğüs göğüse bir mücadele seviyorsan, bir daha oyuna alınmama şansın yüksek 🙄

Ahhhhh iletişim denen şeyin, senin anlattığını karşındaki anlayabilecekse gerçekleşebileceğine, sen ne cümle kurarsan kur, muhatabın anlamak istemiyorsa, onca konuşmanın boşa gideceğini, nasıl anlamaz bu kafa…

Sırf bu sebepten pırıl pırıl kafanın birçok zaman cehennem çukuruna inip inip çıktığını kim ne bilsin? Kötülüğe ramak kalmışken insanın içindeki iyinin yenmesi olmasa var yaa… 🙂

Diyemedim ben arkadaş, doğru sözü doğru yerde diyemedim. Aman ayıp olur, insanlar bana düşman olur, aman bir de üstüne rencide olur, bana yakışmaz, belki kendi anlar hatasını, diye diye bekleyip durdum. Beni de harap eden buymuş, bilemedim. İçimde biriktirdiğim, söyleyemediğim laflardan kocamaaaan bir çöplük var…

Üç Beden Büyük Geldi

Konuşarak anlaşmak isteyen, meramını anlatabileceğini düşünen biri olarak, içimde kelimeleri biriktirmek üç beden büyük geldi bana.

Belki daha da fazlası… Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. Tamam da, hani hepimize bir hediye ya bu ömür, bunca zaman idare ettiklerime sayarak; niyetim, sözüm, kalbimdeki dilimde. Bu dümdüz halim de ondan. Konuşulanı anlamaya çalışıp, konuştuğumun anlaşıldığını düşünerek yapıyorum.

Belki bir tesiri olur; insanlar karınlarından konuşmayı bırakırlar…

Beni Konuşturmayın

Yıllar içinde her şeyin konuşarak hallolmayacağını anlamış olmakla birlikte, gene de defalarca kez konuşmayı seçmem, anlaşılmayı beklemem, kırmaktan imtina edip, kırılmamak için çabalamam, bir şey halledemeyip dönüp başa sarmam, sonra da dellenip arızalı bir tipmiş gibi görünmem yetti ama 😉

Lütfen artık beni konuşturmayın, dünya yansa bir kenarda seyredeceğim, en azından bir süre 😏 Nasılsa susuyor deyip, hiçbir şey olmamış gibi yapanların, topu doksandan kaleye attığımdaki yüz ifadelerini büyük bir olgunlukla yine susarak izleyeceğime eminim…

İyi bayramlar, mutlu haftalar…

Bu yazının şarkısı:
Unutmak İstiyorum, Halil Sezai | Ahmet Selçuk İlkan
Youtube linki için tıklayın.

Gönül Verim

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

2 Yorum

  • Cevapla Beril Erem 27 Ağustos 2018 at 17:49

    Bütün yazılarınıza ayılıyorum. Evet ayılıyorum. Kendimden bir parça, anı bulmamın ötesinde bir de bazen “Ay bak ben bunu hiç böyle düşünmemiştim” dediğim de oluyor. Beni Konuşturmayın’ı okurken, biraz belki tekrarlardan da olsa gerek; benim kafamda “Diyemedim” şarkısı çalmaya başladı. Sonra lafı gediğine oturtamadığım anlar… Gereksiz nezaket gösterip sonrasında kendimi sorguladığım onlarca “Diyemedim” an’ı.
     
    Ama bence zaman susma zamanı değil sevgili Gönül, tam tersine lafı gediğine sokma zamanı. Sizce de öyle değil mi? 💪🏻

    • Cevapla Gönül Verim 2 Ekim 2018 at 08:32

      Epey geç bir cevap olacak bunun için sizden özür dilemekle beraber lafı gediğine koyup susmamak lazım fikrinize “Bence de öyle Beril Hanım, tüm kalbimle hem de” diyorum.
       
      Sevgiler ❤️

    Cevap Yaz