Satır Arası

Kader ve Hayat

26 Temmuz 2019

Yazı: Kader ve Hayat | Yazan: Nalan Erpolat

Kader Motifi

* Dr. Gülseren Budayıcıoğlu‘nun Camdaki Kız romanından

Dr. Gülseren Budayıcıoğlu, psikiyatri, psikoloji ya da kişisel gelişimde, “hayat farkındalığı” dediğimiz kavramı “kader motifi” olarak adlandırıyor ve bu romanında bu kavramdan sıklıkla bahsetiyor.

Bu kavramı, Budayıcıoğlu özetle şu şekilde açıklıyor:

İnsanların hepsi kendi seçmedikleri bir hayata doğuyor, kimi beklenen bir bebek kimi beklenmeden hatta belki istenilmeyen bir bebek olarak açıyor gözlerini dünyaya; kimi çok rahat kimi çok zor bir çocukluk geçiriyor; öyle ya da böyle herkes küçük-büyük bir takım yaralar alarak büyüyor. İşte tüm bu mutluluklar, hüzünler, kederler, yaralar insanların kaderlerini belirliyor. İnsanlar, küçük yaşta aldıkları enerjiyi etrafa yaymaya devam ediyorlar.

Daha sonra, insan bir şeyleri farkedip, hayata dair önlem almazsa, çocuklukta yaşadığı aynı acıları ya da sorunları tekrar tekrar yaşatıyor kendine. Romanın giriş bölümünde, tam şu cümlelerle anlatıyor bu durumu, Gülseren Budayıcıoğlu.

“Bize çocukluk acılarımızın bir benzerini yaşatacak kişileri gözünden tanır, bir de üstelik ona aşık oluruz. Sanki bir şey bizi ona doğru mıknatıs gibi çeker. Sonradan bir şeyleri anlar gibi olur, buna şans deriz, tesadüf deriz. Oysa tesadüf deyip geçtiğimiz pek çok şey aslında tesadüf değildir. Hayat onu kendi ellerimizle buldurur bize.”

Kendini Etiketlemek

Bu cümleleri ve tüm bu sözlerin hakılılığını ispatlayan, gerçek hayattan alınmış olan bu romanı okuduktan sonra şimdiye kadar hayatıma giren, karşıma çıkan, kendine hayatıyla ilgili bir şekilde etiket yapıştıran insanlar gözümün önünden geçti.

“Ben şanssızımdır.”

“Zaten bende talih olsa…”

“Her şey de beni bulur zaten”

“Felek de bana bi gülmez ki…”

“Tehlike de hep beni çeker”

Gibi cümleleri sıklıkla duyduğum insanlar…

İster istemez, şu soru geliyor aklıma:

Acaba, şanssızlık, talihsizlik, tehlike mi bu insanları çekiyor; yoksa bu insanlar mı bu olumsuzlukları? Derinlemesine düşündükçe, ikincinin geçerli olduğunu düşünüyorum. İnsanlar, kendilerini etiketledikçe, bilinç dışında kendilerini bu olumsuzluklara hazırlıyor, olumsuzluklar üst üste geldikçe de zaten bu beklenen sondu diye düşünüp, etiketleri haklı çıkarıyor; böyle bir kısır döngüyle de hayat bir türlü mutlu olamadan, memnuniyetsiz olarak geçip gidiyor.

Şans ve Anneannem

Bu durum bana her zaman rahmetle andığım anneannemi hatırlatıyor. Çocukluğumdan beri kulağıma küpe olmuş, hayata bakış açıma rehber olmuş bir sözü vardı:

“Sakın şanssızım deme, öyle dersen şansın küser ve sana bir daha gelmez; başına ne gelirse gelsin hep şanslıyım de o zaman şans seni döner dolaşır bulur.”

Kendisi de hep bu bakış açısı ile mutlu yaşadı ve mutlu veda etti bu dünyaya.

Kader ve Hayat Farkındalığı

Hayat farkındalığı, insanın kendini tanımasıdır. Hayatta başına gelen şeylerle yüzleşmesidir. Nelerin en sık başına geldiğini gözden geçirip, nedenlerini görmeye çalışması ve hayatın devamı için önlemleri ona göre alabilmesidir. Yoksa, insanın doğumundan ölümüne kadar başına gelecek ana olayları, yani kaderini değiştirmesi söz konusu değildir. Olumlu ya da olumsuz ne yaşarsa yaşasın, bakış açısını hep olumlu tutabilmesidir; hayata her daim umutla bakabilmesidir.

Hayatta hep mutlu olan insanların sorunları ya da sıkıntıları olmuyor değildir.

Herkesin kendine göre sıkıntıları vardır. Hep mutlu kalanlar; her zaman olumlunun, hayattaki şansların, fırsatların peşine düşenler, hayattan vazgeçmeyen insanlardır. Bu insanlar, hayatı farkında olarak yaşadıkları için, kendilerine daha önce yaşadıkları acıların aynını yaşatacak seçenekleri seçmemeye özen gösterirler. Dr. Gülseren Budayıcıoğlu’nun deyişi ile kader motifleri işlenirken, bazı ilmeklerin yerlerini değiştirebilirler.

Kaderler değişmez ama bakış açısı duyguları etkiler.

Bakış açısı olumlu olanlar, mutlu olmayı öğrenmiş demektir ve bunu öğrenen insan her şartta mutlu olabilir.

Sevgilerle,
Nalan Erpolat

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

1 Yorum

  • Cevapla Zeynep Antakyalı 26 Temmuz 2019 at 11:16

    👍👍💕

  • Cevap Yaz

    Girne Antik Liman
    Girne Antik Liman
    Öykü: Umarım Bu Gece Öldürülmem | Yazan: Didem Çelebi Özkan